Hayyamizm

Ömer Hayyam, çağının neredeyse en bilgesiydi.
Her alanda çok okuyup çok araştırma yaparmış ve sürekli kendisini geliştirmeye adamış. Okuduğu gibi de okutmayı da başarırmış. Dağarcığı çok genişmiş, dağarcığı genişledikçe de genişleterek de tarihe, birçok alanda notlarını bırakmış. O, zamanının çok ilerisindeydi, dünyayı bilgeliğiyle ileriye götürdü.
Hayyamizmin ilk kuralı aydınlanıp aydınlatmaktır.

Çizilen sınırların neye göre çizildiğine merakla irdelemeyi gerektirir. Sınırların yasaklarını kendince belirlemeyi, akıllıca değerlendirmeyi gerektirir. Dinin haramladığı (yasakladığı) şeylerin sebeplerini cümlelerinde kurarak irdeletirdi, birçok şey saçmaydı onun için! Dünyada haram olanların cennette ödül olması, onun için mantığa sığmaz niteliklerdi.

Öznel fikirleri doğrultusunda rasyonalistti; demek ki Hayyamizm rasyonalizmi de içeriyor. Çelişkileri saptayıp, onları kıyas ederek soru sormasını rubailerinde, sosyal deneylerindeki tecrübelerine bağlıyorum (Hayyam’ın toplumcu olduğu ve topluma da düşündüğü çıkarımıyla bu sonuca ulaştım.). Sosyal olmak da Hayyamizme dahildir. Hayyam gibi yaşamayı sürdürmeyi amaçlamak. Hayyamizmi ideolojik kabul göreceklerin, bu doğrultuda hareket etmesi de esas davranıştır.

Hayyamizm, geleceğe doğru bilimle evrene keşifte dünyaya hizmet etmeyi gerektirir. Asırlar sonrasına, dünyaya kalıcı eser bırakmayı gerektirir; hem bilim de hem sanat da. Dünya’ya ve insana hizmet (duyarlılık) gerektirir. Sağduyulu yaşamak, yakınmamak; elini taşın altına koymaktır bir yerde. Yürekli olmak, yüreğini ortaya koymaktır!

Hayyamizm, entelektüel olmayı gerektirir. Yaşamın hakkını vererek, tek yaşam hakkını güzel kullanmayı gerektir. Bilgelikle cehaletten arınmak, cehaletin hüküm sürdüğü yerde bile gerektiği gibi yaşayarak, mutlu yolculuğu hedeflemeyi yine Hayyamizmin içinde dahil buluyorum. Kişi, insanca yaşamayı hedeflemelidir!

“Allah akıldır.” Özgür düşüncenin önemini kavrayıp, dogmatizme yer vermemek gerekiyor.
Hayyamizm, dogmatizme yüzseksen derecelik açı ile terstir.

Hayyamizme göre, hayatta kalmayı hedef de mühimdir. Güçlü olmayı ve belli yere gelmeden de cüretkar olmamayı gerektirir. Nitekim, kimilerinin Hayyam’a yakın sözleriyle derileri yüzülürken, o yaşama gözlerini katledilerek kapatmadı!

Hayyamizm de harbilik şarttır! Söz sahibi olmak için doğru olmak esastır! Kimseye ya da hiçbir şeye eyvallahı olmamalı, tıpkı Hayyam gibi!

Hayyam döneminin hakkını arayarak kazanan; karşısını sözleriyle ve başarılarıyla mağlup eden, direnen; ama hiç mağlup olmayanıydı. Hakkımızı aramaktan korkmayıp, onun gibi bilgelik yolunda güçlenmeyi hedeflemeliyiz.

En anlaşılır en doğru şekilde sözlerle, insanlara sorgu yaptırmaya çalışması ve başarılı olması; insan psikolojisindeki başarısını açıklamaz mı? Bir doğru soru, bile bazı zaman birçok emekten daha faydalı yanıtı sağlar. O, gerçeği doğru sorularıyla vurguluyor, insanları o yönde yönlendirmeye çalışıyordu.
Hayyamizm, insanları tanımayı ve böylelikle gerçeğe yönlendirmeyi de amaçlar.

Hayyam demek, namus demektir. Kimseye kötülük etmez, kimseye haysiyetsizlik etmez. Helal kazanır onu yer ve içer. Namussuzluk yapan müdehalecilere, müdehale edendir!

Hayyamizm, sizin düşüncelerinize zıt kimselerin sizi kendilerine uygun güzellemesini de getirir. Bu büyük bilge müslüman değildi (İslamı da birçok alimden iyi bilirdi), fakat birçok müslüman yazar onu İslamlaştırarak reklam yapar! Fakat, yine de onu araştıranlar er ya da geç ışığına kavuşur. Doğru tektir, Hayyam da tek; çoğaltılsa da…

İnsan duruma göre ideoloji değiştirebilir, bu sebeple insanlar ideolojisizdir. Misal kimi zaman bir muhafazakarın rasyonalist bir tutumda oluşuna tanık olabiliriz, ya da duruma göre yok saymıyor muyuz bir şeyleri; peki her zaman nihilist olmamız savunulur mu? Elbette, hayır! Dini akıllıca öğrendiğimiz vakit, arayışımız rasyonalizmden geçerse, öneride bulunduğum bu anlayış belki en iyisidir; ha bu arada baskın bir ideolojiniz olursa, hacca gitmiş gibi mutlu olurum. 🙂

İnanç, illa olacaksa sevgiden olsun! İnsanı, hayvanı, doğayı ve sayamadığım tüm güzellikleri seven kimseler, yalnızca dünyayı sırtlanmayı göze alabilirler. Nitekim, Hayyam da sevgiden inanarak yürümüştür. Daha güzel bir dünyaya inancı olmasaydı, yorulur muydu? Hayyamizme sevgi de dahil, saygı da!

Asıl, sorun şu ki onun asırlar önce çözdüğü tüm problemleri, anlayamayacak kadar cahil bir toplumun ortasındayız. Hayyam’ın mantığını ah kavrayabilseler, ah akıldan irdeleyebilseler, ah bu dünyayı sevmeyi öğrenseler ne güzel olurdu değil mi?

Hayyam’ın asırlar öncesi çözdüğü problemlere kaldığı yerden ışımak ümidiyle.

O’nun birkaç dörtlüğü ile yazımı tamamlıyorum, ayrıca biyografisini merak edenler için Twitter hesabımdan dostlarla yaptığımız zincir başlığımızı da ekliyorum.

https://twitter.com/KemalistIlkay/status/1069938800997122048?s=20

Tanrı bizi çamurdan yarattığında,
Biliyordu bu dünyada ne işimiz olacak.
İşlediğim günahlar hep onun emriyledir
O halde cehennemde beni niçin yakacak?

Yolumun üstünde bir tuzak kurdun,
Bir de diyorsun ki: Yürü iznim var!
Cihanda kudretin her yere hakim,
Beni yürüten sen, adım günahkar…

‘Irmaklarından şaraplar akacak’ diyorsun,
 Cennet-i alâ meyhane midir?
‘Her mümine iki huri’ diyorsun,
Cennet-i âlâ kerhane midir?

Tanri bize cennette vaat ettiği şarabı,
Niçin haram etsin bu dünyada, akla sığar mı?
Bir sarhoş arap, devesini vurmuş Hamza’nın,
Peygamber de yasak etmis Arap’a şarabı!

Beni özene bezene yaratan kim? Sen!
Ne yapacağımı da yazmışsın önceden.
Demek günah işleten de sensin bana,
O zaman nedir o cennet, cehennem?

İçin temiz olmadıktan sonra,
Hacı hoca olmuşsun kac para!
Hırka tespih post seccade guzel
Ama, TANRI KANAR MI BUNLARA?

İnsan son nefesine hazır gerekmiş,
Nasıl ölürse öyle dirilecekmiş. 
Biz her an şarap ve sevgiliyleyiz; 
Böyle dirilsek işimiz iş… 🙂

One thought on “Hayyamizm

  1. Allah varsa tek peygamberle insanları düzeltememiş mi?Hayyam peygamber üstüdür.ATE’ist lerin peygamberidir.Din getiren peygamberlerin hangisi başarılı oldu.Şuna şükür ki Muhammet “Son peygamber benim”diyerek saçmalığa son verdiTüm peygamberler yaşadıkları yerlerden kaçtılar.Her şey alnımıza yazıldı ise -peygamberlere görev verilirken “Saldım çayıra,mevlâm kayıra mı oldu !”Hangi peygamber “Benden sonra -halifeler,din ibişleri-muskacılar,yetmefi evliyalar türesin mi dedi ?Hangi sinin dedikleri doğru.?Yeni çıkan din; eski dini ve inananları düşman ilan ediyor !Allah öyle mi emretti !İnsanlar din savaşlarına nasıl kandırılıyordu.Bu dünyada sahip olamadıklarını görünmez alemde vaat ederek.Ama savaş ganimeti ve yaşamdaki tüm iyi ve güzelliklere ilk seçip sahip olmak Allah’ın emri ve lafızanı ile peygamberlere aitti !Gözle görünmeyen bir varlık ne din ne iman nede ırk ayırımı yapmadan ders verdi insanoğluna.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun