Kemalizm, Küresel Politikalar, Türkiye’mizin İç Politikasında Gelişmeler…

Kemalizm;

Bugün yazı yazmakta ilk kez zorlanıyorum, oysa yaşamımın 60 yılını siyasetin içinde geçirdim. İlk genel başkanım rahmetli İsmet İnönü (bizim yaygın tabirimizle “İSMET PAŞA”) daha sonra rahmetli Bülent Ecevit ve daha sonraları Deniz Baykal…

Bu yaşamım içinde bir kez Manisa belediye başkanlığı adaylığı, 3 dönem CHP milletvekili adaylığı, bir dönem DSP milletvekili adaylığı ve iki dönem İşçi Partisi İzmir milletvekilliği adaylığı yaşadım. Bu arada, tam 12 yıl Ege Bölgesi İnşaat Mühendisleri Odası Başkanlığı ve onu takip eden 10 yıl boyunca İnş. Müh. odası onur kurulu üyeliği yaptım. (Bu dönem siyasi yaşamımın gölgesinde kaldığından olsa gerek pek çabuk unutuldu.)

40 yıl öncesinden başladım TRT 2 de Ulusal Kanal da İzmir SKY TV de İzmir TV de programlar yaptım…

Konu bulmakta hiç zorlanmadım ancak ülkemin siyasetinin bugünkü koşullarına tanık olunca, yazı yazmakta zorlanıyorum ilk kez.

Şu anda bu yazıyı yazarken Türkiye’nin gündemi; doların yükselişi, cumhurbaşkanı adayları gerek Meral Akşener ve Muharrem İnce’nin değerlendirmeleri ve bunlara ilaveten anlı şanlı bildiğimiz ekonomistlerin değerlendirmeleri…

Ben doların yükselişini daha farklı değerlendireceğim;

1) Doların yükselmesi petrol fiyatlarına yansır, petrol fiyatlarının artması toplu ulaşımı gündeme taşır. (Almanya kısa bir süre önce toplu taşımayı ücretsiz yaptığını açıkladı.)

2) Petrol fiyatlarının yükselmesi güneş ve rüzgâr gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmemizi sağlayabilir ve böylece ülkemiz ileriki yılarda ne nükleer santrala ne de ülkemizi kirletecek termik santrallara ihtiyacımız olabilir. Dünyanın en büyük uranyum, petrol ve doğalgaz zengini olan Kazakistan güneş enerjisine geçiyor. Daha pek çok örnekleri var.

3) Doların artması sonucu, yaklaşık 130 ülkeden tarım ürünü ithal eden ülkemiz, ithal edilen ürünlerin pahalanması sonucu ülkemiz, çiftçilerinin üretime geçmesini sağlayabilir. Böylece batılı emperyal güçlerin Türk köylüsünün “Üretim yapma yan gel yat” diyen aşağılık oyunları bozulabilir.

4) Dolar sayesinde dünya egemenliğini yarım yüzyıldan fazla ahlaksızca yöneten, on milyonlarca insanı acımasızca katleden ABD emperyalizmin saltanatı yıkılır ve ülkeler doları devre dışı bırakıp yerel paralarla ticarete dönebilir.

Sözün özü olumsuz koşullardan korkmak değil, onları fırsata çevirmektir aslolan… İşte bunun adıdır KEMALİZM…

Küresel politikalar

Bu yazıyı yazdığım gün (25 Mayıs 2018) dünyadaki küresel güçlerin yeni bir boyut kazandı, ABD ile AB arasında köprüler atıldı. Ticaret savaşları kritik bir noktaya geldi.

İsrail’in güvenliği nedeni ile başta bölgemiz olmak üzere ABD dünyayı ateşe atacak küstahlığı gösterebilmiştir.

Putin liderliğindeki Rusya, diplomasinin tüm inceliklerini kullanarak dünya gündeminde yer aldı.

Aslında dünyada neler olduğunu yorumlamak isterdim… Türkiye’nin uluslararası siyasetteki yalnızlığı perişanlığı ve acizliği beni çok üzüyor…

Geçtiğimiz günlerde Sayın Cumhurbaşkanı’mız İngiltere’ye neden gitti? İngiltere’den gelen yorumlar bu ziyaretin Türkiye aleyhinde olduğunu ifade ediyorlar.

Bugün dış siyasette geldiğimiz durum dün Sputnik’e konuşan Suriye Dış İşleri Bakan Yardımcısı Faysal Miktad; Türkiye ile ilişkilerin onarılmasını umduklarını fakat bunun için bazı şartları olduğunu önce Türkiye’nin Suriye’deki teröristleri desteklemesini bırakmasını ve askeri güçlerini ülkesinden çıkmasını istedi.

Ve ilave etti “Türkiye ile ilişkilerimiz Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasal hırsları ve imparatorluk hayalleri yüzünden bozuldu.”

Önümüzdeki hafta küresel gelişmelerin yorumlarını kendime özel düşüncelerimle sizlerle paylaşacağım

Türkiye’mizin iç politikasında gelişmeler

Siyasi partilerimizin laf ile olmayan ekonomimizi seçim yatırımı veya oy alma yarışında sınır tanımayan vaatler ile 25 Haziran’a kadar oyalanacak parti taraftarlarının halk tabiri ile karınlarının şişi inecek. Ancak seçim günü acı sürprizlerle karşılaşacağız, bunlardan bir tanesi de küresel ısınma ve iklim değişikliği, beklenmeyen yağmurlar ve seller ile pek çok bölgede kuraklık ülke ekonomisine ağır bedeller ödetecek. Önümüzdeki haftalar bu riskleri ve çözüm önerilerimi sizlerle paylaşacağım.

Çok önemli not; “Küresel ısınma ve risklerini ülke gündemine taşıyan ve Ulusal Kanal’da bu konuda program yapan kişi olduğumu hatırlatırım, ayrıca uluslararası iklim değişikliği tüm toplantılara katılan su uzmanı Dursun Yıldız’ın uyarılarını da sizlerle paylaşacağım.

Ve size son sözüm şu olacak, Sayın Muharrem İnce her toplantıda “Allah’ın izni ile” kelimelerini kullanıyor. Ben 60 yıllık siyasi yaşamımda hiç kullanmadım. Türkiye’de laikliği savunan CHP cumhurbaşkanı adayına yakıştıramıyorum.

Eskiden yazdığım bu yazımı yeniden paylaşma sebebim, detayların çoğu güncelliğini taşıyor, daha güzel yarınlarda buluşmak umudu ile.

ÇOK ÖNEMLİ NOT: Sayın Osman Akbaşak son yıllardaki yazılarımı topladı. İlgilenen dostlarım şuradan ulaşabilirler:
http://www.osmanakbasak.com/Konuklarim/Orhan_Ayber/Orhan_Ayber_Yazilar.html

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun