Fermantasyon (Mayalanma)

Bir kenara bırakılan meyve suları bazen mayalanırlar, yani tadı farklılaştıran değişimlere uğrarlar. Aynı şey ıslatılmış tahıl için de geçerlidir.

Aç ya da susuz kadim insanlar, bu türden mayalanmış şeyleri yediler ve sonradan tadını ve yaptığı etkileri sevdiklerini anladılar. Aslında tükettikleri şey, maya tarafından şeker ve nişastalardan oluşturulan alkoldü. Böylece sarhoş oldular ve kendilerini mutlu hissettiler. (Bu, sadece insanlara özgü değildir. Bazen kuşlar ve hayvanlar açgözlülükle mayalanmış meyveleri yerler ve onlar da gerçekten sarhoş olurlar.) Bu olay, tarih öncesi zamanlarda gerçekleşmiş olabilir; ancak MÖ 1800 yıllarında mayalanmış besinleri tüketmek öylesine yaygındı ki çok fazla bira etkisindeyken yapılan kötü ve ahlaksızca hareketlere karşı kanunlar koymak gerekli olmuştu. Aslında tarımın başlangıcından bu yana hububatuna dönüştürülüyordu; sonra su katılıyor ve yassı, sert, fakat besleyici bir ekmek yapılıyordu. Fakat bazen su katılmış un mayalandı ve ekmeğin kabarmasına ve süngerimsi olmasına yol açan gazlar (karbondioksit) salgıladı. Sonuç yassı ekmek kadar besleyici, fakat daha yumuşak ve yemesi daha zevkli olan mayalanmış ekmekti (Latince “yükselmek” anlamındaki sözcükten).

MÖ 1800 yıllarından hemen sonra bunu keşfeden Mısırlılar, sonunda bu sürecin kontrol edilebileceğini anladılar. Pişirilmeden önce mayalanmış ekmeğin bir kısmı saklanır ve henüz mayalanmaya başlayan hamura eklenirse, taze hamur da mayalanıyordu. Böylece iş şansa kalmamış oluyordu.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun