İnsana Değer Vermek

Bu yazı Rusya Federasyonu, Penza Devlet Üniversitesi, Pedagoji, Psikoloji ve Sosyal Bilimler Fakültesi / Genel Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Natalya Aleksandrovna Ruckova’ya bir vefa borcudur.

Rusya’nın Kuzey Batısında orta büyüklükteki ve bol yeşillikli şehri Penza’da artık havalar soğumaya başlamış ve hafiften kar yolları kaplamıştı. Tarih 4 Kasım 2017’yi gösterdiğinde, akademik lisans eğitimini almakta olan  iki genç, sabah kahvaltılarına bir şeyler almak için evden çıkmışlardı. Market evlerine maksimum 100 metre uzaklıkta ve  bu yüzden yanlarına sadece yeteri kadar para almışlardı. Bu iki genç yolda giderken her yıl 4 Kasım da kutlanan sözde “Birlik Günü” ama, gerçekte ırkçılık günü olan bu günde, mitingden çıkan bir grup tarafından bu iki genci darp etmişlerdi. Yaralı gençler hastaneye kaldırıldıktan sonra, tedavilerinin ardından polis şefi gelmiş ve gençlere şikayetçi olmamaları gerektiğini ifade etmişti. Gençler ise net bir şekilde karşı gelerek, reddetmişler ve şikayetçi olmuşlardı. Aradan bir süre geçtikten sonra, mahkemede bütün saldırgan grup üyeleri sırf ırklarından dolayı saldırdık demelerine rağmen, hepsi tek ceza almadan beraat etmişlerdi.

Şimdi bu iki gencin aklında tek soru var o da şu :

Biz de artık acımasız bir ırkçı mı olacağız bu hırs ile yoksa insani değerlere saygılı, insana sadece insan olduğu için değer veren bir yaklaşımla hayatımıza devam mı edeceğiz ?

Tam bu sorunun cevabı acımasız bir ırkçı olmak üzereyken gençlerden birinin aklına şu gelmiş; daha 17 yaşında sakalı doğru düzgün çıkmamış, yol yöntem bilmeyen ve kırık bir İngilizce ile fakülteye gelen ve onu bu haliyle alıp 5 yıl içinde adeta bir dikiş makinası gibi, bilim ve aklın ışığında o gence önce psikolojiyi öğreten, ardından ölene kadar cebine koyacağı İngilizce ve Rusçasını da yanına veren bu yolculuğun mimarı Doç. Dr. Natalya Aleksandrovna Ruckova aklına gelir.

Bu kalbi güzel insan ilgi ve alakasını sadece fakültede değil, aynı zamanda dışarıda da bir anne gibi, o genci sarıp sarmalamış ve ona sahip çıkmıştı. İşte, bunları hatırlayan o genç kararını verdi.

Karar aslında belliydi bu saatten sonra;

HANGİ ŞARTTA VE ZAMANDA OLURSA OLSUN, İNSANA SADECE İNSAN OLDUĞU İÇİN KOŞULSUZ DEĞER VERMEKTİ!..

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun