Kalbime Saplanan Bıçak

Sevda ürkekse yangın çok büyüktür, bunu anlıyor musun? Anlayamazsın, anlamak dahi istemezsin. Senden anlayış beklemem, buna hakkım dahi yok. Sevda bir ağaç tohumu gibi ekilmişken kalbime, kökleri derine dağılmış, gövdesi ayrı dallanmış durumda ve bir volkan gibi patlıyor içim, haberin var mı? Olmasın. Haberin hiç olmasın. Bana ait olan bu kutsaldan hiç haberin olmasın.

Ateş yanan her ocak benim kalbime, yuva yapmış bir oymak misali herkesi taşıyor içimde, herkesin ateşinde kendimi yakıyorum. Dağın esen yeli de ağacın gölge seli de içimdeki yangını söndüremiyor, bunu görüyor musun? Göremezsin, görmek dahi istemezsin. Ben de görmeni istemem. Bakışındaki öldürücü vuruş durdukça, bakmanı bile istemem.

Hırçın cümlelerin bıçak gibi kesiyor kalbimi. Okusam da sen, yazsam da sen, dinlesem de sen… Sarmala dolanmış, çelik zincire benzer duygularım. Kopmaz, kırılmaz, ezilmez ama bu yükten de vazgeçmez. Hatta, bu beden bu ağırlığı taşıyamazken, omzuma yüklenmiş hamallık, kalbime yüklenmiş sevdadan daha az acıtıyor içimi, bunu hissediyor musun? Hissedemezsin, bu ancak sevdalı kalbin hissedeceği bir histir.

Her daim arşa uzanıyor cümlelerim, fakat dibimdeki sana ulaşamıyor. Gazaba uğramış kaderimin içinden çıkaramıyorum seni. Biçare insan olmuşum, sanki asırlardır aynı şeyi yaşıyorum, farkında mısın? Sanmam! Farkında olmanı da istemem; büyü bozulur, sonra, sen o muhteşem gözlerle bakarsın yüzüme, eririm, deliririm, ben yok olurum.

Oysa bebek gibi al avucuna, bazen salla beşik gibi, bazen salla tavana, tut beni, düşsem de ağlamam, uçsam da bağırmam derdim. Oysa, bir çift sözcükle bak bana, görsem de, görmesem de aldırmam, derdim. Benden sana gül kokusu, senden bana ok acısı, bunu dahi kabul ederim, derdim, biliyor musun? Bilme!  Bilirsen doğmamış bir çocuğun hayaline dönerim, ölmeden mezara girerim, bilme!

Sana hep gül attım, attığım her gülün yankısını ayrı bekledim. Bir uçurumdan düşen yaprak neyse, kuruyan bir ağacın dalı gibi duran ben oydum. Üretilmemiş aşk cümlelerini üfledim sana, yazılmamış aşk şiirlerini söyledim, bilcümle özümü hediye ettim sana, sadece bir bakış, bir nefes, bir gülen yüz belledim, duyuyor musun? Duyma! Duyarsan kutsallığım bozulur. Bırak böyle kalsın, sen başka kalplerde, aşkım kalbime saplanan bıçak, ben yaşamsız…

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun