Kahramanlarım

Kahraman insanları düşününce hangi yönleri aklınızda kalır ya da ilk soru şu olmalı kimleri neye göre kahraman olarak nitelendiriyorsunuz?

Benim kahramanlarım ışıyıp, hayatlarını ülkem insanları için feda ederek hayatlarını yaşamayanlardır. Benim kahramanlarım sayesinde hala bayrağımız dalgalandığı halde, birçok sıcak suda kaynayan kurbağanın farkına varmadıkları kutsal ruhlardır!

Kahramanlarımın yaşam öykülerinde, o kadar başarılı, o kadar akıllı, o kadar bilgedirler ki her biri, hayatlarında farklı yön çizip kendi hayatlarını yaşamak isteselerdi, şu an onları hiç tanımaz ve onlar için ayrı ayrı üzülmezdim. Hepsi dünya cennetini yaşamak yerine, cehennemde yanmayı göze aldılar; onlar kendileri için yaşasalardı eğer, her biri mükemmel de yaşayabilirlerdi…

Atatürk’ten geçen gen evlatlarında, onun ideolojik fikirleriyle izinden yürüyerek, Ulusal Bağımsızlık hakimiyeti ile birlikte, bıraktığı miraslara sahip çıkmayı hedeflediklerine tanık oluyorum.

Her cümleleri bıraktıkları miraslar gibi büyük değer taşıyor, ölünce ışımak galiba yine bu kutsal ruhların sözleriyle devam ediyor.

Sıcak suda kaynayan kurbağalar, onları okumuyor. Bu kurbağalar sevdiğim hiçbir kahramanı sevmiyor, ayrıca ölülerine bile kurşun sıkıyorlar.

Kahraman olmayan bu kurbağalar, kahramanları eleştirip, kendileri için hayatlarını adayan bu güzel kahramanların ardlarından laf edebiliyor ve suçlayabiliyorlar! Adalet, senelerdir (ta Nazım’ın vatan haini ilan edilmesinden beri…) hukuksuz işliyor.

Tüm kahramanlarım insanları, canlıları ve doğayı sevdikleri gibi vatanı, toprağı ve Atamı da çok seviyorlar. Hepsi yardımsever insanlar, hepsi yaptıkları yardımlarının yollarına gelmeyen insanlardan oluşuyor.

Kahramanlarımın hepsi, kuvayi ruhlarıyla devrimciler. Onlar haksızlıklara gelemeyen, ülkemizi bulunduğu tehtidlerden uyararak aydınlatmak isteyen bilinçli kimseler.

Kahramanlarımın çoğu mezara türlü türlü girdi, hayat yaşamadan dert ve acılarla…

Bu topraklarda yaşayan bu güzel insanlara yaşamı çok görenler, onların canlarına kast ederken hayatlarını yaşıyorlardı; toprak üstünde kahramanları istemediler, onları öldürüp düşmanların kahramanları olmak istediler, kemik atanlara kafa okşatmak da istediler!

Kahramanlarımızı günümüzde kurtarmaya çalışmak anlamsız bir yorgunluk belki, sonuçta herkes biliyor her şeyi…

Bir ben onlar gibi olacak yolları arayıp kaybolsam da biliyorum ki Ezilenler için Ezilmek değmeyecek yaşamıma. Ne olacak, benim gibi düşünenler de seyirci mi kalacak?

Elbet su akacak, yolunu bulacak. Öğrendiklerim bir gün ışık olacak.

Biz Kemalistler öğrenmeyi, kendimizi geliştirmeyi ve her şeyi izlemeyi iyi yapmalıyız. Bir gün bir ortak yol buluruz. Bir gün yarayacağımız görevde vatani görevimiz olur…

Nazım gibi hayatımızın önemini bilmeli, ışık olmayı hedeflemeliyiz; yaşamlarımız çok değerli, ne kazanamayacağımız savaşa girmeli, ne de kaybetme lüksümüzün olmadığını iyi bilmeli. İyi hazırlanmalıyız.

Sağlığımızın değerini bilmeli, yarınlar için önce kendimize iyi bakmalıyız. Az da olsak güçlüyüz, onlar çok da olsa; akıl her zaman kılıçtan üstündür.

Yarınlarda kazanacağımız savaşlarda, ülkemizi korumak için atalarımız gibi ayağa kalkmamız gerekebilir; o gün gelinceye dek sağlıcakla kalınız..

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun