Kemalizm

Yıl 1935 Cumhuriyet Halk Partisinin üçüncü büyük kurultayı.
Bu kurultayda büyük önderimiz Kemalizm’i söyle tarif eder.

“Kemalizm prensipleri sadece birkaç yıl için değil GELECEĞİ de kapsayan tasarılar Kemalizm prensiplerdir. Ve altı ok parti programına girdi.”

Ben bugünde aynı düşüncemi yüreklice savunmaya devam edeceğim. Atamız;

“Vatanın savunması söz konusu değilse savaş bir cinayettir.”

demiştir.

Ancak, Kemalizm’in en büyük ilkesi tam bağımsız Türkiye idi.
Oysa Emperyal güçlerin baskısı ile Türkiye bağımsız olmamalıydı,
baskılar sonucunda Cumhuriyet Halk partisinin 1951 yılındaki kurultayında Kemalizm ilkelerinde vazgeçildi,
yerine Atatürk yolu kararı alındı!!!

Değerli arkadaşım Yılmaz Dikbaş hocamızın Atatürkçüler Yenildi kitabında belirttiği gibi,
Atatürkçüler yenilebilir ama, Kemalizm bu ülkede asla yok edilemez.
Tam bağımsız olmanın ön koşuludur ve bunu yaşatacak gençliğimiz daima var olacaktır.

Bu konuda daha fazla bilgi sahibi olmak isteyenlere; çok sevdiğim ve taktir ettiğim Yılmaz Dikbaş’ın Atatürkçüler Yenildi kitabını okumak için buradan ulaşabilirsiniz, Tarihçi Sinan Meydan’ın Kemalizm prensipleri yazısına buradan ulaşabilirsiniz, bir de Sayın Alev Coşkun’un Kemalizm kitabına buradan başvurabilirsiniz.

Son söz: tüm Kemalist dostlara, çok değerli Kemalist takipçilerime en yürekli selamlar…

Orhan Ayber

*********

Editörün Notu:

Bir Kemalist olarak Kemalizm ideolojisinin doğru anlaşılmasının gerektiğine inanıyorum. Hepimiz duruma göre ideolojilerimizin değiştiği zamanları yaşarız. Misal, durumlar rasyonalist olmamızı gerektirirse, rasyonalist olurken duruma göre romantik de olabiliyorsak, insan ideolojisizdir. Bu anlattığımın farkındalığına varınca, tek değişmeyen ve her durumda tek ideolojimin ben de hiç değişiklik göstermediğini fark ettim. O da Kemalizm. Bu ülke hala ayaktaysa, Atatürk’ümüzün izinden yürüyerek kendilerini feda eden Kemalistlere borçluyuz. Misal; Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Türkan Saylan ve nice aydınlarımızın.

Bu ülkede 68 kuşağında öldürülen tüm gençleri ve o dönemi günümüzde araştırınca, hepsini İbrahim Kaypakkaya dahil Kemalist buldum. Ha sorarsanız en iyi Kemalist kimdi, renkleri kıyaslama hakkım yok, fakat anmadan edemediğim isimler var. Mahir Çayan’ın teorisyenliğindeki ulaştıklarına bakarsanız, Kemalizmi geliştirmeye kalkarak, daha iyi bir Türkiye için siyasal yöntemler irdelemiş. Kendini feda etmiştir. Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Atatürk’ün heykellerini yıkanlara inat sabahlara kadar heykellerin bekçiliğini yapıp, gündüz okullarına devam etmişler. O dönemi iyice araştırırsanız, bugünün Fetöcü diye adlandırdığımız akımın babaları o günlerde, siyaseti ve toplumu ele geçirme yolunda çok kişinin canını katletmiş ve birçok sistemde o günlerde temel atmışlardır. En kötü yaptıkları şey ise, Kemalist kılığına girip Kemalizmin itibarını sarsmalarıdır. Kemalizmi bilen ve onu özümseyerek yürüyen kimse İbrahim Kaypakkaya’ya işkence yapmaz, çünkü Kaypakkaya’ya Kemalist adıyla işkence yapanlar, Kürtlere Kemalistleri hedef göstermek istemişti. Oysa Kaypakkaya, toprak reformunu istemiş ve işçi hakları gibi mühim konularda teoriler hazırlamıştı. Atatürk’ün yapmak istediği ve ömrünün yetmediği o Toprak Reformu… Demek istiyorum ki, Kemalistler ülkemizin daha iyi yarınlar için gönüllü hayatını adayarak yaşarlar. Yoksa, o çok zengin Sinan Cemgil; öldürüldüğünde bir deri kemik kalıpta, çantasından dört kitap ve bir kuru soğan çıkar mıydı?

Bizler kendimize değil, ülkemize yaşarız. Tam bağımlı ülke olduk, tam bağımsız iken. Neden? Özelleştirme ayaklarında Kemalistler mi vardı, toprağımızı satanlar Kemalist miydi, 15 Temmuz itiraflarında bazı milletvekilleri ABD’den emir aldık Kemalistleri ve Ordu’yu hedef gösterdiler dendi, peki bu söylemleri yapanlar Kemalistler miydi?

Bir düşünün, Kurtuluş Savaşı’nda öç alınacak o kadar emperyal ülkeler vardı ki günümüzde, biz halkı birbirimize düşürdüler, peki bu hale Kemalistler mi getirdi? Bu ülkede en çok sağcıların yönetimde olduğu ve en çok suçlanan ve yaşamamıza izin verilmeyenleriz. Haklıyız, suçsuzuz; fakat hep düzenbazlıklar yüzünden yargılanır ve suçlanır halde bulunuyoruz. Biz bu vatanın kahramanlarıyız, onlarınsa vatan haini olarak adlandırdıklarıyız. Korumalısınız Kemalistleri, değilseniz de; bağımsız ve zengin yaşamanız için.

Kemalistleri iyice araştırın ve bu yolda yürüyüp ülkemizin aydınlanmasını sağlamalıyız, yoksa en karanlık çağı yaşamaya devam ederiz. Kaybediyoruz! Kazanmalıyız! Algı manipülasyonlarına dirençli olun, beyninizin kontrolü sizde olsun. Son olarak, Gündem Arşivi gönüllü emektarlarıyla işlediğimiz tartışma başlığını sizler için ekliyorum. Okumalısınız. 

https://twitter.com/KemalistIlkay/status/1226222541355671552?s=20

Son Not Canım Abim ve Çok Değerli yazarımız Saygıdeğer Orhan Ayber’e: Efendim çok teşekkür ederim bu değerli kaleminize, fakat okuyacak toplum için Kemalizm konusunda sizden ilham alınca kendimi tutamadım, hatam olduysa ve sürçi lisan ettiysem affola. Sonsuz Sevgiler&Saygılar. Sizi 68 kuşağındaki gibi sol yumruğumu havaya kaldırarak selamlıyor, güzel kalbinizden dökülen güzel satırlarınızı ayakta alkışlıyorum. İyiki varsınız.

Editör: Kemalist İlkay

 

 

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun