Hz Muhammed’in İdrarını, Kanını İçenler

Deve idrarının her tür hastalığa şifa olduğunu anlatanları medyada izlediniz, gördünüz, duydunuz.
Bu tür iddialara şaşanlar, yadırgayanlar olmuştur.
Oysa bu tür iddialar hiçte yeni değildir.
Bu tür söylemler bin yıldan fazladır İslam dünyasında anlatılmakta hem de İslam âlimleri ve ilahiyat hocaları tarafından “doğruluğu” savunulmaktadır.

Değerli Dostlar,

Hz. Muhammed’in uzun süre yanında, yakınında bulunmuş olan akrabalarına, arkadaşlarına ve tanıdıklarına Arapça “sahabe” denilmektedir.
İşte bu kişiler, Hz. Muhammed’den duyduklarını, gördüklerini iddia ettikleri söylemleri, öyküleri ağızdan ağza yaymışlardır.
Hz. Muhammed’in söylediği iddia edilen sözlere “Hadis” denilmektedir.
Hadislerin, Hz. Muhammed döneminde yazılmış hiçbir yazılı belgesi, kanıtı yoktur.
Hz. Muhammed’in ölümünden en az İKİ YÜZ YIL SONRA, başlıca şu kişiler Mekke ve Medine’de dolaşıp halkla konuşarak bu Hadisleri topladıklarını söylemişlerdir: Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud.

Değerli Dostlar,

Şimdi sizlere güvenilir olduğu söylenen İslam kaynaklarından bazı Hadisler sunuyorum:

• Beyhakı aktarıyor. Hz. Ayşe: “Muhammed tuvalet ihtiyacını giderirken, Acaba normal insanınki gibi midir yoksa farklı mıdır diye ben gider bakardım. Gittiğimde güzel kokudan başka bir şey görmüyordum. Bunun nedenini Muhammed’den sordum. O. Biz peygamberlerin pisliğini toprak yutar” dedi. Bu konuda İbni Sad, Hakim Nisaburi, Ebu Naim ve Kastalani gibi alimlerin kaynaklarında birçok rivayet geçmektedir.
• Başka sahabiler de, “Muhammed’le bir yere gidiyorduk. Kendisi bir ara bizden ayrılıp tuvalet ihtiyacını giderdi. O gelince gidip baktık ki üç taştan başka bir şey yok; toprak yutmuş. Biz onun temizlik için kullandığı o taşları alıp koklayınca misk gibiydi” diyor.

Değerli Dostlar,

Şimdi sizlere, şifa niyetine Hz. Muhammed’in idrarını içenlerin anlattıklarını aktarayım.

• Bereke adında bir kadın, Hz. Muhammed’in idrarını bilerek şifa niyetine içenlerden biridir. Bunlar birçok İslami kaynakta anlatılmaktadır. Üstelik Muhammed bunu duyduğunda, sakın bir daha içmeyin dememiştir. Tam tersine, “Siz artık ağrı duymazsınız, cehennemde yanmazsınız” deyip teşvik etmiştir.
• İslam âlimi Suyuti, yazdığı kitapta “Şifa niyetiyle Muhammed’in idrarının içme” başlıklı bir bölümde olup bitenleri ayrıntılarıyla açıklamıştır. Muhammed’in idrarını içen bir kadının ölene kadar hastalanmamış olduğunu anlatmıştır.
• Kadı İyad, bir kadının Muhammed’in idrarını içtiği konusundaki Hadis sahihtir diye ayrıca not düşmüştür. “Sahih” Arapça bir sözcük olup, “doğru” anlamında kullanılmıştır.

Değerli Dostlar,

Rahatsızlığı bulunan Hz. Muhammed’den zaman zaman “hacamat” denilen yöntemle kan alınırdı. İşte şifa niyetine kendisinden alınan/çekilen bu kanı içenler vardı.
Şimdi biraz da onlardan söz edelim.

• Hacamat yöntemiyle Hz. Muhammed’den alınan kanı içenler: Abdullah bin Zübeyr, Ebu Tayyibe ve Kureyş’ten başka biri. (Hadisçi Buhari anlatıyor). Ayrıca Hz. Muhammed’in kölesi Sefine, Salim Ebu Hind, Muhammed’den hacamat yoluyla alınan kanı içenler arasında. Bilindiği gibi Hz. Muhammed, Uhud savaşında yaralanmıştı. Onun yarasından akan kanı, ünlü sahabi Ebu Sait Hudri’nin babası Malik bin Sinan içiyor ve buna karşı Muhammed, “Kim cennetlik birini görmek istiyorsa bu adama baksın” diyor.
• Abdullah bin Zübeyr bin Avam’ın annesi Esma anlatıyor: “Hacamatçı Hz. Muhammed’den kan alıyordu. Abdullah o kanı içti. Buna karşılık Muhammed ona dua edip ‘ Cehennem ateşi seni yakmaz’ dedi. Üstelik İslam âlimleri bundan anlam çıkarmışlar, adam Muhammed’in kanını içtiği için çok güçlüydü gibi söylemler yazmışlardır.
• Hz. Muhammed’in kanının içildiğine dair birçok bilgi İslami kaynaklarda geçmektedir. Örneğin, Buhari üzerine 25 ciltlik kitap yazan Aynî, tarihçi ve Kuran yorumcusu İbni Kesir, tarihçi İbni Asakir, hadis âlimi Hekim Nisaburi, Ebu Naim Esfehan, Heysemi, Kadı İyad, Kuran yorumcusu Kurtubi, İbni Ebi Asım, İbni Hacer Askalani ve Beyhaki gibi birçok İslam âlimi bu konuyu işlemiştir.
• Hz. Muhammed’in eşi Ümmü Seleme’nin kölesi Sefine de Muhammed’in hacamatla alınan kanını içmiştir. Bunu en başta tüm Hadisçilerin en ünlüsü Buhari işlemiştir. Sefine kendi anlatıyor. Hacamat yoluyla Muhammed’den kan alınıyordu. Kendisi bana, bu kanı götür öyle bir yerde dök ki, kimse ona ulaşamasın dedi. Ben de götürüp içtim. Muhammed içtiğimi öğrenince güldü, diyor.
• Salim Ebu Hind adında biri zaman zaman Hz. Muhammed’den hacamatla kan alıyormuş. Bu kişi de, ben Muhammed’den aldığım kanı içiyordum, diyor.

Değerli Dostlar,

Hz. Muhammed’in idrarının ve kanının şifa olduğu akla ve bilime uyar mı?
İdrarının ve kanının şifa niyetine içilmesine İslam peygamberi Hz. Muhammed’in onay vermiş olmasını düşünebilir misiniz?
Bir kez daha tekrarlayalım:
Hadislerin belgesi yoktur!
Belge yoksa Tarih yoktur!
Belge yoksa rivayet vardır, söylenti vardır, efsane vardır, hikâye vardır, masal vardır…
Özetliyorum:
Kim Hadislerin doğru olduğuna inanıyorsa:
Yukarıdaki iğrenç hikâyelere de inanıyor, demektir!
Hz. Muhammed’e atılan çirkin iftiraları da kabul ediyor, demektir!
Dolaylı olarak Allah’a da yapılan hakaretleri içine sindiriyor, demektir!
Müslüman dostlara soruyorum:
Siz hâlâ uydurma Hadislere inanıyor musunuz?
Seçim sizin!..

Değerli Dostlar,

Bu yazımda, Eylül 2017 tarihli, BERFİN BAHAR Aylık Kültür, Sanat ve Edebiyat Dergisi’ndeki ARİF TEKİN’in makalesinden yararlandım.
Tüm okurlarımın hem BERFİN BAHAR dergisini hem de Arif Tekin’in kitaplarını en kısa zamanda alıp okumalarını öneririm.

Yılmaz Dikbaş

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun