Koronaya Açık Mektup

Bak kardeşim, sen bu Dünya da yenisin, hiçbir şeyi bilmiyorsun, tanımıyorsun.

Acıyı bilmiyorsun mesela, bir evde en çok sevilen anneyi alıp götürdüğünde geride yaktığın yüreklerden haberin yok. Öksüz kalmış, belki de engelli bir çocuğun, çaresiz yalnızlığında geçireceği yılları, her gün açacağı yaraları hiç bilmiyorsun. Gördüğün göz yaşlarının ötesinde, ölene kadar kan damlatarak ağlayacak yürekleri görmüyorsun.

Hiç ağıt dinledin mi? O notaların, haykıran seslerin, kulaklardan yüreklere geçişini gördün mü? Acıların geçişindeki beyin tutulmalarını, asla kapanmayan yaraları anlaya bildin mi?

İşsizliğin ve kabaran borçlarının çaresizliğini, tavana asılı ipleri umut sanarak asılan, seni bile önemsemeden, beklemeden, korkmadan gidenlerin var olduğunu biliyor musun? Bu insanlara dokunmasan olmaz mı?

Bir babanın alamadığı pantolona, görmesin o portakalları diye kapattığı masum ve küçük gözlere, ısıtamadığı sobanın 3 parça odununa ne çok ağladık, şahit olmadın mı? Yoklukların cehennemine yeni yollar döşediğinin farkında mısın?

Sen eğlenmeye devam et KORONA. Küçücük damlacıklar içerisinde zıplayarak, rüzgârın akışına bırakıp kendini, yapraklar gibi savrularak yapışacağın yerlerin sevdasında dolaş. Dünya’yı gez, ülke ülke konakla. Zaten boşalttığın sokaklarda yuvarlan. Ciğerlerimizi sökene kadar parçala.

Yokluğumuzun yokluğun olacağını anladık.

Dostlarımıza selam vermekten, oturup iki çift laf etmekten, kahkahalı sohbetlerden şimdilik vazgeçtik.

Kökünü kurutmaya yemin ettik.

Bu günlerimizi, yarını ve daha uzak geleceği düşünürken çıka geldin. Seni misafir eden insanların dikkatsizliğini, sinsice kullandın. Cehaletin coşkusu ile çoğalıp coştun.

Seni anlayıp, erken fark edenler çabuk kovdu ülkelerinden. Küçümseyip, önemsemeyenler ise teslim oldu.

Biz, neye teslim olduk biliyor musun?

Anlayanların anladıklarını görmezden gelenlere, yaşanacak acıların fırsatlarında işler yapacağını düşünenlere, insan gibi davranıp, insanlıktan uzak karar alanlara ve akılsızlığa teslim olduk.

Daha canımızı alamadın, öncelikle bu canı sana teslim etmeyeceğiz. Sonra da çıkıp teslim alan diğer şeyleri de yeneceğiz. Artık, bizim için aydınlık bir gelecek savaşı başlamıştır.

Elbette ki yarattığın diğer bütün acıları bitiremeyeceğiz, ama yaraları sarabildiğimiz kadar sarıp, devam edeceğiz yaşama.

Karanlığını aydınlığa çevirmeden, sürekli aydınlık kalacak, geleceği kurmadan çekip gitmek, sana teslim olmak yakışmaz bize.

Yemin olsun sana, acılarımızı çoğaltmanı sağlayan, yarattığımız bütün kötü düzenleri yeneceğiz.

Yaşamana müsait olan, yaratılmış bütün ortamları yerle bir edeceğiz.

Sonsuza dek gömeceğiz seni insanlık tarihine. Seni sevenler dahil…

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun