Edebiyattan Kaçmaya Bahane Yok!

Günümüz insanı okuyup gelişmek ve kendini geliştirmek konusunda git gide köşeye sıkışmaya başladı…

Eskiden ”Şu kitabı okudun mu?”, ” Bu kitap hakkında ne düşünüyorsun? gibi soruların bahanesi çoktu. ”Okumaya zamanım yok!”, ”Kitapçılar da o kitap kalmamış” ya da ”Param yok” gibi gibi okuyamamalarımıza bahanelerimiz yeni teknolojik gelişmeler ile bertaraf olmaya devam etmekte.
Edebiyat dünyasından bihaber kalmanızın tek sorumlusu elinizde ki teknolojik imkanları nasıl daha yararlı bir şekilde kullanabilirim diye düşünmeyi akıl edemememizden kaynaklanıyor!!!
Şimdilerde evde bulaşık yıkarken yemek yaparken, işyerinde çalışırken, arabada ya da yürüyüşte kulaklıkla müzik dinlerken kitap severler, sesli kitap dinlemeyi tercih eder oldu. Hatta birazda kitap maymunu iseniz, yani daldan dala kitaptan kitaba atlıyor evde okunacaklar rafı tıka basa dolu iken hala yeni kitap alma derdindeyseniz. Sesli kitap siteleri zamansal ve maddi anlamda tam bir kurtarıcı!

Sesli kitap takip etmek, eski zamanlarımızda ki radyo tiyatrolarımızı hatırlatır oldu. İyi kötü TRT radyolarıyla büyümüş insanların edebiyat dünyası ile olan ilişkisi çağımızın insanın çok çok ötesindeydi.
90’lardan günümüze radyo ve televizyonlar çöplüğe dönüştüğü, halk bunu istiyor diye seviyesiz, içi boş yayınlarla halkın uyuşturulmasına alet olan yayınlar ve yayıncıların elinden kurtulmaya çalışan ama kitap okumak içinde çeşitli bahaneleri olan insanlar için kurtuluş olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle trafikte saatlerce saçma sapan radyo kanallarının kulak kanatan müziklerine muhatap olmaktansa telefona sesli kitap indirmek muhteşem denebilecek güzellikte bir teknoloji.
Belki de eğitimde fırsat eşitliği diyebiliriz sesli kitaba! İster paralı isterseniz parasız sitelerden ulaşabilirsiniz, bu sizin seçiminiz.
Zamanla; tarlada çapa yaparken, Platon’un Sokrates’in Savunması’nı dinleyen bilinçli çiftçiler, fabrikada çalışırken şiir tadında kalemiyle Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur kitabına dalıp giden kitap dinleyicileri saracak etrafımızı!
Tabi bu kitap dinlemenin artıları eksileri nedir tam bilemiyorum. Hiç okumamak hiç haberdar olmamaktansa kulak dolgunluğuna sahip olmanın da hiçbir zararı olmayacağı kanaatindeyim.
Eline kitap alıp kendi iç sesinle okumak, bireyin okuma algılama hızı ile seslendirenin ses tonu ve hızı arasında ki farklar nelerdir?

Bunun kültürel anlamda bizim dünyamıza getirisi nelerdir?  Gibi soruların cevabını, konunun uzmanlarının araştırıp ileride bize sunacaktır. Şimdiye kadar bir zararını gören yok sanırım.
Eğer hala sesli kitap dinlemeye başlayamayanlardansanız kaçan zamanı hatırlatmakta yarar var. Kısıtlı ve değerli zamanlarımızda, okunacak ya da dinlenecek binlerce kitap sizi bekliyor…

Yeni başlayacak olanlar  için ses tonunu ve okuyuş hızını zevkle takip ettiğim bir kanalı

etiketliyorum… ▶ buradan   dinleyebilirsiniz.

Ya da bir radyo tiyatrosu dinlemek isterseniz▶ buradan dinleyebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun