Hocaların ‘Bilim’e Duası Nereye Vardıracak?

Gaziantep İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Nihat Hatipoğlu; “Dinsiz ve ateist devletlerin, aşıyı bir an önce bulmaları için çeşitli dualar üzerinde çalışmaktayız.” dedi. Hatipoğlu gibi birinin rektör olması da ayrı mevzu bahis tabi!

Cübbeli Ahmet Hoca; “O gavur ve ateistler aşıyı, dualarımızla bulacaklar. (…ve devam etti) Bize Kuran’da yerini ilerde gösterecek.” dedi.

Her ikisi de ateistlerin başarılarından medet umarak bu cümleleri kurmuşlar.

Cübbeli diyor ki yani, bizim hiç vaktinde Kuran’da gerekenleri görmediğimiz ya da içinde olmadığı için; bir tarafımızdan element uydurana kadar siz biraz oyalanın elbet uydururuz bir şeyler… dedi diye anladım. Kutsal kitap hani bize yol gösterirdi, demek ki algı manipülesi ile bu şekildeki durumlarla yönlendirilmişiz.

Açıklamalara bakarsanız, Türkiye’de ilerlemesi engellenen bilimden umutlar kesilmiş. Yabancı uyruklu bilim insanlarının üreteceğine inandıkları aşılar için de duaları sayesinde kazanç kazanılacağı da ortada! Demek ki karşı tarafın başarısına bu şekilde yaklaşarak ulaşacaklarını düşünüyorlar. Yazık, utandım. Bu dinci ama dindar olmayan hocaların, Kuran’da yazdığı gibi yeniden imanlarını tazelemeleri gerekiyor.

Diyelim ki bilime emek veren öncü kuruluşlardan, hayatını bilime adamış bilim insanları aşıları buldular. Bu durumu hocalar nasıl, kendi başarılarına çevirmeyi düşünebilir, akıl alır gibi değil. Ülkelerinde ürettiklerini ülkemize hem neden versinler, demek ki bu hocalarımız o uyruklarda aşı olmayı da planlıyor, gözettiklerinden çıkarımım.

Halkı uyutup zenginlik içinde yaşayan bu hocalar, hastalandıklarında neden en iyi hastanelere gidiyor da dua edip evlerinde yatmıyorlar. Her taraflarıyla çelişki dolu davranışlarıyla tanıdık onları.

Yokluğu öven ve bir hırkayla bir lokma ekmeğin yeteceğini tavsiye eden Hatipoğlu’nun evindeki lokmaları ve ceketlerini saymak bu aç halka farz olmalı. Çünkü, izlediği politika günahkarlığa çıkışıdır.  Tripleks evde oturan bu hocalar, evlerinin zekatını ödediklerine dair de kanıt yok. Cüppeli de fakir edebiyatıyla ünlü, zengin yaşamıyla da ünlü, ama çok dinleniyor o da! Azıcık az para verdiğinizde söyleşi yapmayan Hatipoğlu, aşk dualarının temsilcisi, modern dincilerin ilişki uzmanı olmuş Haydar Dümen (kendisini maksadım kıyaslamak değil, büyük bir profesörümüzdür) bile olamadığı gibi Dümenciliği ile Facebook hesaplarında insanların alay konusu olarak ünlenmiştir, evet reklamın iyisi kötüsü yok! Atv de senelerdir besliyor ve ona çok para kazandırıyor. Yalan söylüyorlar, para kazanıyorlar. Hikaye kurguluyorlar, para kazanıyor. Jetsikilerde sonra görebiliyoruz birilerini çıplak kadınlarla… Bence kazandıkları paraları da tek başlarına yemiyorlar. Akşama kadar hamallık edip yokluk çekenlere ar olsun!

Evet, bilim kaybediyor; çünkü hocalar kazanıyor. Tahteravallinin bir tarafında din diğer yanında bilim var; bilim düşüşe geçince yasinler okunuyor, insanlar hikayeleri dinleyip mezara giriyor.

Hocalara son olarak mesajım, din ekseninde söyleyecek bilim için başka şey bulamadığınızdan, alimliğinize alkış!

Kemalist İlkay

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun