Teneffüs Hakkı!

Yatağının içinde, sağdan sola dönerken gözlerini açtı yaşlı kadın. Panjurun aralıklarından sızan ışık saatin bir hayli ilerlediğini işaret ediyordu.
”Kalkmalıyım ” diye söylendi kendi kendine. Bugün bayram ne de olsa… !
Mutfaktan geldiği belli olan seslerden ev halkınında uyandığı anlaşılıyordu, yerinden kalkmadan önce,
bir süre içi mutluluk ve sevgi ile dolu, torunlarının cıvıldayan seslerini dinledi.
Adet olduğu üzere hep birlikte masaya oturdular kahvaltı bitmek üzere iken, torunlar elini öpmek için ayağa kalktıklarında yaşlı kadın, yoğun bir duygu fırtınasının yavaştan tüm beynine yayıldığını hissetti.
Öpülmek üzere elini uzatırken, torunlarını öperken, iyi bayramlar dilerken biraz da yaptığının riyakarlık olup olmadığını sorguluyordu.
Başka ne yapabilirdi ki!?
Bu yaş da bir insanın, ”Ey faniler bu
bayram benim bayramım değil, siz çoğunuz taksitle aldığınız binlerce hayvanı kesip derin donduruculara doldurun. İhtiyaçtan çok gösterişe dayalı kıyafetlerinizi giyip bir yıldır görmediğiniz halini, hatırını sormadığınız
insanları ziyaret edin, bir yıldır işlediğiniz günahların kırdığınız kalplerin, göz yumduğunuz dolayısı ile ortağı olduğunuz onca rezilliğin vebalinden kestiğiniz masum hayvanın sırtına binerek kurtulacağınızın hayalini kurun…”  demesini, ağır tabularla kuşatılmış toplumda kaç kişi anlayabilir ki…!
Derin bir iç geçirdi yaşlı kadın, torunlarına verilmek üzere ayırdığı bayram harçlıklarını getirmek üzere odasına doğru yürüdü ve asla riyakar dincilerle bir arada olmak istemediğine karar verdi!
CEHENNEME GİTMEK PAHASINA OLSA BİLE…!

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun