Neden?

 

Neden gökyüzünde uçan bir uçurtma benim olmalı dercesine bakarız öyle?

Öteleri o kadar mı arzularız?

Hani bir çocuk onun ipini bıraksa aniden;

O zaman da ne kadar seviniriz kurtuldu diye…

O bir yere takılıp kalacak, yüreğimiz ise hep uçuracak onu ya da hapsedecek bir yerlerde yine…

Ya bir kuşta ya bir renkte ya da bir tende…

Neden hapsederiz herkesi kafesimizde?

Çok sevdiğimiz bir kuş, acaba o ister miydi bizi sorabilseydik misal?

Neden bizim onları sevdiğimiz kadar onların da bizi seveceğine inanarak, emin bir şekilde gidiyoruz yüreklere?

Neden izin vermeyiz birileri bizde kısa süreli dolaşsa ve sonra gitse…

Bize uğrayanı neden hapsederiz içimize?

Ve neden sonra gitmesini o kadar isteriz ki ; gitmemesini istercesine hem de?

Neden “Git” ile “Gitme!”leri aynı anda yaşatırız kendimize?

Neden mesafeleri koyarız içimizdeki uçurumlara?

Eğer sonunda kendimizi içimizdeki uçurumumuza atacaksak;

Neden kendimiz ile aramıza uçurumlar koyarız yine de?

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun