Dudak Ucuyla Öpmek

Anlatmaya çalıştığım konuya sakın önyargı ile yaklaşmayın. Konumuz, isteksiz bir şekilde öpmek değil, nefret ederek de öpmek değil. Zaten amacım da öpmeyi anlatmak değil. Kim nasıl öperse öpsün, bana ne! Öpenin de dudağı kopsun,  öpmeyenin de… Burada, şuraya çıkıyor yolumuz: Ben yâre yar demem, yar benim olmayınca… Siz konuyu uyarlayın!

Aklıma takılan şey bu işin canlılardaki durumu! Örneğin, susuzluktan ölecek kadar zorda olan bir eşeği göle getirin, eşek o gölün suyu hemen bitecekmiş gibi saatlerce su içer; dudaklarını büzerek. Eşeğin bu hareketinde öyle nefret edilecek bir durum var ki! Oysa aynı göle aynı durumda olan bir ineği getirsek, inek saniyede gölü kurutur! Hörp yaparak içer tüm suyu. Neden? Eşekler neden dudaklarını sıkarak ve zor bela su içer? Ben mesela inekler gibi su içiyorum; koca bardak anında mideme iniveriyor!

Dudak büzmesi, dudak dolgusu, dudak özgürlüğü canlı türlerinin hepsinde farklıdır. Bu nedenle dudak hareketlerini dikkate alarak insanları hep bir hayvana benzetirim.

Söylemesi ayıp, mesela ben inekler gibi öpüyorum. Öptüğümde, öpücük sesini Kaf Dağı’nın ardındakiler bile duyar! Ancak, bazı insanlar öpüyor mu, öper gibi mi yapıyor, öperken geri mi kaçıyor, bir türlü çözemiyorum.

Aklıma hemen fantastik kardeşler geldi. Hiçbir sigortalı işte çalışmayan, hatta hiçbir işi olmayan ama günde bir saat çalışarak çok lüküs yaşayan Cicişler! Onları öpen erkeklerin midesine eşek şey etsin desem kadına hakaret etmiş olur muyum?

Örneğin, bir erkek olarak doğmuş, bir kadın olarak yaşamaya çalışırken, nasıl öleceği henüz bilinmeyen Bülent Abla! Üstelik, bir de genç, erkek sevgilisi vardı! O erkek mi, yoksa Bülent Abla mı midenizi bulandırıyor? Aklım bu işi almayınca kendimi akılsız olarak görüyorum.

Son zamanlarda bu konu genç kızlarımız ve genç erkeksilerimiz arasında moda oldu. Abartılı görüntü sunan bu insanlarımızın dudakları kavurmalık et parçası gibi dolgun! İçi silikon dolu olan bu dudakları öpen insan ne hisseder? Hiçbir şey hissetmeyen birisi, bu dudakların kendisine neden verildiğini düşünür?

Bunu vücudun diğer organları için de uygulayan var ama orası ayrı konu! Devletin kuralı gereği halkın adabına aykırılıktan yazımız yasaklanabilir, bu nedenle orayı yasak bekçilerinin ahlak anlayışına hediye ediyorum

En iyisi tekrar hayvanlar âlemine dönelim: Mesela, koyunlar hiç öpüşmez! Fakat keçiler uzun uzun öpüşür. Mesele eşekler, silikon dudaklılar gibi, dudağın kenarından ve korkarak, istemeyerek, itici bir şekilde ve hatta nefret ederek öpüşür. Öküzler mi? Karşısındakinin içini dışarı çıkarırcasına öper! Bu durumda silikon dudaklılar öküz bile olamaz diye yazarsam bana da yazık olsun, ayıp olsun;  yazmıyorum.

Mesela öpmeyi ve sarılmayı çok seven yılanları düşünün; sarıldığı eşinin vücudu silikonlu olsaydı o yılan ne hissederdi? Soğuk ve hissiz birinin vücuduna da sarılınmaz ki! O gece isyan çıkarırdı, kesin!

Bir kedi, bir köpek, hatta ben çocukken şahit oldum; kaplumbağa da sarılıyor ve derin derin öpüşüyor.

Demek ki, asıl sorun insanların yoldan çıkmış olan kesiminde… Hayvanlar bile doğallığa bu kadar önem verirken, kendi vücudunu beğenmeyen ve dolgulu, silikonlu, estetikli kelimeleriyle vücudunu süsleyen insanların durumunu düşünmek istemem!

Karşınızdakine, iğrenç görünüyorsunuz deseniz sizi öldürür, fakat siz bunu demeden kendisini beğenmeyip, anında estetik doktoruna minnet duyarak kendini başka görüntüye çeviren insanlarımızın, ameliyattan sonra karakteri de değişiyor; buna şahit oldum. Çünkü, sıcaklığı gidiyor, yakınlığı gidiyor, sevgisi ve saygısı gidiyor. Bildiğin Torosların soğuk karı gibi buz oluyor. Bu insana yaklaşılır mı?

Ben mi?

Ben kendimi hayvanlar âleminde bir karaktere büründürsem, ne olurum diye uzun uzun düşünüyorum. Tahmin ediyorum bir öküzün sıcaklığı, bir yılanın samimiyeti ve bir keçinin sevecenliğinde olurdum.

İşin ciddi cümlesi de şu: Dudak ucuyla öpen bu insanları kibirli olarak görüyorum.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun