Koronavirüs Salgını – Alkış – 22 Mart Dünya Su Günü

Koronavirüs salgını

Norveç’te bir deyim olduğu söylenir; “Çok zor durumda kalırsanız bir de Atatürk gibi düşünmeyi deneyin.” Şimdi ben bugünler de gerçekten zor durumdayım. Ülkemizde gittikçe artan koronavirüs salgını nedeni ile yaşım gereği ev hapsindeyim. Oysa, tam 40 yıldır pek çok televizyon programlarında siyaset yorumculuğu yaptım. Düşüncelerimi yüreklice paylaştım, yaklaşık 60 yılı aşkın siyasi yaşamımda Kemalist fikirlerimden hiç taviz vermedim.

Şimdi işte bu nedenlerle, Atatürk gibi düşüneceğim ve bu tüm dünyayı ve ülkemizi de etkileyen bu krizden ancak; Atatürk’ümüz gibi düşünerek aşacağımızı düşünüyorum.

1) Ülkemiz yetkilileri bu krizden ders alarak başta Suriye olmak üzere, Irak, İran ve Mısır ile ilişkilerini düzeltmeli.

2) Üniversitelerin de yeniden yapılanması için derhal harekete geçmeli ve dogmalara karşın bilimin egemenliğini hayata geçirmeli.

3) Sayın Cumhurbaşkanı ve iktidar partisi hapisteki tüm gazetecilerimiz için genel bir af çıkartmalı ve dünyadaki olumsuz imajını kısmen düzeltmeli.

4) Bu koronavirüs salgını öyle veya böyle yaklaşık bir veya iki ay içinde geçecek, fakat son salgın olmayacak. Bu nedenle kendi aşımızı kendimizin üreteceği kurumlarımızı yeniden kuralım. Özellikle Çin ve Küba ile ortak araştırma merkezleri oluşturalım ve dünyaya Atatürk’ün yaşadığı bu ülkede küresel tıp bilimine katkı koyalım.

5) Daha önceleri pek çok kere vurguladığım gibi Anadolu’nun zenginliklerini keşfedelim. Bugün ülkemiz üstüne kâbus gibi çöken, milyonlarca yurttaşımızın yaşamını en az zayiatla, ancak Anadolu’da kısmen çözeriz. İklimsel değişiklik ve küresel ısınma gibi tüm dünyayı etkileyecek felakete hazırlanmak zorundayız.

Aslında Atatürk’ümüz gibi düşünmeye gayret edersek daha çok şey söylenir, ama bu kadarı ile yetinelim.

***

Alkış

Siyasi yaşamımızda alkışın çok özel bir yeri vardır. Önce şu virüsün henüz ülkemizi tutsak almadığı günlere göz atalım. Çok gerilere değil sadece bir ay öncesine gidelim.

Sayın Cumhurbaşkanı’mızın “Bay Kemal’den söz etmesi” en fazla alkış alıyordu.

Sayın İyi Parti Başkanı’nın “Damat” sözünü etmesi anında milletvekilleri!!! ayakta alkışlıyorlardı.

Sayın Bahçeli ise ne söylerse söylesin sağ elinin beş parmağını birleştirip yukarı aşağı hareket etmesi alkış beklentisi olur guruptaki milletvekilleri!!! çılgınca alkışlardı.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun şu talihsiz sözlerini ise alkışlayan milletvekillerini!!! kınıyorum. “Benim bir askerimin tırnağı tüm Suriye’den daha önemlidir.” oysa o ülkenin adı Suriye Arap Cumhuriyeti’dir ve bu ülke şu anda çok zor durumdadır. Bir taraftan dünyanın en haydut ülkesi olan ABD’nin bölgemizdeki en haydut ülkesi İsrail’e Golan tepelerini bağışlaması önce dünyanın, sonra ülkemizin ve insanlığın asla kabul etmeyeceği bir yaklaşımdır.

Yıllar boyu şerefle hizmet ettiğim partimin milletvekillerinin!!! alkışlamasını içime sindiremiyorum. Her biri en on beş bin lira maaş alan bu milletvekillerinin görevi mecliste el kaldır, indir dışında grup toplantılarında genel başkanlarını alkışlamak mıdır?

Neyse bugünümüze dönelim, küçücük bir virüsün teslim alması sonucu; bu ülkede gerçek alkışı hak edenleri keşfettik.
Sağlık çalışanlarımızı, hemşirelerimizi, doktorlarımızı şimdi her gün saat 21.00’de onları alkışlıyoruz. İşte alkışı fazlası ile hak eden bu yürekli insanlarımız için tüm muhalefet partileri ile Sayın Erdoğan da bu alkışa katıldı. Alkış tüm yurdumuza dalga dalga yayıldı.

***

22 Mart Dünya Su Günü

Bu konuda Türkiye Su Politikaları Derneği ve Hidropolitik Akademi Merkezi başkanı Sayın Dursun Yıldız’ın bugünkü yazım için bana gönderdiği yazıyı paylaşacağım.

Sayın Yıldız diyor ki “Dünyanın başına bela olan Covit- 19 virüsü için tüm dünya alarmda. Virüsün en büyük tehlikesi çok hızla yayılması ve halen aşı ve ilacının bulunmaması. Tüm uzmanların ortak önerisi el temizliği, su ve sabun.

Suyun önemi anlaşıldı. Bu arada Sayın Yıldız büyük kentlerimizi uyarıyor; İzmir’de barajların doluluk oranı %37 ve küresel ısınma ile her yıl risk daha da artacak.

***

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Sayın Osman Akbaşak son yıllardaki yazılarımı topladı. İlgilenen dostlarım şuradan ulaşabilirler:
http://www.osmanakbasak.com/Konuklarim/Orhan_Ayber/Orhan_Ayber_Yazilar.html

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun