Küsmek Nazlanmak Mıdır, Bencillik Midir?

Küsmek Nedir Bilir Misin?

Küsmek nedir bilir misin?
Küsmek dürüstlüktür.
Çocukçadır ve ondan dolayı saftır,
Yalansızdır.
Küsmek “seni seviyorum”dur,
Vazgeçememektir.
Beni anlatır küsmek.
“Kızdım ama hala buradayım”dır, “gitmiyordum”dur, “gidemiyorum”dur.
Küsmek nazlanmaktır, yakın bulmaktır, “benim için değerlisin”dir.
Küsmek, “Sevdiğini söyle!”demektir, “Hadi anla!”demektir.
Küsmek umuttur, acabaları bitirmektir, emin olmaktır.
Yani, diyeceğim o ki:
Ben sana küstüm!”

Nazım Hikmet



Küsmek Nazlanmaktır, Küsmek anlaşılmayı ummaktır…vb. çoğaltılabilir. Ben Nazım Hikmet’in bu şiiri ile başladım konuya. Küsmek içi kırıklığını küstüğün şeye ya da kişiye belirtmek, hissettirmektir. İnsan sevdiğine, değer verdiğine küser. Küsmenin fiili anlamı ise küstüğü kişiye karşı şeffaf duvarlar örmesi, engelsiz mesafeler koymasıdır. Derin bir beklenti sahibidir küsen. Acılara, yeise gark eder kendini. Kendine türküler yakar. Karşısındakine söyleyemediğini şiirlere şarkılara söyler. Birden şair kesilir. Yazın ortasında sarı sıcağa kesen Çukurova gibi yanar içi küsenin. Kimi zaman küsülenin bundan haberi olmaz. Fare dağa küsmüş dağın haberi olmamış lafı buradan gelir.

Benim en çok severek dinlediğim türkülerden biridir Sanatçı Latif Doğan’ın seslendirdiği Küstüm türküsü. Gelin hep birlikte hatırlayalım;


“Senin yüzünden canıma Damarımdaki kanıma Kuranıma, Kitabıma Küstüm
Daha seninle konuşmam Küstüm, küstüm Ne yaparsan yap barışmam Küstüm, küstüm Artık sana hiç karışmam Küstüm, küstüm, küstüm oy oy
Ekmeğimin tuzu olsan Küstüm, küstüm Kaderimde yazı olsan Küstüm, küstüm Padişahın kızı olsan Küstüm, küstüm, küstüm oy oy
Bitsin bu sevdamız bitsin Nereye giderse gitsin Bitsin bu sevdamız bitsin Nereye giderse gitsin
Konuşursam dilim kopsun Küstüm
Küstüm kara gözlerine Küstüm, küstüm Küstüm acı sözlerine Küstüm, küstüm Gölgesine izlerine Küstüm, küstüm, küstüm oy oy
Ekmeğimin tuzu olsan Küstüm,…”


Başka şey anlatmaya gerek var mı. Türkü her zaman olduğu gibi her şeyi anlatmış. Küsmek en çok da sevgililer arasında yaşanır. Siyasetçilerde küsmek çok nadir görülür kanımca. Ama sevgililer küsünce kapı kapı gezer durumlarını bilenlere dert yanarlar. Bire bin katarak yana yakıla durumu anlatır, birilerinin onu anlaması için diplomasi ziyaretleri yaparlar desem yeridir. Hele bir yerde karşılaştılar mıydı küsenler. Ne yapacaklarını ellerini, gözlerini nereye koyacaklarını bilmezler. İlk silahları suskunluktur. Yüz kaslarının tamamı gerilmiş, bakışlar donuklaşmıştır. Çoook uzaklarda okyanusta gemi arar gibi ıraklara bakarlar küstüğünü görünce. Ama 17 bakışının tamamı aslında küstüğü kişiye dönüktür. Bunu belli etmemek için kaçamak yüz ifadeleri onları öyle sevimli ve komik hale düşürür ki gülümsemekten kendinizi alamazsınız.

Küstüğünüz kişiye ilginizi esirgemek olarak tanımlanacak küsmek fiili; en çok çocukların o yumuk küçük işaret parmaklarını üst üste getirerek, birbirlerine uzatıp aralarında önceden bir anlaşma varmışçasına, boz demeleri beni öldürür keyiften.

Hayvanlarda küser. Özellikle köpekler. Sahipleri başka köpeği okşadığında kuyruk hareketi duru, bakışları yere iner, bir köşeye çekilir kıskanarak bakar, başka köpeği okşayan sahibine. Ama kısa sürer bu küslük. Sahibi onun yanına gelip başını okşadığında biter küslüğü, kuyruk sürekli şakırdayan kamçıya dönüşür, sallanır da sallanır. Küsmede kırılan akıl değil gönüldür. O yüzden küstüğümüz her davranış yalansız, riyasız ve safçadır. Tıpkı yaylada yapılan tereyağ gibi saf ve temizdir. Bu küsmeyi de kullanan ve çıkarına alet eden yok mu var. Olmaz mı hiç. Sevgililer küstüklerinde telefonlarını kapatır. Mesajlara cevap vermez, anlaşılmaz bir inatlaşma içine girerler. En çok ta kadınlar küser. Sonunda kazanan da genelde kadınlar olur.

“Küsmelerde insan içine kapanır, küstüğü insana karşı alınganlığı artar. Geçmişe dönük yapılanları göz önünden geçirerek keşkeleri mırıldanmaya başlar. Eğer kendini sorgulayarak haksız hisseder, sessiz iç konuşmalardan sesli düşünmeye ve konuşmaya yönelirse ve karşısında ki de bunu olgunlukla karşılarsa barışa adım atılır. Küsende barışma becerisi, karşıdakinde de olgunluk tutum ve tavrı olmazsa barış olmaz. Dahası karşıdaki, bu iyi niyetli barış çabasını yeterli bulmayarak onu daha çok suçlamaya girişirse küslük devam eder. Bazı durumlarda barışmaya meyilli olunsa da arabozucuların tutumu nedeniyle küslük devam eder. ”

Prof. Dr. Zübeyir SALTUKLU hocanın yazısından alıntıdır.

Küsmeler keşkeler üzerine bina edilir. Genelde kişi kendini haklı gördüğünde ya da haksızlığa uğradığını zannettiğinde küser. Herkes doğru insanı arar ama düşünür mü ki ben doğru insan mıyım diye sözünde olduğu gibi küsen kişi kendisinin haklı olup olmadığına çok bakmaz. Küser. Öyle küseriz ki bazen dövse daha iyi dedirtiriz. Yıllarca süren inatlaşmaya varan küslüklerde var. Susmak, dili kapatmak gibi motifleri var küsmenin.

Küsmek çocukluktan taşınan bir davranış kalıbıdır. Çocukken ailesinde bunun örneklerini gören hatta yaşayan çocuk büyüdüğünde eşine ve etrafındakilere sık sık küsebilir. Küsmek alışkanlık haline gelirse sorunların birikmesi ve büyümesi kaçınılmazdır. O yüzden ne yapıyoruz,

“Küsmek ve darılmak için bahaneler aramak yerine, Sevmek ve sevilmek için çareler arayın….”

Mevlana sözünü yerine getirmek varken bizler hayatı uzatmak, haklı çıkmak sendromunda kalarak birbirimize eziyet etmeyi tercih ediyoruz.

Küsmek yetişkinlere uygun bir iletişim şekli değildir!

Küsmek temel anlamı itibariyle, yetişkinlere uygun bir eylem veya bir iletişim şekli değildir. Biz yetişkin ilişkilerinde küsmeyi tamamen ortadan kalkmasının, doğru bir yöntem olduğunu vurguluyoruz. Ne olursa olsun iletişimi koparmak, dondurmak veya yok saymanın daha kronik rahatsızlıklara yol açtığını görmemiz gerekiyor. İlişki eşittir iletişimdir. Dünyanın her yerinde uzmanlar ilişkiyi iletişimle ölçer. İletişimin kalitesi, ilişkinin, evliliğin kalitesidir. İletişiminiz ne kadar güçlü ve sağlıklıysa ilişkiniz de o kadar güçlü ve sağlıklıdır. Sürekli küsme eylemi, iletişimi hastalandırdığı gibi, ilişkiyi de hastalandırır. Küsmek, bilerek, isteyerek ve bir amaç için yapılan bir şeydir. Gerginlikten sonra ara vermek, uzatmamak ise, ilişkinin iyileşmesi için yapılan bir şeydir. Fakat küsme kişisel bir eylemdir. Bunu ayırt etmek gerekir. Küsen insan, kendisi için küser. Ama ilişkideki gerginliğin büyümemesi için geri çekilmek, kişinin kendisi için istediği kadar, karşıdakini, ilişkiyi yıpratmamak ve üzmemek için yapılan bir eylemdir.

Aslında küsmek sorumsuzca bir eylemdir. Yani kendinizi, duygularınızı ifade etme sorumluluğu almıyorsunuz, bunun için enerji sarf etmiyorsunuz. Küsmenin kronik halini bencillik olarak anlıyoruz. İstediği olmadığı zaman küser, beklentisi karşılanmadığında küser. Bir yerden sonra onunla nasıl iletişim kurabilirsiniz? Tek bir çareniz var. Onun her istediğini yapmak zorunda kalırsınız. Ancak onun her istediğini yaparsanız, onunla iletişim kurarsınız. O da artık iletişim olur mu o da ayrı bir tartışma konusu. Çünkü sizin sürekli alttan alma ve boyun eğmeniz ile süren bir ilişkiye dönüşür bu.”

Aile Danışmanı Serhad Yabancı’dan alıntıdır.


Evet yine bize ayrılan sayfanın sonuna geldik. Hangi konuda yazmamızı isterseniz dursunuzun33@hotmail.com adresine eleştirilerinizle birlikte bekliyorum.

Hoşça kalın!

Gazeteci/Yazar/Danışman Dursun UZUN

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun