DEPREM, Fıtrat Değildir!

Ülkemiz deprem hattında. Fakat, ilgililerimiz ilgilenme hattında değil!

TV de depremle ilgili İstanbul tartışılıyordu. Bu tür programlar bizce faydalı fakat amacına ulaşamıyor ve ulaşamazda. İlgili gibi görünen aslında ilgisiz olan çok siyasetçi var. Bu tartışmada söz de kalacak. Japonya en fazla ve şiddetli deprem olan ülke. En az ölüm oranı da orada. Her adımımız Siyaset engeline takılıp köreltiliyor. Yılların tecrübesi ve aldıkları derslerle depremin tehlikesini asgari düzeye indirmeyi başardı Japonya.

Yapılacak şey çok basit; Depremle ilgili fakülte hocalarından bölgeler komitesi kurulmalı. Sonra bir üst komite kurulmalı. Sonra da mecliste partiler üstü; Bilimsel komite kurulmalı. Fakülte ve üniversitelerin görevlendirdiği bilim insanları tüm inceleme ve araştırmayı yapıp bir üst kurula sunmalı. Bu bilgiler de yasa ile zamanlandırılmalı ve 1 ay içerisinde incelenmeye başlanmalı. Çeşitli bölgelerden gelen, toprak altı ve üstü jeolojik bilgiler incelenmeli. Türkiye’deki risksiz bölgelerde imar çalışmalarına başlanmalı. En üst kurula asla siyaset yapmış ve halen siyaset yapanlar alınmamalı. Sadece gözlemci, dinleyici ve bağlayıcı olmamak şartı ile konuşma hakkı verilebilir. O kurullarda verilen kararlarda ivedilikle hayata geçirilmeli.

Ülkemizde doğru dürüst imar yasaları yok. Her belediye, bakanlık ve hükümetler dahil istedikleri yeri imara açıyorlar. Ne tarih, ne fay hattı, ne jeolojik olgu, ne coğrafi oluşumlar dikkate alınmadığı gibi aralarında sürtüşmeler oluyor. İmara açılacak bölgeleri de DEPREM KURULU tespit edecek ve şartları dışında kimsenin müdahale hakkı olmayacak. Mecliste de partilerin vereceği eşit sayıdaki milletvekilleri de bütçeden pay ayrılmasını takip edecekler. Belki uzun yılları bulacak ama sonuç alınacak.

Osmanlılar zamanında İstanbul’un imarı 3 katmış. İstanbul’da 26 adet deprem kuyusu varmış. Şimdi yapılan inşaatlar neticesinde 1 yada 2 tane kalmış. Eski mimarlar kuyular sayesinde depremin şiddetini düşürmeyi başarmışlar. 1999 depreminden sonra (Emlakçılık yapıyordum) Yaşlı bir aile geldi. Bey müteahhitlik yapmış. Bakırköy’de. Kazık temel açarlarken bir boşluk oluşmuş. Durmuşlar bakmışlar. Aşağıdan su sesleri geliyormuş. Ağırlık bağlı ip salmışlar. 60 metre gibi gitmiş ip. Dibe ulaşamamışlar. İnşaattan vazgeçmişler. Bakırköy; Doğu Roma, Bizans ve Osmanlıların kireç kuyusu bölgesi imiş. Kireç suya dayanıksızdır dedi. Oralarda pek eski eser bulunmaz. “Bakırköy deki gayrı-menkullarımı satıp Üsküdar bölgesine geleceğim” dedi. Şimdi Bakırköy ve civarı gökdelen dolu. Son senelerde Ataköy sahillerine de yüksek binalar yapılıyor.

İnsan hayatının hiç değeri yok! Bunlar sadece Rant inşaatları. Avcılar halen büyük tehlike altında. Belediye Başkanlarının inceleme ve tetkik raporlarına bakan yok.

Tüm ülke büyük tehlikede!

İyi ve faydalı bir şey yapmak isteyen Bilim insanları da raporlarını sunup anlatacak makam bulamıyor!

BU İŞİN FITRATINDA YOK böyle şeyler. Çok acil olarak ele alınacak ilk konu bu…

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun