Öğreten Işıklar

Yine bir 24 Kasım geliyor. Her zaman gibi öğretmenlere yönelik boş, hamaset ve övgülerle dolu konuşmalar dinleyip, yazılar okuyacağız bol bol. Bizi biz yapan sevgi, saygı, yardımlaşma, hoşgörü gibi milli ve manevi tüm değerlerimizi hunharca harcayıp, arkalarından ağladığımız gibi. Günahlarımızdan arınıp, vicdanlarımızı temizlediğimiz yalanları ile kendimizi kandırarak. Olsun ama dostlar alışverişte görsün yeter.

Ben biraz farklı ifade etmek istiyorum, hayatımızın mimarları öğretmenlerimizi.

Anne karnında başlayıp, kara toprakla biten eğitim hayatımızın, ilk öğretmeni annelerimizdir. Anne, sevgiyi, insanlığı ve ağlarken bile, gülerek bakmayı öğretir bizlere. Baba, huzuru, saygıyı ve güveni öğretir, koca bir dağ gibi gölgesiyle.

Yalnızca okumayı, yazmayı değil, birlikte yaşamayı öğretir öğretmen okulda. Yardımlaşmayı ve takım olmayı öğretir, Aybüke öğretmen, köy okulunda şehit edilirken.

Düşününce;

Kendi hasta iken, bizim sağlığımızı korumaya çalışan anne ile hasta çocuğunu evde bırakıp, bizim çocuklarımıza koşan öğretmen arasında ne fark vardır? İkisi de canlarından önce bizi düşünebilen melekler değil midir?

Erkek terörüyle sırtından bıçaklanırken, yavrusuna gülerek sarılan anne ile okul içinde vahşice saldırıya uğrayan öğretmenin, sınıfta öğrencilerine sarılması aynı değil midir?

Bizler, bir veya iki çocuğumuzun konuşmasına, koşuşturmasına dayanamazken, onlar 35-40 çocuğu gün boyu dinliyorlar unutmayalım.

Annemizi, babamızı ne kadar seviyor ve sayıyorsak, öğretmenlerimizi de en az o kadar sevip ve saymamızın sebeplerini sıralamaya çalıştım biraz.

Öğretmenlerimizin, herkesin bildiği ama söylemediği atama, yükselme, özlük hakları gibi birçok sorunlarını ben buraya yazmayacağım, Lütfen siz elinizi vicdanlarınıza koyarak düşünün en azından 24 Kasım’da bir kere. Unutmayın ki, hepimiz birer öğretmeniz.

Başta öğretim hayatımızdaki öğretmenlerimiz olmak üzere, hayatımızdaki tüm öğretmenlerimizin değerini bilip saygı gösterelim ki büyüyüp, gelişebilelim. Çünkü öğretmenler ışıktır. Anne, baba, komşu, bakkal amca, otobüs şoförü, garson, iş arkadaşları gibi hayatımızda bize dokunan her ışıktan birer parça alarak, kendi ışığımızı büyütüyoruz.

Işık kaynaklarımız ne kadar kaliteli ve güçlü olursa, bizim ışığımız da o kadar kaliteli ve güçlü olur. İnsanlar birbirlerinin ışıkları ile büyür, aydınlanır ve aydınlatırlar. Bu nedenle çevremizde, kaliteli ve güçlü ışıklı insanları bulundurmaya çalışmalıyız. Zayıf ve kalitesiz ışıklı insanların ışıklarının kalitesini ve gücünü artırmak için yorulmadan, bıkmadan çalışmak zorundayız. Onların ışıklarının artması sonuçta, bizim ışıklarımızın artmasını sağlayacaktır.

Her insan, ışık olduğunu anlayıp, çevresini aydınlatmaya başladığında tüm dünya pırıl pırıl aydınlanacaktır. Hepimiz aslında birbirimizin öğretmenleriyiz hayatta.

Başta, Baş Işığımız Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm öğretmenlerimizin ve hayatımıza dokunan tüm yaşam öğretmenlerinin Öğretmenler Günü Kutlu olsun.

İyi ki Varsınız. Işıklarınız Sönmesin.

Saygılarımla

Mehmet ÇALIŞKAN

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun