Kasım Aşkı Sonsuz Aşktır

Acı bir buruklukla beklerdik Kasım’ı. Yüzünü görmediğimiz yüce kahramanımızın okulumuzdaki büstü önünde yapılacak tören için. O gün daha da erken uyanırdık sabaha. Okula gitmek için zorla uyandırıldığımız sabahlara nispet. Siyah önlüklerimiz parlardı gün ışığıyla. Yakalarımız kar beyazı. Daha bir özenle taranırdı saçlarımız. Çocuk yüreklerimize sığmayan hüznümüze sarmalanıp düşerdik Ankara’nın soğuk sabahlarında yola.

Servis diye bir şeyin olmadığı, tabanlarımızın kuvvetine güvendiğimiz o günlerde öyle çiçekçiler de yoktu zaten. Çiçek dalında güzeldi belki ama sadece Kasımpatıları toplanırdı ve sadece Kasım ayında. Ve sadece 10 Kasım sabahında.

Yol boyu iki katlı evlerin bahçelerinde ne çok Kasımpatı çiçeği vardı. Bahçelerinden izinsiz bir meyve koparmadığın evlerden o gün Kasımpatılarını toplardık bir bir. Hiç kimse de çıkıp tek kelam etmezdi. Görse de görmezden gelir, ya da kendisi de sana toplaman için yardım ederdi.

Kucaklarımızda Kasımpatıları, yüreğimize sığdıramadığımız hüznümüz, gözlerimiz buğulu ama koşar adımlarla giderdik okuldaki törene. Titrerdik sabahın ayazında ama içimizdeki sevginin buram buram tüten ateşi ısıtırdı minik bedenlerimizi.

Onun için Kasım’da aşk başkadır deriz biz. Hiçbir zorlama olmadan, minnet duygusuyla, ona inancımızla, Türkiye Cumhuriyetinin emanetçileri olarak; her yıl Kasım ayında ölümsüz aşkı anarız.

Gözyaşları içinde saygı duruşunu yaparken aynı zamanda mağrur bir ifade de takınırdık farkında olmadan. Çünkü biz Atatürk’ün geleceği emanet ettiği gençler olabilmek için hazırlanıyorduk.

Sevgi, özlem ve minnetle…………………. Ulu Önderimiz, Ebedi , ilk ve tek Başkumandanımız Yüce Atatürk’ümüzün ebediyete intikalinin 82. Yılında Sevgi, özlem ve minnetle anıyoruz. Sonsuz aşk, ölümsüz aşk.

Canan Şencan

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun