Kadına Şiddete: TEDAVİ

“Cennet annelerin ayakları altındadır.”
Hz. Muhammed (sav.)

“Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk

“Kadınlar insandır, biz erkekler insanoğlu.”
Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş

“Kadın; bilmeyene ‘nefs’, bilene ‘nefes’tir.”
Şems-i Tebrizi

 

Bazı erkek canlıları (onlara insan demek, insanlığa hakaret olur); kalplerine aldıkları ya da nikahlandıkları kadınlara karşı kendilerini “üzerlerinde her türlü hakka sahip” olarak görüyorlar.

Yani bu tür canlılar şöyle düşünüyor; ben nasıl istiyorsam, kadınım (!) da öyle olacak, olmalı, olmak zorunda…

Yoksa!

Yoksası malumunuz.

“Ya benimsin ya toprağın” zorbalığından,“ya bana itaat edersin ya da toprağa girersin” zorbalığına geçiş yapıldı.

Ve binlercesi toprağa girdi…

 

“CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun hazırladığı rapora göre 17 yılda 15 bin 34 kadının yaşam hakkı ihlal edildi.”

Peki bu binlerce öldürülen kadın, öldürülmeden önce güllük gülistanlık bir hayat mı yaşıyorlardı?

Kocaları akşam eve gelirken ellerinde çiçekler ile mi geliyorlardı?

Hayır!

Hayır!

Hayır!

Eşlerinden sürekli hakaret, tehdit ve şiddet görüyorlardı.

Ve hala öldürülmeyen binlerce kadın şiddete maruz kalıyor.

Ne acı bir tablo.

Binlerce kadın sırf birini sevip evlendiği ya da ona gönlünü kaptırdığı için hayatı zehir oluyor. Ya da son buluyor…

Bir kısmı korkudan şikayetçi olmuyor.

Bir kısmı çocukları için katlanıyor.

Bir kısmı da şikayetçi olduğunda, şiddet uygulayan koca; TCK 86/2,3-a maddesine göre ve 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanıyor.

Ceza alanların bir kısmına, daha önce sabıkası olmadığından; Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması hükmü uygulanıyor. (5 yıl içinde kasten herhangi bir suç işlemez ise aldığı ceza siciline işlemeden siliniyor.)

Bir kısmı para cezası ya da hapis cezası alıyor. Halkın ekonomik durumu ortada. Şiddet uygulayan koca para cezası aldığında o parayı eşinin ihtiyaçlarından kesip ödüyor.

Hapis cezası alanlarda, cezaevine girdiğinden bir geliri de olmuyor, bu durumda yine kadın sıkıntı çekiyor.

Bu durumda da yine kadın çekiyor!

“Şiddet uyguluyor ise boşansın” dediğinizi duyar gibiyim.

Asliye Ceza Mahkemelerine gidip dosyalara bakın, şikayetçi kadınların çoğunluğu eşiyle yaşamaya devam ediyor. Çünkü ilk şiddete maruz kaldığında şikayet yoluna caydırmak için başvuruyor. Önceliği yuvasını kurtarmak. Severek evlendiği eşini kazanmak…

Zaten çözümsüzlük bataklığına saplandığında boşanma kararı alıyor.

Kimi zaman bu ölüme götüren bir hamle oluyor maalesef.

Hapis ya da para cezasının çözüm olmadığı öldürülen binlerce kadınla sabit…

Bir önerim var.

Bir düşüncem…

Olur mu?

Olmaz mı?

Bunun kanun koyucularla, uzmanlarla tartışılması lazım.

Önerim şu;

Uyuşturucu madde kullanan birine mahkeme öncelikle “tedavi ve denetimli serbestlik kararı” verir. Yani uyuşturucu bağımlısı 12 ay boyunca tedavi olacak. (Seanslara katılacak, kan testlerine tabi tutulacak vs.) Eğer tedaviye uyar ise cezası siliniyor. Bu süre zarfında tedavi olmuş oluyor.

Eşine şiddet uygulayan birinde; öfke kontrol problemi, Alkol bağımlılığı, Özgüven Eksikliği, Depresyon vb. durumlar söz konusu olabilir.

Hatta sadece eşe değil, herhangi bir canlıya şiddet uygulayan herkes için, uzmanlar ile görüşüp bir tedavi programı uygulanabilir.

Tedaviye uyduğu takdirde cezası ertelenebilir. (Ceza tamamen kaldırılmamalı!)

İlk şiddetle başlıyor, sonra kontrolden çıkıyor, sonra…

Sonrası kötü!

Sonrası korkunç!

Sonrası feci!

Cezaların çözüm olmadığını görelim artık!

Çevrenizdeki aile problemlerini gözden geçirin lütfen. Hepsinde psikolojik problemler söz konusu.

Anlatanını unuttuğum ama anlatılanı hiç unutamadığım bir olayı olduğu gibi onun dilinden anlatmak isterim:

Babam sürekli bana, kardeşlerime, anneme şiddet uygulayan biriydi. Bir gün canımıza tak etti. Bir eczacı arkadaştan rica ettim, bana sakinleştirici ilaç verdi. Bu ilacı babama gizlice verdik. İlacı kullandıktan sonra pamuk gibi oldu. Artık her halta aşırı tepki vermiyor, bizlere şiddet uygulamıyordu. Resmen yıllardır çektiğimiz kabustan kurtulduk. Ama bu durumdan babamın hala haberi yok.”

Bunu birkaç yerde anlattığımda benzer şekilde başkalarının da uyguladığını ve işe yaradığını duydum.

(Lütfen doktor tavsiyesi olmadan ilaç kullanmayın, kullandırmayın!!!)

 

Halkın büyük bir kesimi; psikolojik tedavi önerisine karşı “deli miyim” tepkisini veriyor.

Bilmem belki de delisin.

Değilsen bile delirmek üzeresin!

Lütfen;

Daha fazla kadın ölmeden!

Daha fazla kadın/çocuk şiddet görmeden

Bu önerimi dikkate alın…

 

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun