Ölü Kelebekler Gibi… İlelebet Mühürlediler, Dudaklarımı!

Zehrederek bana hayatı..,
Bağnazlığın, hurafenin, yobazlığın alacakaranlığında..;
Çıkartarak adımı ”- Yosma”ya…
Takarak, adıma deliyi, ardıma çalıyı..,
Dokuza çıkıp, asla sekize inmeyen adıma, ekleyerek ”-Fahişe”yi…
Sürerek yağlı karayı, alın kirini..,
Sürüm, sürüm süründürmelerde..;
Çaldılar yaşama sevinçlerimi, gülüş güzelliklerimi…
Zorbalıklar da lal edip, tıkadılar sözcükleri, boğazıma..!
Çevirerek yaşayan ölü cana, yetmemişçesine ardı sıra…
Diri diri tıkarak, kümeste kazdıkları kuyuya…
Bakıp aldırmadan, göz yaşlarıma, yalvarışlarıma..;
Suç sayarak onların deyimiyle ”- Elin herifiyle” iki kelam etmemi…
Aradıkları bahaneyi ele geçirmenin gayretkeşliği ve işgüzarlığıyla..,
Kamçılanan öfke ve galebe çalan katletme dürtüleri ve hayvanilikten bile aşağı duygularıyla..,
Hepsi, hepsi de Sabiliğimi inkar ve masumiyetimi göz ardı etmelerinin,
Namusumu ve onurumu bizzat babamla-dedemin ayakları altına alıp, ezmelerinin gücüme gitmişliğinde…
Son nefesimin yalvarışı ve hıçkırıklara karışarak, düğümlenip..;
İnim inim inleterek öldürmüşlükleri ile!
Unutarak birinin evladı, ötekinin torunu olduğumu..!
Lanet olası törelere, kurban ederek genç ömrümü…

Ölü kelebekler gibi, ilelebet mühürlediler, dudaklarımı..!
İlelebet mühürlediler, dudaklarımı…!

Mualla SEZGÖR YASSIBAŞ/İSYANİ

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun