Hayalperest Hatırat

Bu aslında bir teşekkürnamedir.

49 ağustos geçmiş…
Hiç farkında olmadan..
Neler var neler…
Daha tapeler kaset komploları yok iken vardı benim kasetim…
Çok stratejik sorulara makul cevaplar…
-Valiler nerede bulunur.?
Vilaletlerde…
-Kaymakamlar nerelerde bulunur..?
Kazalalda…
Gibi gayet güzel ve net cevaplar verdiğim (il değil vilayet, ilçe değil kaza…).
49 tane 365 de kaç kere dinledim…
Bir kere hatırlıyorum..!
Herhalde..!
Günü gelince servis edilecek aleyhte…
Sonra…
Kahramanlarım oldu.
Sabahın yedisinde sekizinde uyandığımda oyun arkadaşlarım oldu parmaklarım…
Biri birini hep kovaladı…
Birisi hep kaybetti, ama hiç kırılmadı hiç ölmedi…
Şairin dediği gibi “sol elim
acemi elim
zavallı elim.”
Hayallerimin ilk başrol artistleri…
İlkokul zift kokulu rabıta tabanlı sınıflar…
Sabah zor kalkışlar…
Farklı arkadaşlar…
Sonra sirenler oldu ilanlar oldu, yamuk yumuk duran sokak direklerindeki alüminyum hunilerden…
Çok saçmaydı, o yamuk duran huninin düzen telkinleri…
Oysa, güzel kitaplar okunurdu tüm aileye yatmadan önce yer döşeklerinde…
Ne düşünüyor ne hayal ediyor ne yazıyorsam, onların payı büyük…
Zamanla kahramanlar değişiyor
Ve hayaller de…
Maradona, Cemil, Selçuk…
Her mahalle maçlarında hepsi ayrı bir çocuk…

Kimi Bruce Lee,
Kimi tek kollu kahraman Wang’yu
Ve ben hep Tom’cuydum fareleri hala sevmem; Jerry ne kadar sevimli çizilsede…
Hikmet Şimşek amcayı sevemedik o zamanlar westernleri geciktiriyor diye..
Şimdiler de Moonlight Sonata ile uyuyorum…
80‘ler…
90‘lar…
Hayaller…
Aşklar…
Gerçekler…
Hep ‘varlar’dı.
Anlamakta zorlandığım..!
80’ler, 90’lar dediğin zamanın 100 diyecek iken, 2000’ler olmasıydı..!
Milenniyummuymuş neymiş…
Hiç hayal içermiyor…
Hayal kurun bol bol..!
Ben kuracağım…
Hayallerime destek olan tüm kahramanlar, tüm oyunlar, arkadaşlar, dostlar, akrabalar, anne/baba, eş/evlat; hayatımdaki tüm insanlar görüp ve görmediklerim…
Hepinize çok teşekkürler…

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun