Seni Deli Ederim!

Köyün birinde yaşayan bir karı-koca varmış, kocası kadını her zaman dövermiş ve kadın da kocasına “Bak seni deli ederim tımarhâneye yollarım.” dedikçe kocası gülüp geçiyormuş ve “O yarım aklınla ne yapabilirsin ki?” diyormuş. Bir gün akşam yine bu adam karısını dövmüş ve kadının artık canına tak ettiği için “Ben de seni deli edip tımarhâneye tıktırmazsam bana haram olsun!” demiş.

Sabah olduğunda bunlar tarlaya gitmek için yola koyulmuşlar, yolda giderken kadın düşünüyormuş; “Ben ne etsem de bu adamı tımarhâneye göndersem.” diye. Tarlaya geldiklerinde önce kahvaltılarını yapmışlar ve sonra işe koyulmuşlar. Güneş kavurucu sıcağıyla tam tepeye vardığında kocası kadına “Git evden yemekleri getir de yiyelim ben acıktım.” der ve kadın eve doğru yola koyulur, yolda giderken derenin kenarında balık tutan bir adama rastlar ve aklından bir plan geçer saliseler içinde, adamın yanına yaklaşır. Adama, “Rastgele efendim, tuttuğun balıklardan bana da verir misin kocam çok sever, akşam kızartayım da yesin.” dedikten sonra, adamın verdiği balıklarla tekrar eve doğru yola koyulur. Evden aldığı yemeklerle tarlaya gelen kadın, hemen oracıkta sofrayı kurar ve yemek yemeye koyulurlar. Yemek bittikten sonra tekrar iş başlamıştır, adam traktörle tarlayı sürmekte ve kadın ise arkasından sürülen toprağa tohum atmaktadır.

Ve artık kadın planını devreye sokmak için elini belinde ki balıkları sakladığı diğer çıkına sokar ve oradan çıkardığı balıkları az önce tohum attığı sürülmüş yerlere atmaya başlar, ardından kocasına seslenerek “Bey, bey hele bak Allah’ın işine sürdüğün yerden balık çıkıyor.” diye bağırır. Adam gözlerine inanamaz sevinçten gözleri ışıldamıştır ve böylece kadının planı tıkır tıkır işlemeye başlamıştır. Adam, “Al bu balıklatı eve götür ve kızart akşama hazır olsun.” diyerek kadını eve yollar. Akşam olunca adam eve gelir ve “Hele o balıklarla birlikte dolaptan rakımı da al gel.” der, kadın “Bey, komşuya gitmiştim kapıyı açık unutmuşum ve balıkları kedi yemiş.” dedikten sonra adam hiddetlenir ve başlar kadını dövmeye, kadının planının bir parçasıdır bu kendini bilerek dövdürmek.

O akşam kadın hiç yapmadığı bir şeyi yaparak, Jandarmaya kocasını şikâyet eder, eve gelen Jandarma adamı karakola götürür ve ifâdesini alırlar. İfâdesinde adam, “Tarlayı sürerken tarladan çıkan balıkları kediye kaptırdığı için sinirlenip dövdüm.” der ve Jandarma kumandanı “Oğlum sen deli misin, hiç tarladan balık çıkar mı?” diye sorar, adam da yemin billah ederek balıkların tarladan çıktığını iddia eder, Jandarma kumandanı odasına girerek telefonla bir yerleri aradıktan bir sonra karakola ellerinde deli gömleği olan iki kişi gelir ve adama giydirerek tımarhâneye götürürler. Aradan aylar geçer, karısı adamı ziyârete gider ve o can alıcı kelimeler ağzından dökülür kadının.

“Sana dedim seni deli eder tımarhâneye attırırım diye, ama sen benim bunu yapabileceğime ihtimal vermeyip benimle alay ettin.”

Bu hikâyeden anlamamız gereken şudur; Kadınlardan korkalım sevgili hemcinslerim, karısından korkmayan insan yalan söylüyordur.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun