Karl Marx’ın ‘Meta’ Anlayışı

Kapitalist üretim tarzının egemen olduğu toplumların zenginliği, “muazzam bir meta birikimi” olarak kendini gösterir, bunun birimi tek bir ‘meta’dır.

Araştırmalarımızın, bu nedenle, ‘meta’nın tahlili ile başlaması gerekir.

‘Meta’ nedir?

Bu soruyla başlamak istiyorum öncelikle, meta kavramı iyice anlaşılırsa bundan sonra gelen soruları daha mantıklı cevaplar bulmaya çalışırız.

“Meta, her şeyden önce, bizim dışımızda bir nesnedir ve, taşıdığı özellikleriyle, şu ya da bu türden insan gereksinmelerini gideren bir şeydir. Bu gereksinmelerin niteliği, örneğin ister mideden, ister hayalden çıkmış olsun, bir şey değiştirmez.”

(Das Kapital 1. Cilt 1. Bölüm s:98)

Kısacası bu meta bir ticaret aracı yani “üretilen  her hangi bir nesne” diye adlandırabiliriz.

Burada ben bazı sorular sormak istiyorum.  Bu sorular ışığın da umarım meta kavramını daha iyi anlayabiliriz.

  • Hangi nesneler meta grubuna girer?
  • Bir metanın değeri nasıl belirlenir?
  • Metalar yararlı olma durumlarına göre değer belirlenebilir mi?

Şimdi, bu soruları cevaplandırmaya çalışalım.

 1) Hangi nesneler ‘meta’ grubuna girer?

Meta üretilen ve ticaret için kullanılan ve nesnelerdir.  Nesneler metalaştıran ana unsur onun  kullanılabilir olmasıdır. Her meta kullanım alanına girer. Ama burada bir ayrım yapmak istiyorum, en çok kullanılan meta ile en az kullanılan meta ayrımı yapmak gerekir.  Koşuluna ve ihtiyacına göre meta seçimi yapılır. Bir sanayi fabrikasında en çok kullanılan meta demir olması, tarım alanın da en çok kullanılan metanın buğday olması metaların yerine ve ihtiyacına göre kullanılmasına neden olur.  Bu durumda metaları gruplandırırken en çok kullanılandan en az kullanılana göre yapmak gerekir. Bunu yapmanın yolu da en çok tercih edilen metanın özelliklerine göre insanlar seçim yapabilirler. Seçimler ve en çok tercih edilenleri en çok tercih edelerden, en az tercih edenlere doğru bir meta grubu oluşturulabilir.

Nesnelerin fiziksel yapıları veya kullanım alanlarına göre ‘meta’lar kategorilere ayrılabilirler.

Bu açıklamada doğan bazı temel sorular sormak gerekir.

  • Metaları gruplandırırken en çok kullanılan nesneler mi, yoksa en az bulunan nesneye göre mi gruplandırılır?
  • En çok kullanılan nesne en az bulunan nesne olması en çok kullanılan olmaz, en çok kullanılan nesne de aynı zamanda en az bulunan nesne olmaz, doğal olarak en az bulunan ama en çok ihtiyaç duyulan olabilir mi?
  • Metaların fiziksel yapılarına göre gruplandırma nasıl olur?
  • En çok kullanılan meta en çok tüketilen ve miktar olarak en çok azalan meta olduğu olduğu için meta gruplandırması bu belirsizlikten nasıl çıkabilir?

Şeklinde sorabiliriz.

 2) Bir ‘meta’nın değeri nasıl belirlenir?     

Karl  Marx, bu konu da Das Kapital’de şu yanıtı vermektedir:

Kullanım-değeri ele alınırken, biz, her zaman, şu kadar düzine saat, şu kadar metre keten ya da şu kadar ton kömür gibi belirli niceliklerden sözettiğimizi varsayarız . Metaların kullanım-değerleri özel bir bilgi alanının, metaların ticari bilgisinin malzemesini oluşturur

Kullanım-değerleri, ancak kullanım ya da tüketim ile bir gerçek haline gelir: bunlar, ayrıca, toplumsal biçimi ne olursa olsun, her türlü servetin özünü oluştururlar. İncelemek üzere olduğumuz toplum biçiminde, bunlar, ayrıca, değişim-değerinin maddi taşıyıcılarıdır

Burada Karl Marx bu konu da demin bahsettiğim şekilde, kullanım değerine göre metalara bir değer biçilebileceğini söylüyor. Yani bir meta hem kullanılan hem de en çok tüketilen şeklinde bir kriterin koyması bu metanın değerini  meydana getiriyor.

Ben, burada bir paradoks olduğunu düşünüyorum.

Bir meta en çok kullanılan ve ne çok tüketilen olduğu için demek ki doğa da en çok bulunan veya en çok üretilen meta olmuş oluyor. Bir meta çok bulunması mı onu değerli yapar, yoksa az olması mı? Bu açıklamaya göre, en çok kullanılan meta en çok değerli olmuş olmuyor mu?

Şimdi gelelim değişim değerine .

Değişim-değeri, ilk bakışta, bir nicel ilişki olarak birbirleriyle değişilen değişik türden kullanım-değerlerindeki oran olarak zamana ve yere göre durmadan değişen bir ilişki olarak görünür. Böyle olunca değişimdeğeri, raslantıya bağlı, tamamen göreli, ve bunun sonucu metanın özünde bulunan bir değer olarak görünür; metadan ayrılamayan ve onun özünde bulunan bir değişim-değeri ise, terimlerde bir çelişki gibi gelir.

Burada değişim değeri olarak asıl anlatmak istediği, metaların birbirleri ile karşılaştırılmasıdır. Belki de das kapitalin en belirsizlik yanlarından biride şudur:

Karl Marx’sın bir örneğine bakıp, ona göre yorum yapabiliriz.

Örneğin, buğday ve demir gibi iki meta alalım. Bunların arasındaki değişim oranı ne olursa olsun, bu daima belli bir miktar buğdayı, bir miktar demire eşit kılan bir denklemle gösterilebilir: diyelim, 1 quarter buğday = x ton demir olsun.

Bu denklem bize ne anlatır? Bu denklem, bize, iki farklı şeyde, bir quarter buğday ile x ton demirde, her ikisinde de eşit miktarlarda ortak bir şeyin var olduğunu anlatır. Öyleyse bu iki şeyin, ne biri ne de ötekisi olmayan üçüncü bir şeye eşit olması gerekir. Bunun için de, bunların her birinin, değişim değeri olarak, bu üçüncü şeye indirgenebilir olması gerekir.

Şimdi, konuyu daha iyi anlamak için Karl Marx’ın geometri örneğine bakalım ve bunları karşılaştıralım.

Basit bir geometrik örnek bunu aydınlatacaktır. Çokgenlerin alanlarını hesaplamak ve karşılaştırmak için, bunları üçgenlere ayırırız. Ama üçgenin alanı, onun görünen biçiminden tamamen farklı bir şeyle, yani tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yarısı ile ifade edilir. Aynı şekilde, metaların değişim değerlerinin de kendilerinde az ya da çok miktarda bulunan ortak terimlerle ifade edilebilmesi gerekir.

Burada ki benzerlik, ne kadar doğrudur onu siz karar verin.

Şimdi, ilk örneğe bakalım.

Marx’ın burada x ton demirin y ton buğdaya eşit olduğunu söylüyor.  Yukarıda yazdığım gibi metaları en çok kullanılana göre değer belirtiyorduk.

Bu örneklerde de görüldüğü gibi yine bir belirsizlik meydana getiriyor. Tarım alanın da en çok kullanılan buğday ve sanayi alanında en çok kullanılan demirdir. Bu açıdan kullanıldığı yerlerin farklı olması x ton demirin y ton buğdaya eşitleyen doğruluk ölçüsü nedir?  Biz hangi kritere göre yada buğdayı nasıl demire eşitliyoruz? İki farklı alanda kullanılan iki meta, aynı zamanda yerine göre en çok kullanılandır. Bu durumda en çok kullanılanı iki meta arasında neye göre belirleyeceğiz?

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun