Spartakus

Köroğlu, Çakırcalı Mehmet Efe ve İnce Memed gibi bizde ezilenlerin yanında olarak haksızlıklara boyun eğmeyen Yunanistan’da ise, Spartakus vardı. Spartakus, büyük bir özgürlük savaşçısıydı. Ezilenlerin yanındaydı. Spartakus, biyografisi için Twitter’da ekipçe tartışma başlığımızı ekliyorum, zinciri takip ederseniz çok güzel bilgi aktarımlarına ulaşacağınızı düşünüyorum.

Nazım Hikmet’te bir özgürlük savaşçısı, öğretmendi. Hapishane içerisinde bile bir sürü kişiyi eğitti. O büyük bir aydındı ve birçok aydın da dünyadan onu takip ediyordu. Ünlü bir yazar olan Howard Fast’ın kaleminden Nazım Hikmet Ran’a yazılan şiiri ise;

Kendi duvarların nasıl tutamadıysa kelimelerini,
bizim duvarlarımız da tutamadı, kardeşim,
kelimelerin buldu bizi.
O gün cezaevinde geldi yanıma
pek iyi bildiğin cezaevi fısıltısıyla
o ince yazar, Albert Maltz…
Hayatı anlatan şeyler söylemekti onun suçu da,
barışı, umudu, özlenen şeyleri…
Özgür olduğunu söyledi bana.
Özgür, dedi, Nazım Hikmet özgür artık,
özgürlük içinde dolaşıyor kendi ülkesinde,
açık alınla söylüyor türkülerini bütün insanlar için.
Nasıl anlatırım dostum, yoldaşım, kardeşim,
hiç görmediğim ama çok yakından bildiğim,
başımın üstünde tuttuğum kardeşim benim…
Nasıl anlatırım bunun anlamını sana?
O anda biz de kurtulmuştuk çünkü.

Howard Fast

Bir güzel şiir daha ekliyorum.

SPARTAKUS

Spartakus’tu adım!
ve kara Afrika’dan zenci köleler taşıyan
Amerikan gemilerinde forsaydım.
Çin Duvarı’nın çamurunu,
Mısır piramitleri‘nin hamurunu ellerimle kardım.
ve her yıkılışında Babil kentini ben onardım.
Hanibal “Ahırlarımı iyi temizle” dedi bana.
bendim,
Ortaçağ Derebeyleri‘nin tarlasını süren,
sığırlarını güden
ve ellerimle ördüğüm kale duvarlarının üstünde
Barbunya Şövalyesi’nin oklarıyla ölen,
satın alınan,
öldürülen bir köleydim ilkin;
sonra adım ‘serf’ oldu.
ve sonra canımı bağışlayan yasalar kondu.
Atını tımarladım Sezar’ın,
ve aslan yürekli Rişar’ın,
uğruna öldüm Kral Septim Sever’in;
Septim Sever’se beni hiç sevmedi hiç.

İhsan Ünlüer

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun