Mühürlü kapı yazısının görseli

Mühürlü Kapı

1. BÖLÜM LANET

Bilinmeyen uzak bir diyarda altı arkadaş varmış. Bu altı arkadaş Elif, Thomas, Asya, Defne, Işık ve Amina’ymış. Elif bir akşam çok sıkılmış, hemen Thomas’ı aramış.

Thomas: Kimsiniz?

Elif: Benim!

Thomas: Ben derken? Kimsin yani?

Elif: Elif Elif !

Thomas: Heee!

Elif: Benim canım çok sıkıldı, hadi bizimkilere de haber ver de bir şeyler yapalım. Benim aklımda çok güzel bir şey var.

Thomas: Tamam Görüşürüz.

Diye konuşup telefonu kapatırlar ve daha sonra Thomas, tüm çocukları tek tek arayıp, Elif’e bir şey oldu hepiniz Elif’in evine gelin, dedi.

Thomas: Hi hi hi  inandılar ya!

Daha sonra bütün çocuklar Elif’in evinde toplanırlar.

Defne: Ne oldu Elif çok merak ettik, diye sorar.

Elif: Yok ki bir şeyim! Neden merak ettiniz ki?

Bunun üzerine herkes kızgın kızgın “Thomas“ diye bağırır.

Thomas: Ay siz ne ara geldiniz ya.

Elif: Neyse artık şamatayı bırakalım da gizemli kapıya gidelim. Dediklerine göre bu kapı mühürlüymüş, ama belki biz mührü bozup girebiliriz.

Amina, Thomas’ın kulağına fısıldayarak; bu kız bu fikirleri nereden buluyor ya, dedi.

Işık: Tamam o zaman hadi gidelim yanımıza bir şey alacak mıyız? Fener filan.

Elif: Ben malzemeleri hazırladım siz çantalarınıza koyun.

Işık: Ne koydun? Eksik bir şeyler olmasın.

Elif: İşte ip, el feneri, içme suyu, atıştırmalık, telefon falan filan yeter herhalde.

Amina, nedenini bilmeden arkadaşlarından gizli küçük tavasını çantasına koymayı ihmal etmedi.

Uzunca bir yürüyüşten sonra gizemli kapıya, yani mühürlü kapıya varmışlar, birde ne görsünler! Kapı değil mağara olduğunu ve mühürlü olmadığını görmüşler.

Asya titrek bir sesle: şi-şi-şim-di-bu-bu-raaaya –gi girecek miyiz?

Elif tam o anda Asya`yı ezip geçmiş ve “Ay sen burada mıydın ya” demiş.

Daha sonra hep birlikte mağaraya girmişler.

2. BÖLÜM BATAKLIK CANAVARI

Mağaranın içinde biraz ilerledikten sonra, bir bataklık olduğunu fark etmişler. Bu bataklığın içinde kıpırdanan canavarlar olduğunu gördüler.

Amina: Iyyy!! Bu ne ya, diyip eline tavasını alıp vurmaya hazırlandı.

Defne: Ne yapıyorsun Amina ve o tavayı nereden buldun acaba?

Amina: Gülerek cevap verir; oradan, şuradan, buradan işte.

Thomas: Şunu bunu bırakın da buradan kaçmamız gerek, bu canavarlar…

Amina: ne-ne-ne oldu şimdi ?

Işık: Bunlar hipnozlu canavarlar.

Elif: Efsanede bu canavarlara gümüş aynayı gösterirsek donup kalıyorlarmış.

Asya: Peki gümüş aynayı nereden bulacağız?

(Hikayemin devamını bir sonraki yazımdan okuyabilirsiniz… 🙂 )

Zeynep Defne AYDIN

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun