Evliler, Boşandıktan Sonra Ne Yapıyor?

“Bekâra karı boşamak kolaydır!” diye çirkin bir sözü, çirkin atalarımız üretmiş. Ulan gerzek, karı demek, eş demek, hanım demek, yatağı paylaştığım, ölümüne sahip çıktığın çocukları doğuran, her yönden arkanı toplayan biri değil mi?

“Erkek değil mi, aldatır!” Bu da bizim gerzek ataların üretimi. Buna cevap verenin ağzı, burnu yumulsun.

“Karı benim değil mi, döverim de, severim de!”  Hassss. Şerefsiz, sen sadece sevmekle görevlisin, diğer haltları yapmak senin acizliğini gösterir. Bu iğrenç deyim de bizim ataların üretimi…

“Karının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin!” Böyle bir atam olmasından dolayı utanç duydum, başka da bir şey demiyorum. O sıpa sana girsin!

“Kadın, kocasından habersiz evden dışarı bir adım atarsa, dalağın biri boş olur, 3 adım atarsa evlilik tamamen boş olur!” Sayma özürlü atalarımız bunu şöyle anlatmaya çalışmış: İnsanda iki dalak var. Demek ki ikinci adımda ikinci dalak boş oluyor, kadında üçüncü dalak olsa, aslında evlilik yıkılmayacak. Veya, bir kadında bin dalak olsa mesela diyorum, kadın kocasından habersiz 999 defa dışarı adım atabilir… Bu çirkinlik de bizim ataların üretimi.

Bir de, CeHaPe zihniyeti, ülkede üretim yok diye bağırıyor. Bunlar ne be! Bunları bizim atalarımız üretmedi mi?

Neyse, ben konuyu şuraya getirmek istiyorum: Evlilik bitti, sevgi ve aşk bitti, hatta saygı da bitti ve sonuçta boş oldun… Boş olunca ne oluyor? Sudan çıkmış balığa mı dönüyorsun, iyi ki bitti bu lanet mi diyorsun, beladan kurtuldum mu diyorsun? Saymakla bitmez cümlelerin var…

Bela okumalar vardır: Benden sonra biriyle birlikte olamazsın umarım!  Ee, bu nasıl olacak? Erkekse, basireti bağlanacak veya çükü kopacaktır. Kadınsa, cinsel hastalığa mı yakalanacak? Doksan yaşına kadar bekâr kalsa bu durum sana nasıl bir mutluluk verir?

Mesela;  yorganı, yatağı hatta komple yatak takımını yakan var. Zaten bir bit, pire görünce bunları yakıyor bizim insanlarımız, bir de boşanınca… Demek ki, boşandıktan sonra, evlilik zamanı yaşanan her şey bir bit değerindeymiş!

Yüzünü görmeyeyim, o bana yeter mi diyorsunuz? Geçmişte yaşanılan o iltifatlar, öpüşmeler, sarılmalar, yatakta sabahlamalar, aynı bardaktan, kaşıktan yeme içmeler… Artığın bana pis gelmiyor demeler, hatta terli halini bile koklamalar… Bunlara verilecek cevabın yok değil mi? Geçmişi inkâr edince, sıfırdan doğmuş gibi olduğunu sanıyorsun. Oysa, en kötü geçmiş bile bir insan tecrübesi, hayat bilgisi ve hatta anlatılacak anı bırakmadı mı? Onlar senin için faydalı olamaz mı? Demek ki beddua iyi değil!

Başka?

O zaman “şey” di!.. Ayrılınca bunu bile diyen var! Bu nasıl bir kin, nefret, pis bir düşünce ve hatta alçak bir zihniyet yahu! Diyelim bunu erkek için diyor: Nedir o “şey” olan? İktidarsız mı? Evliyken nasıl sabrettin? Diyelim bu ifade kadın için dendi. Nedir o “şey” olan? Lezbiyen, cinsel sorunu olan vs mi? Evliyken eşekle mi yattın? Bu da iğrenç bir noktaya götürüyor bizi.

Boşandıktan sonra, saatlerce, hatta günlerce ağladın mı? Bu kusurlardan kurtulup, bundan sonraki şansını daha iyi değerlendireceğin bir tecrübe edinmişsindir. Artık, sen daha olumlu bir insan olursun.

Tekrar geri dönüp, eski o güzel günlere dönelim mi diyorsun? Zor. İmkânsız demiyorum, ama zor. İki taraf da “ben eşeklik ettim!” demezse bu geriye dönmeler zor. Çünkü, hiçbir evlilik bir kişinin istemesiyle boş olmaz. Hiçbir kavga da bir kişinin çıkarmak istemesiyle çıkmaz. Demek ki, her şey iki taraflıdır; suç da, özgürlük de, pişmanlık da…

Ta başa geri dönersek:

Ayrılıp da, geri dönüp, başkasıyla birlikte olursan seni öldürürüm diyen, hatta öldüren beyni sapıklardan bilinçli olarak bahsetmedim. Onlar zaten sapıklaşmış kişilerdir. Fakat, o sapık, evliyken de sapık değil miydi? Bir gecede mi sapık oldu?

Bu kadar kötü şeyleri şunun için yazım:

Sen ne yaparsan, ayrıldığın eşin de aynısını yapma hakkına sahip. Onun da senin gibi aynı şansı ve hakları var.

Sözün özü şu: Ya kusurları affederek ayrılma, ya da insanca ayrıl, ayrıldıktan sonra insan ol ve karşındakini de insan yerine koy.

2 thoughts on “Evliler, Boşandıktan Sonra Ne Yapıyor?

  1. Galiba ayrildiktan sonra insanlar oz saygisini yitiriyor. Bu sekilde hitaplar konusmalar nedense bana her zaman kendine olan saygisini yitirmis insanlari hatirlatiyor. Gormemezlikten gelinen kusurlar neden bir anda nefret sebebi olarak ortaya boyle sert bir sekilde konulsun ki? Yasadiklarina paylastiklarina saygisi olmayan bir insanin, iyilikleri goz ardi ederek sadece olumsuzluklari hatirlayan bir insanin bence oz saygi haricinde vicdani problemleri de vardir. Yaziniz icin cok tesekkur ederim. Bu arada yanlis bilmiyorsam o dalak degil orjinali talak olmasi lazim. Hani imam nikahinin bozulmasi icin uc talak la bosadim/bos oldu diye. Galiba oyleydi. Yanlis hatirliyor da olabilirim. Yanlis ise siz kusuruma bakmayin. Yaziniz icin ise tekrar tekrar tesekkur ederim.

    1. Güzel yazı için teşekkür ederim.
      Talak kısmı doğru ancak, Anadolu müslümanlığı bu işi dönüştürmüş. İlk adımda birinci dalak, ikinci adımda 2. dalak, sonrasında dalak kalmadığı için zaten boş diye kendine içselleştirmiş.
      Normalde, Anadolu’da, evinde uğursuzluk olana Dalaksız da denirdi. Evlilikte dikiş tutturamayan anlamında…

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun