Kemalizm, İdeoloji Midir?

İlk akla gelen “Atatürkçülük” ile “Kemalizm” kavramını bir birinden kesinlikle ayırmak gerekir. Atatürkçülük ayrı ve uzun bir yazı konusudur.

Kemalizm, nedir?

Bu sorunun cevabını bilimsel olarak verecek bir bilim insani değilim. Bu nedenle de ukalalık yapmak istemem. Fakat bu sorunun cevabını toplumsal ve felsefi olarak kesinlikle verebilirim; çünkü ben böyle görüyorum; siz kabul etmeseniz de ben böyle görüyorum; bu da benim vicdani kuralımdır… (Bu ifade kabalıktan ziyade, kesin kararlılık anlamında kullanılmıştır.)

Peki, ne görüyorum? Kemalizm nedir?

İlkin toplumsal bir olayla örneklendireyim:

Bir anne çocuğunu çok seviyor, kıskanıyor ve kimselere göstermek istemiyor; bu durumda o çocuk çok zayıf yetiştirilmiş oluyor; bazı çok seven Kemalistler, Kemalizm yıpranmasın diye bu şekilde davranarak Kemalizm’e kıyamıyorlar.

Bazı anneler çocuğuyla hiç ilgilenmiyor, çocuk serseri oluyor; Kemalizm düşmanları bunu istiyor ve bunların evrimsel süreçte nüfus olarak olmasa da, etkin sonları yakındır; etkisiz eleman konumuna geleceklerdir.

Bazı anneler çocuğunun her yanlışını düzeltip, mükemmel yetişmesi için uğraşıyor; bu biziz işte! Burada Kemalizm’in yanlış yaptığından bahsedenlere şunu söylerim: Marks, her şeyi doğru mu yaptı? Ama felsefesi devam ediyor; işçi de, emek de, sermaye de, paylaşım da güncelliğini yitirmedi, yitirecek gibi de gözükmüyor; demek ki Marksizm ölmez! Kemalizm de güncelliğini yenilenerek, evrimleşerek ve güçlenerek devam ettirecektir ve bu Kemalizm’in temel ilkesidir.

Kemalizm sevmezlerin bazıları da Atatürk sağlığında Kemalizm diye bir ideolojiden bahsetmedi ki, böyle bir ideoloji olsun, diyerek istemezük yapıyorlar. İdeolojiler, o ideolojiyi üretenin istemesiyle değil, o insanın fikir, buluş, eylem, davranış ve düşüncesiyle ortaya çıkar; o harekete halk sonran da isim verir. Marks da bulduğu şeyin ismine Marksizm dememiştir.

Başlığa geri gelirsek: Bir yürünen yolun varlığı, devamı ve başarısı insanlara özgüven verirse, o yol sonsuzluğa kadar uzanır. İnsanları aydınlanma, bilim ve çağdaş toplumsal düzen kanunlarına yönlendirme başarılı olarak varsa, bu düzenin fikir babaları inanlık tarihinde hiç yok olmaz. İşte, Kemalizm kısmına buradan yaklaşıyoruz.

Öncesine dönüş ol/a/mayan toplumsal değişmelerin, öncesine dönüş ol/a/mayan devletsel değişmelerin, hata öncesine dönüş ol/a/mayan bireysel değişmelerin dinamiğini evrim tek başına açıklayamaz. Devrim de tek başına açıklayamaz. Buna bir de felsefi bakış açısının toluma kabul ettirilmesi veya toplumun bu felsefeyi benimsemesi gerekmektedir. İşte Kemalizm bu nedenle toplum tarafından kabul gördü; bu nedenle sonsuza kadar yürünecek yol olarak görüldü.

Aynen; devletin halkına sürekli destek vermesi gereken ve vatandaşın ekonomik özgürlüğünün serbest olduğu karma ekonomik modeli başarılı olarak uyguladığı inkâr edilemiyorsa…

Aynen; yurtta barış, dünyada barış bir devletin ve toplumun düzeninin ana temeli olacaksa, bu fikir insanlık tarafından isteklice benimsenmişse…

Aynen; bir topluluğun gideceği yolun ancak bilimsel yol olduğu devletin tepesinden, söylediklerim bilimle çelişirse, bilimi seçin diyerek bir yol tarifi yapılmışsa…

Aynen; kadının erkeklerin yaptığı işi daha iyi yapacağının ispatını, bilimsel yöntemden önce politik olarak topluma kabul ettirilmesi benimsenmişse…

Aynen; “gelecek göklerdedir!” diyerek topluma zamanının çok uçuk ama günümüzün muhteşem fikrini benimsetmişse, bu yolda gidilmesi kural olarak konmuşsa…

Aynen, ekonomik bağımsızlık yoksa devletler ve milletler bağımsız olamaz fikrini insanlar benimsemişler ve bu yolda gidiyorlarsa…

Kısacası, öncesinin tam zıddı bir yaşam, düşünce ve eylem sisteminin toplum tarafından benimsenmesi, bu yolun ilke ve kurallarının olduğu anlamına gelir. Gidilen bir yolun kuralları ve ilkeleri varsa, halk gönüllü ve istekli olarak bu yolda gidiyorsa, o yol ideolojidir. İşte, Kemalizm bu nedenlerle ideolojidir. Hatta dünyada her ideoloji çürümeye yakın noktaya gelebilir, ama Kemalizm de Marksizm gibi hiç çürümez; sebebi, toplum tarafından gönüllü benimsenen ilkelerin insanlık yaşam süreleriyle eş değer olmasıdır. Bundan sonra devletler ortadan kalksa bile, milletler bir devlet altında yaşasa bile, “Yurtta ve Dünyada Barış” ilkesi çürümez.

Bilimin durması mümkün değil, yaşam devam ediyorsa, bilimin rehberliği son bulmaz.

Kadının, toplumdaki yeri öncesine dönüş olamayacak kadar ilerlemeye devam ediyorsa, bireysel kadın özgürlüğü felsefesi son bulmaz.

Son söz:

Günde 5 vakit ezan nasıl insanlara okunuyorsa, beş vakit Kemalizm de insanlara ulu orta anlatılmalıdır.

Çünkü, tek kurtuluş reçetemiz Kemalizm’dir.

Not: Marksizm, bilinçli olarak Türkçe yazılmıştır.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun