Kabullenebilir Mod’da Kızlar

Hayda!

Müthiş bir kelime ve hatta iki kelimelik bir deyim buldum! Bunu TDK açıklayamaz; kanımca onların kapasitesi bu “Kabullenebilir Mod’da” olma ifadesini açıklamaya yetmez.

Bunu anlı şanlı bilim uzmanı her şeyi bilen sevgili Celal Şengör hiç açıklayamaz. Kaş ayrı, göz ayrı, mimikler ayrı konuşan, Kırım kaçağı sevgili İlber Ortaylı’nın kapasitesi de yetmez. Kureyş kaçkını, salâvatçı ve sarıklı, Yunan zilleti olan Hıyaneti Vataniye tarihçisi de açıklayamaz. Yeni yetmelerden, Cariyesiz Osmanlı, Akılsız İbrahim, Oğlansız Murat düzenini icat eden Pelin Çift hiç açıklayamaz.

Ne demek Kabullenebilir Mod?

Günümüz Türkiye toplumunun büyük uzmanı edasıyla cevap vermem gerekiyor; zaten bunu benden bekliyorsunuz.

Pesimist kızlar değil.
Uyuşuk kızlar değil.
Her şeyi kabul eden kızlar değil.

Burada anlatmak istediğim asıl mesele gerçekten çok ciddidir. Mesele ülke için hayati derecede önemlidir.

Toplumun hareketli ve “varım” diyen kızlarını, kadınlar da dâhil buna (!),  sosyal medyada izliyoruz. Bir de medya dışı yaşamı olan kadınlarımız, kızlarımız var; onları da dolaylı olarak izliyoruz.

İçinde bulunduğumuz koşullarda hemen herkes bir iş, bir aile, bir fani/sahte, bir de içindeki kini kusacağı karakteri bünyesinde taşıyor oldu! Bu karakterleri bünyesinde taşıyan erkek müsveddelerini gazetelerin iç sayfalarından değil, artık manşetlerinden izliyoruz. Masum bir kızı sinsice ağına düşürmenin yükselmişlik seviyesi olduğu fikrini ona ailesi mi aşıladı? Sanmam. O zaman onu eğiten okul, çevre ve arkadaşları aşıladı. ’Ya benimsin ya da önce seni öldürürüm, sonra kendimi!’ düşüncesini ona ailesi aşılamadı. Arkadaşları ve eğitim aldığı kötü kurumlar aşıladı.

Bütün bu soy kalmamış yeni gençliğin karşısına kendi kızınızı, bacınızı, arkadaşınızı çıkarır mısınız?  Elbette ağzınızdan çıkan cümle ‘hayır!’  olacaktır ama gerçekler bunun tam tersi oluyor. Kızlarımız mecburi olarak okula, işe, gezmeye gidecek, sohbet edecek, çay içecek, bilmediklerini öğrenecek, birileriyle tanışacak… İşte korkum olan yer burası…

Masum duyguyla selamlaşan ve “Ah bana insanca bir yaar!” diyen hanım kızlarımız, karşısındaki çapraşık ruhlu erkekleri çözemiyor. Haliyle, önce yarım adım yaklaşıyor. Bakıyor ki, erkek falso yapmadı, bir yarım adım daha yaklaşıyor. Yarım yarım yaklaşan kızlarımıza karşı erkek ise tepe taklak yaklaşıyor. Tabi olaylar çorba oluyor. Haliyle, bunca karışıklık içinde bir tane, hatta yarım tane iyi huya odaklanılıyor. Belki bu iyi huyun dahası vardır,  belki bu iyi huy silsilesi devam eder deniliyor. Kötülükler kabulleniliyor.

Kabullenmeseler bile geçici bir süre kabullenmiş gibi gözüküyorlar.

Aslında kızlarımız, beynindeki ile kalbindeki karışık duygular olan, “Dur, o bir sahtekâr olabilir! Hayır, devam et, ya iyi biriyse, sakın kaçırma! Ya bu durumun içinden fena bir şey çıkarsa?!“ gibi delicesine sorulardan sonra mecburi olarak “hadi bi deneyelim!” babında Türkçe katliamlı ifadeyle kendisine yaklaşan azmanı kabul ediyor. İşte bu kızımızın halidir;

“Kabullenebilir Mod!”

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun