Profesyonel Yaşamak ve Akıllı Olmak

Öyle bir hayat sürüyoruz ki, insanların ihtiyaç ve beklentilerinin artması onları karşılama konusunda etik dışı davranış, satış, ifade ve yaşam biçimleri de arttı. Evdeki hesap çarşıya uymaz sözü en çok bu dönem geçerli. Hiçbir şeyin ortalamasını tutturamaz olduk.
Kaygısız ve rahat yaşayabilmek için (dolandırılmamak, kandırılmamak, yanıltılmamak, oyalatılmamak vb) her konuda uzmanlaşmak şart oldu. Bir avukat tarafından yanıltılmamak için biraz hukuk bilmek, doktor tarafından suiistimal edilmemek için biraz tıp bilmek, tv tamirinde kandırılmamak için biraz teknolojik bilgi sahibi olmak gibi. Peki ne demek bütün bunlar, hiç kimseye güvenemeden nasıl yaşayacağız diyenleri duyar gibiyim. Güvenmek çok izafi bir kavram. Kime ve neye ne kadar güvenmek çok tartışılır bir konu. Tanrıya da sonuna kadar güvenip hamd ediyoruz (şükür,) ama o da önümüze bizi yaşatmasının karşılığında yüzlerce sınav koyuyor. Üstelik önce sınavı veriyor (yaşatıyor), sonra soruları veriyor. Neden, nasıl gibi sorular hep olaylardan sonra gelmez mi?.
O zaman ne yapacağız
Profesyonel yaşayacağız. Ne demek profesyonel, konusunda uzmanlaşmış demek mi.
Bakalım ne demekmiş.

Profesyonellik: Kavram Analizi
Hatice Öner Altıok
… Yeryüzünde insanın var oluşuyla birlikte, her geçen gün artan nüfus ve gelişen toplumun beklentilerine yanıt vermeye çalışan iş alanları giderek özel uzmanlık dallarının da ortaya çıkmasına yol açmıştır (Gökçora, 2005). Uzmanlaşma sayesinde bir iş, uğraş ya da görev profesyonel bir statüye gelmektedir. Profesyonellik genellikle inanılan ve önemli olduğu kabul edilen ancak ne olduğu tam olarak bilinmeyen bir kavramdır (Evans, 2008). Bu kavram, farklı meslek grupları tarafından
yıllardan beri tanımlanmaktadır. Ancak kavramın algılanışı ve yaşamdaki yansımalarında pek çok soruyu da içinde barındırması, profesyonelliğin daha fazla netleşmesine
gereksinim olduğunu düşündürmektedir.

Büyük Türkçe sözlüğüne göre, profesyonellik;
profesyonel olma durumu (http://www.tdkterim.gov.tr/bts/). Profesyonel ise; 1. Bir
işi kazanç sağlamak amacıyla yapan (kimse), amatör karşıtı. 2. Ustalaşmış, uzmanlaşmış terimleri olarak açıklanmıştır (http://www.tdkterim.gov.tr/bts/). Kavramın Türkçe anlamları incelendiğinde açıklamaların oldukça kısıtlı kaldığı görülmektedir. Kavramın kelime kökünün İngilizce olmasından dolayı, profesyonelliğin yabancı sözlükteki tanımları incelendiğinde, profession; isim olarak;1. Uğraş, meslek, iş, sanat, 2. Aynı meslekten olan
kişiler topluluğu, meslektaşlar olarak tanımlandığı görülmüştür (Arıkan, Yenal ve Taşpınar, 1985). İngilizce sözlükte professional kavramın sıfat olarak tanımında; 1.
Mesleğe ilişkin, uğraşsal, mesleki, 2. Para karşılığında yapan, profesyonel olarak tanımlandığı görülmüştür
(Arıkan ve ark., 1985).

Evet aşağı yukarı konuyu kavradık. Tabii teoride. Şimdi de pratikte bakalım olaya. Profesyonellik hayatın her alanın da gereklidir ve şarttır. İnsanların sosyal, siyasal ve iş yaşamlarında tam başarılı olmaları ne kadar profesyonel olduklarına bağlıdır. Yaptığı işte eğitimli ve saha deneyimine sahip olan bir kişinin başarısız olması zordur. Başarısız olmuşsa kumpas ya da tuzakla karşılaşmıştır.
Şimdi çok beğendiğim bir yazıdan bir bölüm aktaracağım sonra da profesyonellik alanlarını konuşmaya devam edeceğiz.

“Profesyonellik iş yapan herkesin benimsemesi gereken bir düşünce ve davranış biçimidir.
Profesyonelliği bir düşünce ve davranış biçimi olarak kabul ettiğimize göre, insanlar bütün olaylar karşısında profesyonelce düşünmeli ve ona göre davranışlarını biçimlendirmelidirler.
Profesyonel insan, neden, niçin, nasıl sorularına cevap arayan insandır. Bu sebeple Profesyonel düşünen insan olaylara ön yargılı bakmaz. Bu soruları soran insan öz eleştiri yapıyor demektir. Profesyonel düşünebilen insan sorunlara çözüm arayışı içinde olan insandır. Buna karşın profesyonel düşünemeyen, yani hayata amatörce bakan insanlar, günü kurtarmak, sorunların etrafında dolanarak sonuca varmayı istemeyen insandır. Bu sebeple profesyonel düşünce ve davranış insanların temel özellikleri olmalıdır.
Bir profesyonel için, ihtiyaç ötesine geçen para mesleğini geliştirmenin aracıdır. (…) Profesyonel para kazanır, hatta çok para kazanabilir ama para için çalışmaz. Meslek sahibi insanın birinci motivasyonu serbestçe yapabilmesi, ikincisi de mesleğinde hep daha iyiyi yapma şansının olmasıdır mesleğini. Ancak, tabii ki profesyonel geçimini mesleğinden temin eder.” Rüknettin KUMKALE
Hocamızın hoş görüsüne sığınarak alıntıladığımız yazıyı yorumlayalım.

Gerçekten de hayatı profesyonelce yaşamayı öğrenmezsek pişmanlıklarımız, keşkelerimiz, ah/vahlarımız bitmez. Sürekli yara aldığımız için de bir önceki hatayı telafi etmekle harcarız; hem enerjimizi hem zamanımızı hem de gelirimizi.
Profesyonel yaşayabilmek için önce kendimizi iyi tanımamız gerekecek. Ben kimim, nasıl biriyim, neye nasıl ne sürede ne tür tepkiler veririm vb soruları kendimize sorup cevaplamamız ve ona göre davranış kalıpları bulmamız gerekir.
Evlenmekten tutun da kariyer yapmaya vb her şeye tercihlerimizle karar verdiğimize göre tercihlerimizi de doğru ve isabetli yapmamız gerekir. Yaptığımız her yanlış sonra ki yapacağımız her doğruyu eksik yapmamıza sebep olacaktır.

Duygusal ve basit hareket etmek, ön yargılı olmak, sabretmemek, çabuk öfkelenip kontrol edememek vb hepsi amatör ve iç güdüsel yaşamın gerekleridir. Oysa ki biz profesyonel yaşamak istiyoruz. Hukuk, tıp, teknolojik vb konularda biraz bilgi sahibi olsak doğruları ve tercihleri daha iyi bulur daha az hata yaparız.
İnsan denen varlığın yapısını ve sosyolojik yapısını incelediğinde sürekli tüketen bir yapıya sahip olduğunu görürsünüz. Sınırsız tüketicinin de bencil olmasını yadırgamamak gerekir.
İnsanlardan çok şey beklememek üzülmemenin ön koşuludur.

Hiçbir olaya ve kişiye manasından (hak ettiğinden) fazla değer yüklememek ve fazlasını beklememek en doğrusudur. Birini sizin çok sevmeniz beğenmeniz vb onun da sizi aynı şekilde seveceği manasını içermediği gibi birinin size yardım etmediğinde de onu suçlamaya hakkınız olmaz. Kimse kimseye yardım etmek zorunda değildir. Ormanda tuzağa yakalanmış bir aslanı ya da ayıyı bir kaplanın kurtardığını duydunuz mu. İnsanlık nerde diyeceksiniz. İnsanlık kişinin kendini aidiyetle ve empatiyle kapladığı yerde. Hayvanlarda aidiyet vardır ama empati yoktur gibi. Önyargılı olmazsak daha sonra yanıldığımızda şaşkınlık yaşamayız. Şaşırmamayı öğrenmekte profesyonel yaşamanın bir kuralıdır. En geçerli kural ise mesafedir. Pandemi döneminde sıkça kullandığımız mesafe aslında profesyonel yaşamda olmazsa olmazımızdır. Kim olursa olsun anne, baba, sevgili, hayat arkadaşı, evlat, dost hepsi için istisnasız geçerli kuraldır mesafe. Mesafeli olmak saygın kalmanızı ve saygı duyulmanızı sağlar. Bu da size sorunsuzluk ve huzur getirir. Üstelik mesafeli olmak sorumluluk yüklenmenizi ve angaryalardan kurtulmanızı da sağlar. Bütün bunları ayrı ayrı yazmaya gerek yok. Yani başlıklar halinde arkadaşlıkta profesyonel davranışlar, dostlukta, sevgilide, ailede gibi. Sıfatı ne olursa olsun muhatabınızla aranıza mesafe koyarsanız daha az üzülür ve yorulursunuz.
Şimdi gelelim akıllı olmaya. “Akıllı olmak” kapitalist yaşamda çıkar ve menfaatlerin artması için fırsatları iyi değerlendirmek, kalkınmak ve daha fazla şeye sahip olmak için kullanılan kaba bir tabir. Ama akıllı olmak doğru davranış kalıplarını bulup ona göre davranmaktır. Evlilikte de böyledir işte de. Mesai arkadaşına ya da üstüne karşı nasıl davranman gerektiğini onu ne kadar tanıdığını ve özelliklerini bilerek belirleyebilirsin. Bunun için de biraz okumak ve kişisel gelişimi edinmek gerekiyor.
Karşınızdaki kişinin sizin doğrularını görmesini ya da anlamasını bekleyemezsiniz bu hayal kırıklığı olur. Siz karşıdaki kişinin verebileceği tepkileri hesaplayarak hareket ederseniz aslında onun nasıl size nasıl davranacağını da tayin etmiş olursunuz. Dedik ya mesafe ve tanımak. Muhatabınız hakkında ne kadar çok şey bilirseniz onu o kadar kolay feth edersiniz. Hatta çocukluğunu bilirseniz onu yönetme şansınız bile olur. Bu doğru değil tabii ama biriyle muhataplık sürecini anlatabilmek adına öyle dedim.

Bir de profesyonel yaşamın sosyal hayat dışında iş yaşamı ve siyaset alanı var. En zoru da siyaset alanı. Yalan ve entrikanın yarışma yaptığı bu alanda da profesyonel hareket etmek zorundasınız. Hükümetin ya da yöneticilerinin yaptıklarını beğenmez hatta insanlık dışı bulabilirsiniz. Bu size suç işleme hakkı vermez. Ona hakaret ederseniz soluğu poliste alırsınız. Çünkü siyasetçi kahvede tavla oynadığınız kişi değildir. Kahvedeki arkadaşınıza hakaret eder gibi siyasetçiye hakaret edemezsiniz. Hemen kişilik hakları, mahremiyet vb ne kadar güçlüden yana hazırlanmış hukuki durum varsa karşınıza çıkar.
Ne yapacağız peki demeyin. Aklıllı olun derim.

Hoşçakalın.

Gazeteci Yazar/Danışman Dursun Uzun
Yorum ve isteklerinizi dursunuzun33@hotmail.com veya http://gundemarşivi.com adreslerine yazabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun