Kurban Kesmek İbadet Midir?

Yine Kurban Bayramı kapıya dayandı ve aşağı yukarı neredeyse her yıl dile getirdiğimiz gibi, yine bu yıl da Kurban Bayramı ile ilgili mevzuyu dile getirmemiz gerekecek. Keşke bunlara gerek kalmayıp, insanlar dinlerini hacı hoca, şeyh vs gibi yerlerden değil de, bu dinin yegane kaynağı olan, Kuran-ı Kerim’den öğrense!

‘Kurban’, ayetlerde ne olarak geçiyor?

Hangi kelimenin Kur’an da ‘Kurban’ diye geçtigine bakalım; yani Türkçemizde hayvan kesmek olarak algılanan ‘Kurban’ ne olarak ayetlerde dile getirildiğine önce bir göz atalım, daha doğrusu detaylı inceleyelim!

Kevser 2: Fe salli li rabbike venhar

Burada geçen VENHAR kelimesi “Kurban kes” diye tercüme ediliyor.
Velev ki öyle olsun.., o zaman Saffat 107’de geçen ZIBH kelimesi ne olacak?

Saffat 107: Ve fedeynâhu bi zibhın azîm

Zira Diyanet bu ayeti şöyle tercüme ediyor:
“Biz, (İbrahim’e) büyük bir kurbanlık vererek onu (İsmail’i) kurtardık. „
Oldu mu ZIBH kelimesi Kurban!

Binaenaleyh, VENHAR ve ZIBH kelimelerini Kurban diye kabul edersek., o zaman Hacc 33’de gecen ‘MAHILL’ kelimesini ne yapacağız?

Hacc 33: Lekum fîhâ menâfiu ilâ ecelin musemmen summe mahılluhâ ilâl beytil atîk

Diyanet İşleri bunu da şöyle meallendiriyor: “Sizin için onlarda belli bir zamana kadar birtakım yararlar vardır. Sonra da kurbanlık olarak varacakları yer Beyt-i Atik (Kâbe)’dir. “
Oldu mu “mahill” ifadesi de “kurbanlık”
Bir ayet sonrasında, yani Hacc 34. ayette: “Ve li kulli ummetin cealnâ menseken li yezkurûsmallâhi alâ mâ razakahum min behîmetil en’âm (…)” deniyor.

Şimdi de MENSEK kelimesini Kurban diye tercüme etmişler!
Bakın Diyanet ne diyor: „Her ümmet için, Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanlar üzerine ismini ansınlar diye kurban kesmeyi meşru kıldık…. „

Sevgili okuyucularımın mantıklarına sesleniyorum:
Bütün bu farklı kelimelerin hepsi KURBAN mıdır sizce?
Yani VENHAR, ZIBH, MAHILL ve MENSEK hepsi KURBAN KESMEK midir?

Bu arada “KURBAN” kelimesi de zaten Arapça bir kelime ve Türkçe de “Yakınlık” manasına gelir. Anadolumuzda “Gurban” diye hitap edilmesi de bu yüzdendir.

Doğru Tercüme!

Neyse bu kadar eleştiri sonrası kelimeleri yerine oturtalım ve doğru tercümeyi verelim.

Kevser 2’de geçen “NAHR” isim olarak kullanıldığında “göğüs, gerdan”, mastar olarak kullanılırsa “eli göğse değdirmek, göğüslemek..” manalarına gelir.
Türkçe’deki ‘intihar’ kelimesinin aslı da buradan gelir.
İmam-ı Şafii “ve-nhar” kelimesini “ellerini göğsüne değdir” olarak anlayıp bunu binevi namazda elleri göğüste tutmak olarak anlamış.
Kevser 2’de geçen ayet şöyle doğru tercüme olmalı:

“O halde Rabb’ni destekle ve zorlukları göğüsle.”

Erhan Aktaş misal bu görüştedir

Çevirilerin, ayette geçen “venhar” sözcüğüne “kurban kes” anlamını vermeleri, ayetin bağlamını dikkate almamaktan kaynaklanan bir yanılgıdır. Surenin vahyedildiği dönem ve koşullar dikkate alındığında “kurban kesmekten” söz etmenin mümkün olmayacağını da anlamak gerekir. Nahr, sözcük olarak, “göğüs, gerdan, göğüslemek, deveyi göğsünden kesmek, elleri göğse değdirmek gibi anlamlara gelmektedir. “Nahr” sözcüğü, burada “göğüslemek, göğüs germek” anlamına gelmektedir.
(Bu görüşü ayrıca Edip Yüksel, İhsan Eliaçık, Hakkı Yılmaz, Yaşar Nuri Öztürk ve daha bir çoğu paylaşmaktadır)

***
Saffat 107’de gecen „ الذِّبح Zibh (çoğulu ZEBUH)”, kesilen bir şeyin adıdır. Ama „Kaza“ manasına da gelmektedir.
Dolayısı ile Saffat 107’de “Biz onu büyük bir kazaya uğramaktan kurtardık” olmalıdır doğru tercüme.

Misal İhsan Eliaçık şöyle diyor:

Ayette geçen “zibh” kelimesi Arapça’da kaze zede, kazaya uğramak (zebîha) anlamına da geliyor. Böyle bir tefsir de mümkündür. Bu durumda fidye kelimesi de kurtarmalık bedeli manasına geliyor. Burada fidye, İbrahim’in oğlunun canı oluyor.

***
Hacc 33’de geçen “mahill” kelimesı „Kurban“ değildir.

Mahill, hal kökünden gelir. Mastarı “çözmek, açmak, indirmek” demektir. Mahill sözcüğüne, kurban kesme yeri anlamı vermek doğru değildir. Mahill, açıklama, açıklığa kavuşturma yeri anlamına gelmektedir.

(Erhan Aktaş)

Demek ki Hac 33 „Sizin için onlarda belli bir süreye kadar faydalar vardır. Sonra bunların mahalli Beyt-i Atik’edir.“ yani mahalli yerine “çözmek, açmak, indirmek” konulmalıdır

***

Hacc 34’de geçen MENSEK kelimesini „ibadet kuralları“ diye tercüme etmek daha mantıklı olacaktır. İlginç olan, Diyanet Hacc 67’de
„Biz her ümmet için uygulayacağı bir ibadet yolu verdik. „ diye MENSEK kelimesini doğru tercüme ederken, Hacc 34’e gelince bunu „kurban“ diye tercüme ediyor. Halbuki aynı kelime!!
Ayrıca burada, davar yahut hayvan diye tercüme edilecek „behimeti“ kelimesi zaten geçiyor. Yani 4 ayaklı yahut bugünki dilimizde çiftlik hayvanları.

Demek ki doğru tercüme şöyle olmalı:

„Kendilerine çiftlik hayvanlarını rızık olarak vermesinden ötürü ALLAH’ın ismini anmaları için, her topluluğa ayrı bir ibadet biçimi belirledik. „

***
HEDİYE?

Bakara 196’da öğreniyoruz ki Allah bizden Hac sırasında „hedy“ vermemizi bekliyor.
Hedy aslında kelime olarak „Güzel, yumuşak bir şekilde yol göstermek“ manasındadır. Buradan esinlenerek kesilen kurbanın binevi sırat köprüsünde yol göstereceği, yol rehberliği yapacağı gibi tuhaf yorumlar getirilmiştir.

Çok uzattığımı biliyorum, mümkün mertebe kısa kesmeye çalıştım ve aslında daha çok yazılması gerekilir diye düşünüyorum, ancak uzatmanın okuyucuyu sıkacağını da göz önünde bulundurarak kısaca şunu dile getirip konuyu bitirelim.

İslam dininde Hayvan katliamı yapmak diye bir ibadet olmaz ve yoktur!

Kurban diye bilinen emir sadece ve sadece hac sırası için gecerlidir. O da illa hayvan kesmek manasında değil, binevi bir bağış olarak algılanmalı.
Onun dışında Hayvan kesip etlerinden yoksullara yedirmek, elbette günah yahut haram değildir, ama hayvan kesmeyi de kutsamak yanlıştır ve Allah tarafından özellikle dile getirilmiştir.

Hac 37: Onların etleri de kanları da Allah’a asla ulaşmaz, Ona ulaşacak olan sizin takvanızdır.

Kurban yerine herhangi bir yetimhaneye, hayvanın değerinde bir miktar para göndermeniz, çocuğunu okutamayan bir aileye gizli yahut açık o miktarı vermeniz, yolda kalmışa yardımcı olmanız, garibanın elinden tutmanız, sokak çocuklarını sevindirmeniz yahut sokak hayvanlarına yem ve su vermeniz de bunu karşılayacaktır ve eminim ki daha büyük sevap getirecektir.

Binaenaleyh, Kurban kesmek yerine bu yıl o parayı bu tür kurumlara bağışlayın!
Çünkü Allah’ın kitabında „Kurban Bayramı“ diye bir bayram yoktur!
Kurban keseceksiniz diye bir emir de yoktur!

Hayvan katliamını destekleyen bir dini anlayış olsa olsa İblisin dini olur, ama ALLAH’ın dini olmadığı aşıkar!

Nısa 119: “Mutlaka onları saptırıp, asılsız kuruntulara daldıracağım; onlara buyuracağım, davarların kulaklarını yaracaklar; onlara muhakkak emredeceğim de Allah’ın yaratışını/yarattıklarını değiştirecekler. Kim, Allah’ı bırakır da şeytanı veli edinirse, apaçık bir zarara uğramış olur.“

Mustafa Çelebi

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun