Olmasan da Olurdu Dediklerim…

Ben, hayatımın ‘keşke’ tarafından bakıyorum olaya; elbette siz de kendi hayatınızın ‘keşke’si tarafından bakmalısınız.

Olmasaydı, ne iyi olurdu dediklerim…

Siyasi olarak:

Şahsım hiç doğmamış olsaydı ne iyi olurdu! Bir ülkenin üstüne çöreklenmiş olan bu kötü zihniyet, belki bizi bu kadar hırpalamazdı.

D. Baykal olmasaydı ne iyi olurdu! Siyasi hayatımızın en kötü dönemeçlerinden bizi uçuruma atıp, durum çok ciddi, peşime takılın diyen bir zattır.

KK olmasaydı ne iyi olurdu! Belki, defalarca yenilip de, nüfus artınca oy artmasını, partinin oyunu artırdım diyerek bizimle dalga geçen olmazdı.

Bahçesiz olmasaydı ne iyi olurdu! “Namusum üzerine ant içiyorum” sözü ile “namussuzluğum üzerine ant içiyorum” sözünün aynı anda aynı bünyeden çıkmasını görmemiş olurduk.

Eli şapkalı, kel, fodul ve köylü kılıklı olmasaydı ne iyi olurdu! Belki, ülkede yasal ölümler ve yasal öldürmeler bu kadar aleni olmazdı. En azından Beyaz Toroscu denilen ölüm makinesi ve onun oğlu siyasi arenada boy gösteremezdi.

Kemkicevit olmasa ne iyi olurdu! CHP ile adam olup, sonra CHP düşmanı olarak yaşamak ve CHP düşmanı olarak ölmek ona nasip olmazdı.

Koca Kafa, bodur ve aynı zamanda Çankaya’nın Şişmanı olmasa ne iyi olurdu! Şu an ülkemizdeki PKK terörünün ana üreticisiydi. Onun yanlış politikası nedeniyle ülkemizde çok sayıda masum insanımızın hayatı yok oldu. Mezarında yatamasın.

Kültürel Olarak:

Küçük Emrah keşke küçükken ölseydi. Böylece, acıların bir nevi teselli ikramiyesi olduğunu bu halk benimsemezdi.

Türkücü imparator keşke hiç olmasaydı. Seviyesizlik, bu ülkede bu kadar prim yapamazdı.

Poposunu sallayarak şarkı söyleyip, mastürbasyon yaparak film çeken ve son olarak da muktedirin en sağlam destekçisi olan “Kürt Kırması” olduğunu söyleyen baldırı çıplak Hülya olmasaydı, ne iyi olurdu! Kadınlığın yüz karası sayesinde kadınların seviyesi düştü.

Yanardöner Hülya olmasa ne iyi olurdu. Halkından sanatla topladığı paraları kızının kocasına peşkeş çekti, bu para yetmedi, bu defa da ülkenin damarlarını soymaya kalktı, bunu da muktedire yalakalık yaparak gösterdi; üstüne de, sanatın en iyi para kazanan yerinin yalakalık yapmak olduğunu genç sanatçı adaylarına benimsetti.

Boynu bükük, ama cebi şişman Yavuz olmasaydı, ne iyi olurdu! Para için mezhep değiştirecek kadar küçülmenin, iyi bir şey olduğunu Selvi denilen gazeteci kırığına öğretti. Bu kadar kötü işte!

Edebi olarak:

Orhan hiç yaşamamış olsa ne iyi olurdu diyemiyorum. Orhan Kemal muhteşemdi. Diğer Orhan kırıntı konularını işleyerek yazdığı kâğıt parçalarıyla sermayenin hiç de kötü olmadığını anlattı ve üstüne de sermayeden hem ödül, hem de para aldı. Şimdi boynunda bir Nobel tasması var. Bu haliyle insanüstü olduğunu sanıyor. Mahalle yanarken poposuna makyaj yapan barmenler gibi, Gezi’de bile olayı anlamakta zorlandığını söyleyerek, kitapları beyinle değil, kalemle yazdığını anlatmıştı.

Haçan ve Kaçan, kötü yetişmiş bir babanın kötü yetiştirilmiş iki evladıydı. Sanat camiasının yüz karasıydı. Biri toprak oldu biri yalaka!

Damadı PTT’de bölge müdürü olunca Alev’in kalbi Para Para Para diye çarptı ve; kitaplarının satışını ancak, vergimizle satın alan devlete zoraki satmaya başladı. Onun bedelini de muktedire yalakalık yaparak ödüyor.

Dışarıdan zuhur ederek hayatımın içine eden ‘keşke’lerimin bazıları bunlardır. Bir de içimdeki “keşke”ler var. Onları da ayriyeten yazacağım.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun