#GeleceğinTrendleri: Tıp – Bağışıklık sisteminin hedefe yönelik uyarılması sayesinde daha iyi aşılar mümkün mü?

Max Planck Kolloidler ve Arayüzler Enstitüsü’nden kurulmuş bir özel şirket, Cutanos GmbH, ciltteki bağışıklık hücrelerini özel hedeflere uygun olarak ayarlayabilmek için kullanılacak bir yöntem geliştirdi. Bu şekilde çeşitli enfeksiyon ve hastalıklarla hedefe yönelik mücadele edilebilir. (Not: Mesela bir hastalığa karşı, bedende her türden bakteriyi öldüren antibiyotik yerine, sadece hastalık nedeni olan tek tür bakteriyi öldüren antibiyotik geliştirmek. Burada söz konusu olan yöntem, antibiyotik kullanmak yerine, vücudun bağışıklık hücrelerini tek bir patojene karşı mücadeleye ayarlıyor. Normalde bağışıklık hücreleri patojene karşı ilk müdahalesinde – antibiyotiğe benzer şekilde – geniş çaplı saldırıya geçiyor.)

Patojenlere karşı spesifik bağışıklık tepkisi

Langerhans Hücre Hedefli Gönderim Sistemi’ni (LC-TDS) yüklemiş Langerhans hücresi (kırmızı işaretlenmiş). Resim: Cutanos GmbH

Bir virüs veya bakteri vücuda girdiğinde, bağışıklık sisteminin çeşitli hücreleri, onları antijen denilen, özel molekül yapısı sayesinde tanımlar. Bu nedenle antijenler, bağışıklık hücrelerini belirli patojenlere karşı eğitebilecek, aşılar veya immün terapileri için tercih edilen yaklaşım noktasıdır. Ancak, antijenler, farklı bağışıklık hücreleri üzerindeki farklı reseptörler tarafından algılanır; bundan dolayı genellikle görece geniş bir bağışıklık tepkisi verilir.

Potsdam’daki Max Planck Kolloidler ve Arayüzler Enstitüsü’nde, ilk kez belirli bağışıklık hücrelerine hedefli bir şekilde antijenler göndermeyi mümkün kılan bir yöntem geliştirildi. Bu şekilde kontrollü bir bağışıklık tepkisi tetiklenebilir. Yöntemin hedefi olan hücreler, genelde derinin üst tabakasında bulunan ve üzerinde Langerin reseptörünün bulunduğu Langerhans hücreleridir. Yeni geliştirilen teknik yapay ligandlara dayanmaktadır; ligandlar Langerin’e bağlanır ve böylece bu bağışıklık hücrelerine özel erişim sağlar.

Hedef Langerhans hücreleridir

Cutanos GmbH’deki araştırmacılar, geliştirilen yönteme Langerhans Hücre Hedefli Dağıtım Sistemi (LC-TDS) ismini verdi. Teknolojinin özü, Langerin’e özgü liganddır. Yöntem ayrıca gönderilecek etken maddeleri veya antijenleri hedeflerine ulaştıracak bir taşıma sistemine de sahiptir.

Ligandlar, taşıma sistemi üzerinde çok sayıda oturan yapay üretilmiş bir moleküldür. Böylece Langerhans hücreleri lıgandları doğal bir patojen gibi algılar ve işleme alır. Taşıma sisteminde lipozomlar, proteinler veya başka mikropartiküller kullanılır.

Deneylerde araştırmacılar, LC-TDS’nin Langerhans hücrelerinin yüzde 97’si tarafından kabul edildiğini ve vakaların sadece yüzde 0,1’inde başka hücre tiplerine iletildiğini gösterebildiler. LC-TDS böylece son derece spesifik etken maddelerin hücrelere gönderilmesine izin veriyor. Langerhans hücreleri cildin üst tabakasında yer aldığından ve mikro iğnelerle ulaşılabildiğinden prosedür ayrıca minimal invaziftir.

Geliştirmenin devamı için gerekli finansman sağlandı

Cutanos, LC-TDS bazında antiviral aşılar ve otoimmün hastalıklara karşı tedaviler üzerinde çalışıyor.

Şu anda öncelikli olarak, LC-TDS pazara hazır hale getiriliyor. Bu, Viyana Üniversitesi kampüsünde gerçekleşiyor. Yöntem tescil edilmiştir, böylece bir “tohum aşaması finansmanı” (seed funding = finans terimi) turunda yeterli finansman güvence altına alınmıştır. Max Planck Enstitüsü Biyomoleküler Sistemler Bölümü Direktörü Peter H. Seeberger, “Cutanos’un kuruluşu, temel araştırmalarda sağlanan, geçit niteliğinde, keşiflerin uygulamaya götürülmesinin ve aynı anda önemli ve çeşitli tıbbi sorunlara uygun çözüm imkânları sunulmasının, mükemmel bir örneğidir” diyor.

Bu yazı Tweet zinciri olarak da yayınlandı:

Nizamettin Karadaş

Kaynaklar:

Max-Planck-Gesellschaft

https://www.trendsderzukunft.de/medizin-bessere-impfstoffe-dank-gezielter-stimulation-des-immunsystems/ , 29.06.2021

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun