Manevi Mirasçının Talepleri

‘’Ben, manevî miras olarak hiçbir âyet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevî mirasım ilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz çetin ve köklü zorluklar karşısında belki gayelere tamamen erişemediğimizi, fakat asla taviz vermediğimizi, akıl ve ilmi rehber edindiğimizi tasdik edeceklerdir. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır.

Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevî mirasçılarım olurlar.‘’

Mustafa Kemal Atatürk – 1933

Bütün dünyanın deha olarak kabul ettiği ulu önderimizin mirasçıları olarak hem öksüz hem yetim kaldığımız acı günümüz…

10 Kasım!

Sanırım bu yazıyı okuyan hemen hemen herkes, kendisini mirasçı olarak kabul eder.

Kendi haklarından haberi olmayan taleplerini dile getirmezse, haklarını alamayacağını ya da haklarının neler olduğunu düşünemeyen mirasçılar…

Bile isteye ezberci eğitimle cahil bırakılan, düşünme yetisi elinden alınan bizler. Atamın bize neyi miras bıraktığını bile daha doğru düzgün idrak edebilmiş değiliz!

İlim diyen bilim diyen Atamız, tam olarak ne demek istiyor?

Örneğin hayatı boyuca resmi kayıtlara göre 3 bin 997 kitap okuduğu bilinen Atamızın kitap okurken önemli gördüğü yerleri işaretlediği, altını çizdiği yer yer soru sorduğu, onun fikir dünyasının oluşmasını sağlayan,  sorgulatan, düşündüren kitapları mirasçısı olarak bilmek görmek okumak hepimizin hakkı…

Bu kitapların isim listesi ya da kitapların orijinallerinin zaman zaman yetkililer tarafından sergilenmesi değil talebim bu kadarla sınırlı kalamaz.

Kitapların kopyalarının  yayınlanması ve vatanına sevdalı vatandaşlarına bir şekilde ulaştırılması gerekmez mi? Hangi kitapları okuduğunu bilmekten daha fazlasını talep ediyorum.

Atatürk Jean Jacques Rousseau’nun ‘Toplum Sözleşmesi’ adlı  kitabı için “Rousseau’yu baştan sona kadar okuyunuz ben okudum”  dediğini biliyoruz, ama hangi satırların altını çizdiğini ve nereleri önemli gördüğünü bilmiyoruz!

Ya da Grigoriy Petrov’un ‘Beyaz Zambaklar Ülkesi’ kitabını askeri okullarda okunmasını zorunlu kıldığını bilmek yeterli mi?

Atamın notlar düştüğü altını çizdiği işaretlediği satırları görmek, incelemek, okumak, nereleri önemsediğini nereleri eleştirdiğini algılamak ne kadar heyecan verici ve geliştirici olurdu.

Neden Atatürk gibi kitap aşığı bir liderin kurduğu cumhuriyette bu düşünülemez?!

Tabi bir de tarihimizi bize birinci ağızdan direkt gördüğü yaşadığı hissettiği gibi anlatan‘’Nutuk‘’…

’Tarihi yaşadığımız gibi yazdık, fakat geleceği cumhuriyete inananlara, onu koruyanlara ve yaşatacaklara emanet etmek lazımdır.’’

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk’ün kendi kaleminden çıkan, yine Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisinin 15 -20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara’da toplanan İkinci Kurultayında 36,5 saat süren ve altı günde okunan tarihî bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almış olan bu eser her sene neden mecliste vekillere okutulmaz? (Hatta bana kalsa seçimlerde vekiller bu kitaptan sınava tabi tutulup ona göre adaylığını koymalı, ‘Memurluk sınavı’ olan bir ülkede vekillerde halka hizmet ettiklerine göre sınava tabi tutulmalarından doğal bir şey olamaz.)

‘Nutuk’ Okullarda neden zorunlu ders olarak verilmez?

Ya da Atatürk’ün kurduğu diyanet camiler de Nutuk’u okutarak halkın tarihini doğru kaynaktan öğrenmesi sağlamaz?

Camiler sadece namaz kılmak için diyenler canları istediği zaman dini siyasete alet ederken, Nutuk’un siyasi değil her vatanseverin öğrenmesi gereken tarihi bir eser oluğunu bilmesi gerekmez mi?

“Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.”

Mustafa Kemal Atatürk

Kendisini Atatürk’ün mirasçısı olarak görenler bu 10 Kasımda umarım ”Atatürk ölmedi yüreğimizde yaşıyor” söylevinden daha ileri gidebilirler. Atatürk’ün mirasçıları olarak haklarımızı talep etmediğimiz sürece kimsenin bize vermesini bekleyemeyiz. Hakları talep etmenin yanında neyi niçin istediğimizin de cevabını verebilecek seviyede olmamızın gerekliliğini görmeliyiz.

10 Kasım bizler için fikirlerin ölümsüzlüğünün ispatıdır…  Yeter ki bu ölümsüz fikirlere ulaşabilelim.

Atamızı saygı ve minnetle anıyoruz…

One thought on “Manevi Mirasçının Talepleri

  1. bur da ki bahsi geçen kitaplar ve nutuk konusunu Twitle paylaşım ve bilenlere ulaşılması paylaşımın çoğalması açısından şok daha iyi olacağını olmayan bilgilerin tamalanması konusunda birçok yardım alına bilmesini bilmeyenlerin öğrenmesini destekleyecek umutları çoğaltacağını düşünüyorum
    kaleminize sağlık çok güzel bir paylaşım yazı devamını merak ile beklemekteyim saygılarımla

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun