En Güzel Hikaye Henüz Yazılmayı Bekliyor.

“Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar!”

Başöğretmen, Mustafa Kemal Atatürk.

Atamızı keşke çok önceden anlasaydık. Biz kaliteli yazıları anlayacak kadar kültürlü değiliz. Bizler cehaletin hüküm sürdüğü ve sistemin arzu ettiği kitaplardan gözümüzü alamıyoruz. Okunması gereken yazarlar çoğunlukta okunmamakta. Okusalar ne olurdu, çok güzel yazsalardı ne olurdu derseniz, bambaşka bir Türkiye derdim. Günümüzde en büyük yazarların sıkıntısı okur bulamıyorlar, bu konuda üretim de başarılı kalemler ise, yalnız eski yazarlar olarak çoğunlukta bilinmekte. Bize düşünsel anlamda gelişmemiz için bu konuda fikir verecek bir sistemde yer almadık. Bazı yazar dostlarımla konuşurken ya da biyografik geçmişleri incelerken, çocuklukta insanların değişik becerileri var iken zamanla geliştiremediği ya da olanaklar elinde olmadığı için kullanılmayan yeteneklere sahipler. Bu yetenekler ülkemiz yarınları için umudumuz olabilir. Unutmayalım ki, Dostoyevski olmasaydı Rusya ilerlemezdi. Bir toplumu ileri götüren şey her zaman sanattır. Sanatsa, diktatörlerin egemen olduğu toplumlarda bile hükmünü sürdürür.

Teknoloji çağında tüm ailelerde en büyük problem iletişimsizlik; aynı evde başka dünyalarda yaşıyoruz, aynı evde kimi #Facebook ‘a, kimi #Instagram ‘da, kimi #Tiwitter ‘da, hatta kimiyse film ya da tv izlemekte. Evler büyüdü ve dünyalar oldu, gezegenimiz ise galaksi adeta. Peki çocuklarınızda neler kaçırıyorsunuz? Onların hayal dünyasını ne kadar biliyorsunuz, elbette harçlığı ve ihtiyaçlarını karşılayınca rahatsınız. Enstantaneler aklınızda ne kadar var, şimdi soruyorum size? Okula götürürken dinlediğiniz kadar mısınız? Onları ne kadar tanıyorsunuz? Lütfen bu sorularımı iyice irdeleyin, çünkü onların hayal dünyalarıyla yarınları biçimlendirebiliriz.

Çocukların yarınlar için algısını yönlendiren bir sistem ile karşı karşıyayız. Hoş bizlerin zamanı onlara binaen çok daha güzeldi, ama yine de kötünün iyisiydi. Mesela ben de Pamuk Prenses’i okuyarak büyüyen, Uyuyan Güzel’i okuyarak hayaller kuran bir çocuktum. Aklımda hep beni kurtaracak bir prens vardı. Güçlü bir kadın olmam istenmiyordu hikayelerde. Dünyanın kadınlara bir oyunu olabilir belki bu durum, çok ayrıntısı var elbette sosyolojide, fakat şimdi ayrıntıya girerek konuyu dağıtmak istemiyorum. Bu konuda birkaç önemli insanlardan iletişime geçtim, güncel çocuk kitapları resmen onların katilliğe yönlendirecek kadar cani karikatür ve fikirler ile dolu olunca, bir şeyler yapmalıydım bir vatandaş hatta önce bir insan olarak. Kısıtlıydı yapabileceklerim, kime hangi hikayeyi yaz diyebilirdim. Ömer Seyfettin doğmuştu, keşfi bekleyen küçük Seyfettinler ya keşfedilmemiş ise? Ya çocuklarımızdan dahiyane yazılar yakalayabilirsek, benim açmayı düşündüğüm kapıya artık başlayabilirim.

Çocuklarımızın güzel dünyaları belki de keşfi bekliyor, onları hikaye yazmaya yönlendirmeliyiz. Belki büyük ses getirirse de bu yazıları kitap halinde zamanla da arşivleriz. Hem çocuklar yazma yeteneğini geliştirir, hem onların hayal dünyasını okur, hem de birçok çocuk zihinsel olarak da güncelliğiyle iletişimde olarak birbirlerini ilerletirler, bizler gibi.

Kültürümüzü arttırmak ve cehaleti yenmek için okumalıyız, zamanla da okuduklarımızın kalitesinin artacağı gibi, ilerleyeceğiz de.

Atatürk’ün diğer liderlerden önde olmasını okumasına bağlarım, emin olun hayatta olsaydı, tüm çocukları okumaya yönlendirirdi.

gundemarsivi.com ‘a üye olun lütfen, ben de hemen yazarlığınızı onaylarım. Çocuklarınızın yeteneğiyle onlara hikaye yazdırın, onları lütfen yönlendirin. Sağlıksız kitaplar okumaktansa belki birbirlerinin hikayelerini okurlar.

Eleştiriyorlarmış bir de birbirlerini, ah hayallerimde onlar o kadar tatlı ki, keşke hayal dünyam gerçek olsa.

Hiçbir yazar popülist değildi, hiçbir yazar bir yazı ile kalmadı ve hiçbir yazar ilk yazdığı kalitede devam etmedi. Yazacak çocukların, belki ilk etapta alkışlayanı az olacak, ama kendilerine öz güveni artacaktır. Sakın ola, çocuklarınızın yazacaklarında da beklentileriniz tavan yapmasın. Çünkü, onlar hala çocuk. Kendilerini ifade etmeleri için onları cesaretlendirin. Onları dinlemezseniz de içlerine kapanacaklarını unutmayın. Onları yarınlarına uygun yetiştirmenizi temenni ediyorum.

“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.”

Başöğretmen, Mustafa Kemal Atatürk.

2 thoughts on “En Güzel Hikaye Henüz Yazılmayı Bekliyor.

  1. İlkay’ım en güzel hikayeleri çocuklarımıza verecek olanlar bizleriz. Anne baba olmak çok zor öncesinden bilmiyoruz ki en en iyi anne baba nasıl olunur, sadece çaba sarf etmeliyiz emek vermeliyiz insan en çok sevdiklerine emek vermeli ki dış dünyanın da kıymetini bilebilsin.
    Genç yıllarımda bu duygularla iki oğlumu büyütürken aile içi paylaşımı daha güzel dışarıya da dönük yardımları olsun diye kimsesizler yurdundan hafta sonu evime misafir çocuk getiriyor annelik yapmaya, paylaşımcı olmalarına katkıda bulunmak istiyordum.
    İsmi Ahmet Maraşlı bir çocuktu, yurtlardan gelen çocuklar herkese anne der Ahmet te bana anne diyordu. Birgün kocam evimize gelirken balkondan baba diye bağırmış. Babamız eve geldiğinde bana kızdı sen nerde antin kuntin işler var onlarla uğraşırsın senin yüzünden çocuk ele güne karşı bana baba diye bağırıyor getirme dedi. Ben olur mu söylememesi gerektiğini sen anlatabilir misin vicdanlı bir insansın ve hayatımızı biz biliyoruz, kaldı ki bizim nasıl bir aile olduğumuz hakkında insanların fikri var zaten fazla açıklamaya gerek var mı dediğimde haklısın hayrını kaçırmayalım dedi.
    Bende hayata bütünlüklü bakmıştım hayır olarak değil topluma güzel bir evlat olsun çocuklarım paylaşımcı olsun.
    Gençtim o zamanlar 30 yaşında ailenin verdiği değerler çok önemli İlkay hanım. Benim ailem çok paylaşımcı din dil ırk ayırmayan yardımsever bir ailede büyüdüm. Paylaşmayı en iyi örneklerle yaşadım. Bizim yaşattığımız hikayelerde ve örneklerimizden kimbilir en güzel sanatkarlar ve yazarlar, bilimadamları çıkacaktır. Yeter ki Hikayelerimiz temiz ve güzel olsun. İçimden seninle dertleşmek geçti bu yazınla çok teşekkür ederim hassas duyarlı yol gösterici güzel yazıların için, bizlere de ilham veriyor güzelliklerin çoğalmasına yol açıyorsun.
    Sevgiyle Yolun açık olsun aydınlık olsun İlkayım.
    sıçrayan kurbağan oldum

    1. Sevgili Nur Ablacığım, bu güzel ve ışık dolu paylaşımlarını twiterdaki gündem zincirimize ekleyeceğim. Çok teşekkür ederim, sayende bir sürü sorgulamayla bilgi edindim. Hepimiz kurbağalar gibi yaşıyoruz, fakat çok azımız ısıyı hissedip sıçrıyor. Öbür kurbağalara elimizden geldiğince su sıcak ve öleceksiniz demekten başka kurtuluşumuz da yok. Eskiden ülkemizde suyun ısısını çok çabuk hissederdik, şimdilerde acıtmıyor bu kaynar sular ve öleceğimi bilmeden sudaym , gibi bir tabirleri var. Uyandırmak lazım. Yıllar önce Edip gibi onlara alaycı tavırla baksak da bir yandan da onun gibi irdeletmek değil midir Kemalizm? Atamın yolunda yoldaşlığın ve emeklerin güzel insan benim için çok büyük şereftir. Bu güzel yorumlar için minnettarım. Sağlıckla torununla uzun bir ömür diliyorum, sıçrayan kurbağalar artsın ki yaşayalım 🙂

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun