Umman İçinde Ummandır İnsan..!

Ummanlar, dağlar, ateş, su ve insan hepsinin ortak paydası…
Her hepsinin de adeta iki tarafı keskin bıçak olmasıdır.
Akla-kara, eskiyle-yeni, iyiyle-kötü, güzelle-çirkin, sevgiyle-bela, aşkla-ihanet, şifayla-hastalık ve hatta ölüm…
Her hepsinde, hatta kainatın özünde iç içedir tüm devinimler, oluşumlar, duygular, yaşanmışlıklar, yaşanacaklar.
Mekik oyası gibi, işlenip iç içe geçerek nakşolmuştur, hayatta…
Aynı zaman da geceyle-gündüz gibi bir bütünün ayrılmaz parçası, yarımı tam ve tamam eden yanıdır…
Mazi, nasıl atide saklıysa, ölüm ve hayat aynı zaman ve kainat atlasında gerçekleşiyorsa…
Olumluluklarla-olumsuzluklar da bir ağaç bünyesinden uzayan dallar gibi…
Hem kendi içinde bağımsız, hem bir arada kollektif ve kardeşlikle-sürtüşme içinde doğup, büyüyüp, kök salıyordur..!
Ondandır, zaman umman, hayat, devinim ve kainat mekandır, tüm bunlara…
Zerreden, küreye uzanan bu hengameli ve muammalı merdiven de yol alır, her hepsi…
Zaman zaman göynür ve çürür özler, an gelir hayat ve aşk; an gelir ölümler de perde iner soluklanır, zaman ve insan, solukların kesilmişliğinde.
Bilirler ki düşündükçe var olan, aklı selimler aynı ummanda, hayat savaşı veren cümle canlılar ve yaratıklar gibiyiz.
Ummanın dalgalarıyla cebelleşirken, bir yanda…
Hemen öte yanında aşka kol uzatırız ahtapotlar ya da ulu çınar kökleri gibi…
Berimizde, kesilince ömür değirmenimizin suyu, yeli, enerjisi…
Dönmeler ve dönenmeler hayata değil, ölüme yol alınca…
Sevinçler bırakır yerini, anlıkta olsa, hüzne…
Gülmelerle-ağlamaların yan yana bir bünyedeki varlığında…
Keşfe koyulunca, yüzleşip gerçekle gördüğümüzde biz bizi…
Anlarız ve sessizce ya da ulu orta aşikar hallerde, dillendiririz itiraflarda…
Umman içinde, ummandır, insan..!
Umman içinde, ummandır, insan..!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ / İSYANİ

 

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun