İnsanlar hür’dür ve eşit haklara sahiptirler

İnsanlar hür’dür ve eşit haklara sahiptirler. Sahi mi? Hiçbir rüya bana bu kadar hayalci ve romantik gelmemiştir. Karmakarışık zihinlere sahip, bir anı diğer anına eşit olmayan zavallı insanın hür olabilmesi sahiden makul mü? İyi niyetliyiz ancak gerçekçi değiliz.

Yeni doğan bir çocuğun akıbeti dahi yaşadığı coğrafyaya çivilenmişken hangi Morpheus eşit haklardan bahsedebilir? Belki hakların eşitliği konusunda tartışabilir, bu amaç doğrultusunda mücadele edebiliriz. Ancak kağıt üzerinde tasarlanan projenin hayata tesir etme ihtimali, istatistik bakımından yüzde kaça tekabül eder?

Hürriyet; güçtür, bağımsızlıktır. Hürriyet amaçlarını gerçekleştirmek için mücadele etmek demektir. Kaçımız kendisine ev ve araba dışında bir amaç belirliyor ve bu amaç doğrultusunda mücadele veriyoruz? En nihayetinde kaderimiz doğumumuzdan çok önce belirleniyor. Ölüler yaşayanların yakasını bırakmıyor. Üç kuşak öncesinde yaşayan atalarımızın herhangi bir hastalığı, kalıtsal yolla bizde tecri edebiliyor.

Yaşadığımız coğrafya, ikamet ettiğimiz mahalle ve hayaller… Sadece hayal dünyasında kalan düşler! Düşü olmayan insan olur mu? Sonra hürriyet ve eşitlik… Kim hürriyetinden vazgeçmek ister? Kim tiranların karşısında zayıf bir böcek gibi ezilmeyi tercih eder? İnsanlar arasında duvarlar var. Hatta bana öyle geliyor ki sosyal ictimai düzen karşısında eşitlik tam olarak sağlansa dahi benlik duygusu, kısa bir süre içerisinde adeta patlamaya hazır bir volkan misali illaki kinini kusacak. Zira insan; kainata gelmiş en garip ve en macera dolu varlık…

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun