Pişmanlık

Kardeşlerimle birlikte bir yere gitmiş, yeğenimi oynatmak için yalnızca yeğenimi alıp, bulunduğumuz yerin karşısında bulunan bir parka gitmek için çıkmıştık.

Karşıya geçerken karşı kaldırımda önümüzden geçen bir kızın bakışları… O bana ben ona, bir yandan yeğenim kucağımda…

Karton toplayan babası biraz önde yürüyordu. Kendisi arkadan, ağır ve ölgün adımlar atan.

Boynunda masmavi bir kolye, nazarlardan ırak olsun desem ne; hayatı nazarlıydı yavrumun. Nerede, hangi kirli tenekeden almıştı, o boynunda değerini arttırdığı kolyeyi. Üstü başı kir içinde yeğenime baktı, ben de yeğenimin elinden tutup el salladım.

Yeğenim şanslı demek istemiyorum, hayat neler getirebilir; bu ülkede erken konuşmak iyi değil tabi. Lakin, ben isterim tüm çocuklar eşit yaşasın.

Aksi gibi o sırada üzerimde param yoktu ve aksi gibi yalnızca; kucağımda yeğenimi taşıyordum. Kızıcağızın babası öndeydi, o babasına yetişmeliydi; bense içimi yakan gözlerde kavruluyordum!

Keşke, pratik davransaydım… Yardım edebilseydim… Bir çift göz aklımda kaldı; baktıkça anımda gözlerine, içimi yaktı.

Ne olacak bunca çocuk, bu çocuklarımız kaderlerine mahkum edilemez, edilmemeli.

Başlarında ailesi bulunanlar yoklukta, nereye kadar kollayabilecek yavrularını?

Kimsesiz çocukların hali daha da beter! Dün umursanmayan sokak çocukları, bugün mafyalarda iş görüyor. Dün umursanmayan çocuklar, o günlerden bugünlere genelevlerinde.

Fakirin çalışması gerekiyor, kartonları ile yakalanan çocuklar, suça tabi sayılıyor. Ellerinden; tartı makinesinden tutun da, ayakkabı boyama sandığına kadar, alınıyor. Ekmek parsı için zabıtalar nefes aldırmıyor yavrucaklara.

Ölsünler mi?
Kendilerini mi pazarlasınlar?
Adam mı öldürsünler yoksa, suç mu işlesinler?
Yoksa, devlet sorumluluğunu yapıp onlara mı bakmalı?

Ailelerini besliyorlar, ekmek savaşları küçük yaşta çocukluk yaşatmamış. Bu çocuklar için ülkede acil yardım ortamları kurulmalı. Ki kimse aç uyumasın!

Bu ülkede yaşayan herkes, hiç tanımadıkları insanlar için üzülmek zorunda.

Eşitlik, herkesin hakkı değil mi!?. Herkesin eşit doyduğu bir sistem, ütopya olur, sanırsam…

HERKES AÇ UYUYANLARA SORUMLULUK DUYMALI VE YARDIMSEVER OLMALI, BAŞTA DEVLET SONRA DA BİZLER, BU OLAYLARDAN SORUMSUZ OLAMAYIZ! YAPMADIKLARIMIZDAN, İNSANLIK SUÇU İŞLEMEMELİYİZ! HEPİMİZ VİCDANIMIZLA KARŞI KARŞIYA KALMAKTANSA, DOĞRU ZAMANDA DOĞRU YARDIMDA OLMAYI HEDEFLEMELİ. GÜN BİRLİK GÜNÜ. EKONOMİMİZ KÖTÜLEŞTİ, FAKAT ‘NE GELİR ELİMİZDEN İNSANLIKTAN BAŞKA.’ FEDAKARLIKLAR, BU ÜLKEYİ İLERİ TAŞIYACAKTIR!

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun