Hangi İslam! (1)

Hangi İslam diye sorulan bir soru, ilk etapta tuhaf gelecektir elbette ama İslam’ı belirleyen yegane kaynak Kur’an olduğu halde insanlar, İslam kisvesi altında farklı dinler yaşamakta farkına varmadan. Aslında suç dindar insanlarda değil, onlar kendilerine öğretilen dini en güzel şekilde yaşamaya çalışıyor lakin farkına varmadan birilerini kendilerine „Efendi“ ediniyorlar.
Binaenaleyh, suç Ruhban sınıfında!

Bizzat ALLAH Kur’an da şöyle aydınlatıyor bizleri:

Tevbe Suresi 31: Allah’ın yanında hahamlarını ve ruhbanlarını da rabler edindiler. Meryem oğlu Mesih’i de öyle. Oysa kendilerine, tek olan Allah’tan başkasına ibadet/kulluk etmemeleri emredilmişti. İlah yok o tek Allah’tan başka. Onların ortak koştuklarından arınmıştır O.

Bu ayeti Peygamberimiz muhteşem şekilde tefsir ediyor:

Önceleri bir Hristiyan olan Adiy b. Hâtim, İslâm’ı kavrayıp anlamak niyetiyle, şüphelerini gidermek için Hz. Peygamber’e birkaç soru sorar. Sorulardan biri “Bu ayet bizi, âlimlerimizi ve râhiplerimizi rabler edinmekle suçluyor. Bunun gerçek manası nedir? Zira biz onları kendimize rabler edinmeyiz” der. Hz. Peygamber cevaben: “Siz onların gayr-i meşru ilân ettiklerini haram, meşru dediklerini (helâl) sayıp öylece kabul etmiyor muydunuz? ” Adiy, “evet böyledir” diye tasdik eder. Hz. Peygamber, “İşte bu sizin onları kendinize rabler edinmenizdir” buyurur.
(Mevdudi, Tefhim, (Türk. Çev.) II, 209) .

Rabb kelimesinin türkçe karşılığı ‘Efendi’dir. Kendilerinde haram ve helal etme yetkisi olduğunu iddia edenleri Resulullah ‘Şirk’ ile suçluyor çünkü ‘Efendi sadece Allah’tır’.

Haramı-Helalı belirleyen yegane kaynak Allah’tır, onun dışında hiç kimse, buna Nebi dahil, haram kılma yetkisine sahip değildir!

Buyurun Kur’an’dan dinleyin:

Yunus Suresi 59 De ki: ‘Ne oldu size de Allah’ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram yaptınız bir de helal? ‘ De ki: ‘Allah mı size izin verdi, yoksa Allah’a iftira mı ediyorsunuz?‘

A’raf Suresi 32 De ki: ‘Allah’ın, kulları için çıkardığı süsü, güzel ve tatlı rızıkları kim haram etmiş? ‘ De ki: ‘Dünya hayatında inananlar için de var. Kıyamet gününde ise yalnız inananlar içindirler.’ Bilgiden nasipli bir topluluk için biz, ayetleri böyle ayrıntılı kılıyoruz.

Maide Suresi 87: Ey iman sahipleri! Allah’ın size helal kıldığı şeylerin temiz ve güzel olanlarını haramlaştırmayın; azıp sınırı aşmayın; Allah azıp sınırı aşanları sevmez.

En’am Suresi 119: Size ne oluyor da üzerine Allah’ın adı anılmış olanlardan yemiyorsunuz? Zorda kalışınız dışında üzerinize haram kıldığını bizzat kendisi size ayrıntılı olarak açıklamıştır. Birçokları ilimsiz bir biçimde kendi keyiflerine uyarak halkı şaşırtıyorlar. Hiç kuşkusuz, senin Rabb’in sınır tanımaz azgınları çok iyi bilmektedir.

En’am Suresi 140: Şu bir gerçek ki, ilimsizlik yüzünden öz evlatlarını beyinsizce katledenlerle Allah’ın kendilerine verdiği rızıkları, Allah’a iftira ederek haramlaştıranlar gerçekten hüsrana uğramışlardır. İnan olsun, sapıtmışlardır onlar; hiçbir zaman doğruyu ve güzeli bulamazlar.

Maide Suresi 63: Ruhbanları ve hahamları onları, günah oluşturan sözlerinden, haram yemekten alı koysalardı olmaz mıydı? Ne kötüdür onların sınaat/teknoloji olarak üretmekte oldukları.

***
Evet Yunus Suresi 59 ‘u çok iyi okumak gerek, zira orada Allah:
“Ne oldu da size, birini haram birini helal ettiniz “ diye sesleniyor?

Bazı akıllı geçinenler çıkıp ‘Efendimiz, Şeyhimiz de haram kılar, o da o yetkiye sahip’ diye boş lakırdı edeceklerdir. Halbuki Kur’an bu sözün de önünü kesmiştir.
Peygamberimiz hayatında kendi nefsi için bir kez bir şeyi haram etmeye kalkışmış ama ALLAH buna izin vermemiştir.:

Tahrim Suresi 1: Ey Peygamber! Allah’ın sana helal kıldığı şeyi, eşlerinin hoşnutluğunu isteyerek neden haramlaştırıyorsun? Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.’

Peygambere dahi bu yetki verilmemişken senin Efendin, Şeyhin kim oluyor kardeşim? Nebi’den yüksek mevkide mi sizin efendileriniz?
Size din diye dayatılan Allah’ın dini değil kardeşim; hocaların, şeyhlerin yani ruhban sınıfının uydurduğu, kendi menfaatlari için sizi kandırma amaçlı kullandıkları bir araçtır sizin dininiz.
Din adamı diye bir kavram var mı İslam dininde? Kur’an da geçmez ve din adamı diye bir terime de izin vermez Allah!

Evliya diye bize anlatılan, keramet ehli, insanüstü varlık, mucize gösteren ve metafizik alemlere dalan, bir insan tipi İslam dininin asla kabul etmeyeceği bir şeydir.
Arapça da ‘VELİ’ tekil, ‘EVLİYA ‘ çoğuldur. Ve manası destekçi, dost, koruyucudur..
Kur’an da Veli ve Evliya geçen ayetler.

A’raf Suresi 3: Rabbinizden size indirilene uyun; O’nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

Bakara Suresi 107 Bilmedi mi ki göklerin de yerin de mülk ve saltanatı yalnız Allah’ ındır. Sizin için Allah’tan başka ne bir veli vardır ne de bir Nasır/yardımcı.

Ankebut Suresi 41: Allah’ın berisinden veliler edinenlerin durumu, bir ev edinen dişi örümceğin durumuna benzer. Ve evlerin en güvensizi/en zayıfı elbette ki dişi örümceğin evidir. Keşke bilselerdi!

Zümer Suresi 3: Gözünüzü açıp kendinize gelin! Arı-duru din yalnız ve yalnız Allah’ındır! O’ndan başkasını veliler edinerek, ‘biz onlara, bizi Allah’a yaklaştırmaları dışında bir şey için kulluk etmiyoruz.’ diyenlere gelince, hiç kuşkusuz Allah onlar arasında, tartışıp durdukları konuyla ilgili hükmü verecektir. Şu bir gerçek ki, Allah, yalancı ve nankör kişiyi iyiye ve güzele kılavuzlamaz.

Şura Suresi 6: O’nun berisinden veliler edinenlere gelince, onlar üzerine gözcü de Allah’tır. Sen değilsin onlara vekil.

Şura Suresi 9: Yoksa O’ndan başka veliler mi edindiler? Allah! O’dur gerçek dost. Ölüleri O diriltir. O herşeye güç yetirir.

Şura Suresi 46: Onların Allah’tan başka kendilerine yardım edecek velileri yoktur. Allah’ın saptırdığı kimse için artık hiçbir yol yoktur.

Casiye Suresi 10: Arkalarından cehennem! Kazanmış oldukları da Allah dışında edindikleri veliler de onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. Çok büyük bir azap vardır onlar için.

Kehf Suresi 102: Küfre sapanlar, beni bırakıp da kullarımı veliler edineceklerini mi sandılar. Biz cehennemi bir konuk evi olarak inkârcılar için hazırladık.

A’raf Suresi 196: ‘Benim veli’m, o Kitap’ı indiren Allah’tır. O, hayır ve barış seven kulları koruyup gözetir.’

Rad Suresi 16 De ki: ‘Göklerin ve yerin Rabbi kim? ‘ De ki: ‘Allah.’ De ki: ‘O’nun yanında başka Evliya mı/destekçiler mi edindiniz? Bunlar kendilerine bile yarar sağlayıp zarar verme gücünde değiller.’ De ki: ‘Körle gören yahut karanlıklarla ışık bir olur mu? Yoksa Allah’a, tıpkı O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da yaratış/yaratılanlar kendileri için benzeşir hale mi geldi? ‘ De ki: ‘Allah’tır her şeyi yaratan, O’dur Vâhid ve Kahhâr olan.’

Ahkaf Suresi 32: Allah’ın davetçisine uymayan, yeryüzünde hiç kimseyle yarışamaz/hiç kimseyi âciz bırakamaz. Böylesinin, Allah dışında/Allah’ın davetçisi dışında Evliyası da olmaz. Böyleleri apaçık bir sapıklık içindedir.

En’am Suresi 121: Üzerine Allah’ın adı anılmayanlardan yemeyin. Böyle bir şey tam bir yoldan çıkıştır. Şeytanlar kendi Evliyasına/dost ve destekçilerine sizinle mücadele etmeleri için elbetteki vahiy gönderirler. O şeytan Evliyasına boyun eğerseniz kesinlikle müşrikler oldunuz demektir.

***
Evet ne diyor bu dinin kitabı?
A’raf Suresi 3 Rabbinizden size indirilene uyun; O’nun berisinden bir takım velilerin ardına düşmeyin! Siz ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

Kur’an-ı Kerime göre her Mümin Allah’ın velisidir.

O halde nasıl oldu da bize Veli ve Evliya kavramı başka manalarda satıldı?
Hala Cami köşelerinde şu vaazı duymuyor muyuz? “Siz Kur’anı okumayın, anlamazsınız”.
Okumazsanız kandırılırsınız, böyle kandırıldınız işte!

Ali İmran Suresi 78: Onlardan bir zümre vardır, aslında kitap’tan olmayan bir şeyi siz kitap’tan sanasınız diye, dillerini kitap’la eğip bükerler.O, Allah katından olmadığı halde “Bu, Allah katındandır.” derler. Bilip durdukları halde, Allah hakkında yalan söylerler.

Evet ne yapıyormuş bunlar? Allah katında olmadığı halde bize „Bu, Allah katındandır.“ diyerek yalan söylüyorlarmış.

Artık uyanmanın vakti gelmedi mi?

Ya-sin Suresi 11 Sen ancak o zikire/Kur’an’a uyan ve görmediği halde Rahman’dan korkan kimseyi uyarırsın. Böylesini, bir bağışlanma ve seçkin bir ödülle müjdele!

devamı gelecek…
En doğrusunu bilen ALLAH´tır.
Hatasız olan sadece odur.
Saygılarımla…
Mustafa Çelebi

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun