“Ego”nun Sosyal Medya İzdüşümü (2)

Önceki yazıdan devam ediyorum. Giriş aşamasındaki düşüncelerimi önceki yazıyı okuyan bilir.

Sosyal medya önem derecesi yönünden gerçek medyanın önüne geçmiş durumdadır. İnsanların çok büyük kısmı ilk bilgi/leri sosyal medyadan almaktadır. Böyle olunca da alınan bilginin doğru, gerçek veya samimi, iyi veya kötü amaçlı (Trol denilen sinsi düşünceli) veya organize bir tuzak içerip içermediğini çok noktadan teyit etmek gerekmektedir.

Burada bilginin kaynağı mı önemli bilgiyi veren mi önemli diye iki seçenek karşımıza çıkıyor.

Hemen herkes okumuş olmalı:

“Otobüste oturuyorum. Yanımdaki teyze sürekli ağlayan oğluna kızıyor ve beni göstererek oğluna diyor ki: “Bak bu abi gibi ol, o hiç ağlıyor mu?” Ah teyze! Gündüz gülüyorum ama sen bir de beni gece görsen!”

Bu paylaşımın olayını gerçekten yaşayan kişi 10 beğeni almışsa, bunu kopyalayan ve sahte görüntü olan 20, bunu kopyalayan ve fenomen (Görüngü) olan 100, çok ünlü olan ve yine kopyalayan 1000 ve hiç ünsüz olup da kopyalayan 0 (sıfır) beğeni alıyor.

Neden?

Aslında, yapılan bir araştırmada insanlarımızın, tanıdığını, yakını koruma dürtüsü, o yakınının eyleminin yanlış olduğunun önüne geçtiğini göstermektedir. Bu korumacılık ve beğeni, tüm halkımızı genelleştirmektedir. Bu tür kopyacılık, aslında hırsızlık, defalarca tekrar edince işin sonucu eğlenceye varmaktadır. Sonra? Sonra halk bunu rutinleştirerek dalga geçmektedir. Oysa, bu kocaman bir hırsızlıktır ve bundan sonrasında, bu tür eylemler insanın beynine hırsızlığı genelleştirip, olağan hale getirecektir.

Fikre, düşünceye saygı duymayanın, halkı sevmesi kocaman bir yalandan ibarettir.

Şimdi gelelim bu olayın sahibi kişilerin ruhsal durumlarına:

Bu fikir neden çalındı?

1) Çalan kişi genelde yetersizdir, bu durumun ortaya çıkmasını istemediği için çalmaktadır.

2) Çalan kişinin beğeni veren takipçileri, kendisi ne yapsa da beğenecek kadar seviyesiz ve ahlaktan anlamayan kesimdir.

3) Çalınmış fikre beğeni verenlerin ahlaki durumları da yozlaşmış olduğundan, bu durumu kanıksamışlardır.

4) Çalma birlikteliğidir; beğeni verenler de başkalarının benzer fikirlerini çalmayı hep yapmaktadırlar ve bu durumdan dolayı aralarında “Çalma Birlikteliği” oluşmuştur.

5) Bilinçli olarak ve kendi kitlesindeki ezikliği örtbas etmek için bunu yapmakta ve baskın, çok aktif olma gibi eylemlerle, fikrin asıl sahibinin elinden bu unvanı almak istemektedir.

6) Ne yaparsa yapsın muhakkak bir beğeni alacağını düşünen kişinin kitlesinin genel durumu hakkında basit düşüncesi vardır.

7) Hepsinden önemlisi fikir çalan kişi, bu paylaşıma beğeni verenlerin bilginin doğruluğunu hiçbir vakit araştırmayacak kadar beyinlerini kiralamış olduğunu düşünmektedir.

8) Körlerin olduğu yerde tek gözü olan kral olurmuş, düşüncesini içselleştirmiştir.

9) Kendisini hiçbir vakit sorgulamayacak kadar ukala yapıdadır.

10) Cahildir, cahil olduğunu kabul etmez ama kendi kitlesinin cahil olduğunu gayet iyi bilir, onların cahilliğini peşinen kabul eder.

Kısacası,

Gerçek veya sahte, var olmanın dayanılmaz baskısı cahil ve bilgisi ama ünlü olmak isteyen kişileri sanal dünyada pisliğe batırmaktadır.

Üç yazılık serinin birinci bölümünü burada, üçüncü bölümünü ise burada bulabilirsiniz.

One thought on ““Ego”nun Sosyal Medya İzdüşümü (2)

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun