küllükte üç sigara bir ağızlık gülen adım şeklinde

Sigara ve Sevgi

Sigaranın dumanı nasıl yükselir bilirsiniz. Hareketin ötesinde bir şey vardır o yükselişte; canlılık, devingenlik.

Çünkü ısınan hava yükselir.
İnsan dışından üşür, içinden ısınır.
Sevgi, içrede var olur, oradan dışarıya taşarsa menziline varır
ve sıcaktır, sevilen kişiyi hareket haline sokup, yükseltir.

Sıcaktır çünkü ucunda har vardır,
canlıdır neden ki rengi, nardır.
Gelişim, yakıcıdır.

Türk tütünü düşük katranlıdır. Acısı az, lezzeti yamandır.
Türk sigarası, tellendirilir, dumanı üflenmez, savrulur.

Sevgi de, tütün de katranı az, lezzeti an’da, üfleyip püfleyenin değil, dünyayı savurabilecek nefeslerin hakkıdır.

Aldığın bir nefes o da geri vermek için; sevmek budur.

Bir cigara içimi yoldur an, bazen uzaktır, bazen de: “İçelim öyle çıkalım.” kadar kısa. Bazı anlar uzun, kimi zamanlar da can acıtacak kadar kısadır.

Yarım kalmış her şey kısa düşer çünkü.

Eksiklik geçen zamanı büzer, sonra ben’in b’si düşer en kalır, sonra duman şekilli s gelir ve enine sığamayan gönül, sen, sen, sen diye esnetir zamanı.

Özlem, boylam. Gönül küresi ölçüleri bunlardır…

Dünya ölçeğinde zaman farklarının sebebi de budur,
yoksunluğun varlığı da bükebilmesidir zaman.

Sigarayı yakarken dikkat edin, tersi, öksürtür.

Bir de arada ama sık değil, arkasını kopartıp da için sigarayı; çünkü üzmek, “üz” kökünün koparmak anlamına geldiğini öğrenince daha güzel idrak ediliyor…

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun