Travma (1)

Travma, katlanılamaz ya da dayanılamaz anlamı içerir.
Duygusal acı diyorum ben.
Korona virüsü yaşadığımız şu günlerde evlerimize hapsolmuş durumdayız. Bu süreç Travma’yı en etkinli şekilde ortaya çıkarır.
Tecavüzcü, tecavüz kurbanları, cinsel tacizcilerle cinsel tacize uğrayanlar ve savaşta yer almış askerler bu Travmanın Etkisi altında olduklarını düşünüyorum.
Bir yandan yaşadıkları şeyleri düşünürken, bir yandan da etrafındaki kişilerle yaşama düşüncesiyle savaş yaparlar beyinlerinde.
Suçluluk, acıma, acıma, korkma gibi bir sürü Travmatik olaylarla mücadele ederler.
Mücadele etmeye başladığımız anda, bozulmuş olan beyin hücreleri, bozulmamış olan beyin hücrelerini harekete geçirerek: hoş olmayan duygulara, yoğun fiziksel durumlara, dürtüsel ve saldırgan davranışlara zemin hazırlar.
Travma yaşayanlar kontrolden çıktıklarını düşünerek derinden tekrar eski alışkanlıklarına döndüklerini düşünürler.
Her birinin farklı tedavi şekli vardır. İlaç ve konuşma genelde, ilaç tedavisinin ben etkili olacağını hiç düşünmeyen biriyim. Konuşma ve karşındaki kişiyi anlama, anlatma ve tekrar başlangıca dönüp, ilk yaşanan olayı anlatıp, içini boşaltmadan kişinin kurtulacağını sanmıyorum. Bilinçaltında yerleşmiş olan bu davranışlardan kurtulmak, itiraf etmek ve paylaşmakla mümkün olabilir. İlaç hiçbir şey yok etmez. İlaç yazılan çoğu kişininde ilaçları kullanmadığını görmüşüzdür.
Özellikle, Askerler ilaç kullanmaz. Çünkü, arkadaşlarını, yaşadıklarını unutmak istemezler.

Konuya bir giriş yaptım. Tek tek bu konularla ilgili yazı paylaşacağım.
İyi bir yazar değilim, iyi bir okuyucu ve uygulayıcı olduğumu düşünüyorum.
Eksik olabilirim, ama kısaca belirli bilgi verebildim. Umarım beğenirsiniz yazımı. Hoşça dostça kalınız. Her şey gönlünüzce olsun.

Hilâl Davşanoğlu

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun