Karl Marx’ın Yaşam Öyküsü (3)

Marx, 1864’te I. Enternasyonal adıyla bilinen Uluslararası Emekçiler Birliği’nin kuruluşuyla yeniden siyaset sahnesine çıktı ve birliğin kurucuları arasında yer almamakla birlikte, çok geçmeden önderi durumuna geldi. Enternasyonal’in sayısız karar, bildiri ve manifestosunu  kaleme aldı.

Marx’a Kara Avrupası çapında ün kazandıran olay ise, Paris Komünü oldu. 1870-1871 Fransız-Alman Savaşı’nda Fransız ordularının yenilgisinden sonra Paris’in emekçi halkı ayaklanıp Komün’ü kurduğunda, Marx,  “proletarya diktatörlüğü”nün tarihteki bu ilk örneğini kayıtsız şartsız destekledi.

30 Mayıs 1871’de, Paris Komünü’nün bastırılmasından iki gün sonra Genel Konsey’de yaptığı ve Fransa’da İç Savaş başlığıyla yayımlanan konuşma Marx’ın yazdığı son önemli siyasal metindi. Komün, Uluslararası Emekçiler Birliği içindeki çelişkilerin keskinleşmesini de yanı sıra getirdi. Marx’ın Paris Komünü’nü desteklemesi, Liberal Parti’yle işbirliğinde yarar gören  İngiliz sendika önderlerinin tepkisine yol açtı.

Öte yandan, Enternasyonal içinde sol bir muhalefet, M. A. Bakunin çevresinde gelişti. 1872’deki Lahey Kongresi’nde Marx üstün geldi ve anarşistler tasfiye edildiyse de, Engels’in önerisiyle Genel Konsey’in Londra’dan New York’a taşınması kararlaştırıldı. Birkaç yıl sonra da örgüt  dağıldı; yerini tek tek ulusal devletler ölçeğinde kitlesel sosyalist ve komünist partilerin doğup kök saldığı yeni bir gelişme aşamasına bıraktı.

Marx, bu partilerin hiç birine katılmadıysa da sosyalist hareket içindeki etkin konumunu korudu. 1875’te Lassalle yanlılarıyla Liebknecht’in partisinin Gotha’da birleşmesiyle kurulan, Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin programı üstüne notları, ölümünden sonra Gotha Programı’nın Eleştirisi adıyla yayımlandı ve Marxçılığın temel metinlerinden biri  olarak kaldı.

Son yıllarında sağlığı iyice bozulan Marx’ın 2 Aralık 1881’de karısı, 11  Ocak 1883’te de büyük kızı Jenny Longuet öldü. Akciğer iltihabı olduğu  anlaşılan  Marx, bundan sonra ancak birkaç ay yaşayabildi ve 14 Mart 1883’te Londra’da yaşama veda etti.

Engels, Highgate  Mezarlığı’nda yapılan cenaze törenindeki konuşmasında, Marx’ın iki büyük keşifte bulunduğunu söyledi. Bunlardan biri, insanlık tarihinin gelişme yasası, öbürü ise kapitalist üretim tarzının ve bu üretim tarzının yarattığı burjuva toplumunun işleyiş yasasıydı. Sınıfların tarihteki varlığının son çözümlemede geçici olduğu ve proletarya diktatörlüğünün sınıfsız topluma geçişi oluşturacağı görüşü Marx’ındı. Londra’daki mezarında, taşa kazınmış iki alıntı, Marx’ın en temel  düşüncelerini ve yaşamının anlamını özetliyordu:

“Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!”

Ve

“Şimdiye kadar filozoflar yalnızca dünyayı çeşitli biçimlerde açıklamakla yetinmişlerdir; oysa asıl sorun, dünyayı değiştirmektir.”

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun