Kilisenin Yedi Evreden Geçmesi ve Yahudilere Benzerlik

Bu yazımız da özellikle Hristiyanlık için önemli olan 7 tane kiliseye bakacağız. Bu kiliselerin hem tarihi hem de Hristiyanlarca sembolize edildiği için, elbette ülkemizde bir kargaşa ya da kendi tabirleri ile kaosa sürüklemek için uğraşırlar. Amaçları ise bu kendileri için kutsal sayılan kiliseleri kontrol altına almak ve hayallerinde ki evanjelizm projesini gerçekleştirmek.

7 rakamı Yahudiler için çok önemli bir semboldür. Çoğu nedenleri bu yedi rakamına bağlarlar.

Yuhanna’nın Esinlenme kitabı, yedi kiliseye yazılan yedi mektupla başlar. Yedi, Esinlenme kitabında en fazla kullanılan rakamdır.

Vahiy ikinci ve üçüncü bölümlerinde yedi mahalli kiliseden söz edilmekte: Efes, İzmir, Bergama, Tiyatira, Sart, Filadelfiya ve Laodikya kiliseleri. Rabbimiz İsa Mesih Patmos Adası’nda bütün görkemiyle öğrencisi Yuhanna’ya açıklayarak yedi kiliseye yedi mektup göndermesini buyurdu: “Gördiiğiinii kitaba yaz ve yedi topluluğa, yani Efes, İzmir, Bergama, Tiyatira, Sart, Filadelfiya ve Laodikya’ya gönder.”

‘Söz konusu yedi kilise Vahiy’in yazılışında bildirildiği gibi Anadolu’nun Asya ilinde kımılmuş yedi topluluktu… Sözii edilen kiliseler Rab tarafından melekler olarak görülmekte. Betimsel kullanımla her melek her kilisenin biitiiniinii temsil ediyor.” (Sarkis Paşaoğlu ve Haramlambos Bostancıoğlu, Mesih’in Dönüşü ve Dünyanın Sonu, GDK_X_ayın, Num:24, s. 79)

  • EFES KİLİSESİ-à: İlk sevgisini yitiren kilise, (birinci ve ikinci yüzyıl). Efes M.Ö. 1000 yıllarında kurulmuş namlı bir şehir. Efes kelimesi Yunanca bakıyorum anlamındadır. Diğer manaları da seven-arzu edilendir.
  • İZMİR KİLİSESİ: Baskı gören kilise, (ikinci-dördüncü yüzyıllar). İzmir M.Ö. 1000 yıllarında kurulmuş. Lidyalılar şeh57 ri yıktı. 4. yüzyılda Büyük İskender yeniden kurdu. Efes’ten sonra İzmir, Patmos’a en yakın kentti. İzmir sözünün Yunancası “Smyrna / Müryağı, acılık” manasındadır.
  • BERGAMA KİLİSESİ: Dünya ile uzlaşan ruhban kilise, (4-6. yüzyıl). Pirgos ve Gamos Yunanca karşılığıdır ve manası kule ve düğün demektir.
  • TİYATİRA KİLİSESİ: Örfe bağlı karanlık çağ kilisesi, (6. ilelS. yüzyıl arası). “Tiyatira” Bergama’nın 60 kilometre güney doğusundadır. Günümüzdeki Türkçe adı Akhisar’ dır. “Tiyatira” Yunanca “tyyo” dan gelir ve manası daimi kurbandır.
  • SART KİLİSESİ: Uyanıp da yeniden uykuya dalan reform kilisesi (1517-1648 arası) Burası Akhisar’ın elli kilometre güneyindeki dağın eteğindedir. Sart birkaç manaya gelmektedir. Sıyrılanlar, tazelenmiş ve ölçü ipi gibi. Sart kilisesinin Protestanlığın belirlediği zamana işaret ettiğine inanılıyor. Yezbel’in Papalığın… etkisi kırılmıştır. Luther, Zwingli, Kavlin, Farel, Knox gibi reformcular Hristiyanlığa farklı bir bakış açısı getirdiler. Protestan reformunun ana çizgisi başlangıçta üç noktada özetlenebilir.
  • Hayat ve iman için gerekli tek kılavuz, tek kural Kutsal Kitaptır. Kurtuluş iman yoluyla inayettedir.
  • Kurtuluş için lüzumlu tek adım imanla kurtarıcıya verilmektedir.
  • Kilisenin tek efendisi ve rabbi göklere yükselen Rab İsa Mesih’tir.

“Protestanlık belirdikten kısa bir süre sonra kiliselerin çoğunluğu “yaşayan kilise” olarak belirdiyse de “ölü” duruma düştü. Akılcılık, modernistlik, hümanizm ön sıraya getirildi. Kutsal Kitap yerine insan aklı öne geçmeye başladı. Evrim teorisi, hümanist felsefe bütün kiliseleri virüs gibi sardı. Protestanlık dünya ruhuyla karışarak İncil’in temel gerçeklerinden uzaklaş58 maya başladı.

  • FİLADELFİYA KİLİSESİ à Azınlık misyon kilisesi (1 700- 1900 arası). Burası, Sart kilisesinin kırk kilometre güney doğusunda bir yerdir. Filadelfiya, kardeşlik sevgisi manasındadır. Bu kilisenin tarihte temsil ettiği dönem, söz konusu Protestanlar arasında gerçekleşen ruhsal uyanış ve intibah dönemidir. Metodist, Pietist, Kalvinist, Moravlılar, Püritenler, Baptistler vs. Hıristiyan akımları bu kilise merkezlidir. Bu kilisenin özelliği Mesih’ in sözüne sarılmak, Mesih’i yadsımadan her durumda ona sadık kalmaktı. Burada “kendilerini gerçek Yahudi yerine koyup da Yahudi olmayan, ama Şeytanın sinagogundan” olanlara değiniliyor… Mormonlar, Yehova Şahitleri, British İsrailliler, Adventistler vb. Bu kümeleşmeler kendilerini Vahiy’deki 144.bin Yahudi ya da İsrail’in kaybolmuş on kuşağı olarak tanıtırlar. Filadelfiya kilisesi, yani sadık azınlık bu tür sapmalara sürekli karşı durdu ve durmaktadır
  • LAODİKYA KİLİSESİà “Bizler şimdi Laodikya kilisesi döneminde yaşıyoruz… Laodikya kilisesi Vahiy’ deki yedi topluluğun sonuncusudur. İsa Mesih tek övgüde bile bulunmadan kiliseyi tenkit eder. Kilise “ne soğuk, ne de sıcak” . . . Ne iman ediyor, ne de inkar. Mesih inancıyla dünya bir arada yürüyor. İmanlılar İsa Mesih’e önem veriyor, ama mahalli çıkara da sarılmış durumda. Zamanımızda da her mesele halkın onayına, seçimine bırakılmış. Genel isteğe uygun ne varsa o uygulanır. Halkı memnun eden vaazlar yapılır, halkın onayladığı çalışmalar düzenlenir. Kilise Kutsal Ruh’un yöntemi, Kutsal Kitab’ın buyruğu doğrultusunda değil, halkın arzusu kapsamında yönetilir. Protestan kiliseleri Filadelfiya ve Laodikya olmak üzere ikiye ayrılır.”

Yedi kilisede dikkati çeken yedi ayrı durumla İsrail’in tarihindeki durumu arasında çarpıcı benzerlikler vardır deniyor. İnayet döneminde kilisenin geçtiği ruhsal evrelerin Eski Ahit’te İsraillilerin geçmiş olduğu evrelere paralel olduğuna inanılıyor.

  1. İsrailliler Mısır’ dan Tanrı’ nın halkı olarak çıktıklarında tanrıları Yahweh’e sevgileriyle dikkati çekiyordu. Çıkışın başlangıcında Tanrı’ya yönelik ilk sevgileri soğudu: (İlk sevgisini yitiren Efes kilisesinin durumu gibi).
  2. İsrailliler kırk yıl boyunca çölde çok ağır şartlar altında yaşadı: Tıpkı sıkıntı çeken İzmir kilisesinin durumu gibi.
  3. Moab ovalarında İsrailliler putlara tapıcılığa, Balaam’ın yanlış öğretisine sürüklendi. -Dünya ile uzlaşma yoluna giden Bergama kilisesinin yaptığı gibi.
  4. İsrailliler yerleştikleri Kenan topraklarındaki komşu kavimlerin örfüne ve putlarına yöneldiler, Yezebel’in baskısıyla imandan uzaklaştılar: Tıpkı kötü örf ve adetlerin egemen olduğu Tiyatira kilisesinin durumunda olduğu gibi.
  5. Yahudiler, Tanrıları Yahweh’yi ve onun buyruklarını göz ardı edip ikiye bölündüler. Sürgüne gönderildiler: Uyanıp yeniden uykuya dalan Sart kilisesinde olduğu gibi.
  6. Yahudiler esaretten, sürgünden kurtulduklarında yeniden Tanrı’ya ve onun sözüne döndüler: İsa Mesih’in sözlerine sadık kalan Filadelfiya kilisesinin durumu gibi.
  7. İsa Mesih yeryüzüne geldiğinde, Yahudilerin Tanrı’ya bağlılığı göstermelik durumdaydı. Sonra İsa Mesih’in çarmıha gerilmesine önayak oldular: İmandan ayrılan Laodikya kilisesinin durumu gibi.

Bu durumda Yahudi ve Hristiyan melezi  olan evanjelizm  büyük hedeflerinden biri de büyük İsrail Devleti’ni kurmak ve bir kısmı hariç çoğu Yahudileri Siyon Dağı’nda öldüreceklerdir.

Şimdilik yazımı burda sonlandırıyorum, başka bir yazıda görüşmek üzere…

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun