Cübbeli Sarıklı Sirk Soytarısı

Miraç Kandili’nden üç gün önce, 23 Temmuz 2014 Çarşamba akşamı Habertürk TV canlı yayında Ahmet Mahmut Ünlü, Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına konuktu.
Tarihçi Murat Bardakçı da uzman danışman olarak yerini almıştı.
Programda konuşulanlara girmeden önce Ahmet Mahmut Ünlü’yü biraz yakından tanıyalım.

1965 Fatih/İstanbul doğumlu olan Ahmet Mahmut Ünlü, Fatih’in Çarşamba semtinde bulunan İsmail Ağa Cemaatinin önde gelenlerindendir. Halk arasında “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak tanınmaktadır.

Cübbeli Ahmet Hoca, medrese usulü din eğitimi gördü. Resmi öğrenim durumu ilköğretim düzeyinde olup ortaokulu dışarıdan bitirmiştir.
İstanbul Beykoz’da 20 dönüm Hazine arazisine kaçak inşaat yaptığı anlaşılınca inşaata el konulup Hazine’ye devredilmiştir.

Cübbeli Ahmet Hoca 1999 yılında, “halkı din, mezhep ve inanç farklılığı gözeterek birbirine karşı kamu düzeni için tehlikeli olabilecek şekilde düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçundan yargılandı, suçlu bulundu ve 13 ay hapis yattı.

Cübbeli Ahmet Hoca 2009 yılında, “barbi bebekler erkekleri cinsel yönden tahrik ediyor” diye fetva verince medyada haber oldu. Bu olaydan sonra Fatih Altaylı’nın Teke Tek programlarına sık sık konuk olarak yüksek izlenme oranları (reyting) sağladı.

İşte böyle bir geçmişi olan Cübbeli Ahmet Hoca, 23 Temmuz 2014 Çarşamba akşamı Habertürk TV’de Teke Tek programında Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı ile bir kez daha beraber oldu ve Miraç konusunu anlattı.
Bakın nasıl anlattı.

Miraç gecesi Hz. Muhammed, Mescid-i Aksa’dan Allah’la konuşmak üzere yedi kat göğe çıkarken altıncı katta Yahudilerin peygamberi Musa ile karşılaşır.
Cübbeli Ahmet Hoca’ya göre Musa, Allah’a karşı biraz kırgındır. Allah’a “Sen bu genci benden sonra gönderdin ama onu şimdi makamına davet ettin!” demektedir.
Burada söze giren Fatih Altaylı, argo ağzıyla “Yani Musa, Allah’a bozuk attı!” der.
Cübelli Ahmet Hoca, hayır öyle değil, Musa biraz nazlıydı, diye düzeltir.
Hz. Muhammed, yedinci kata çıkar, Allah’la konuşur, Cübelli Ahmet Hoca’ya göre, dönüşünde altıncı katta Musa ile arasında şöyle konuşma geçer:

Musa- “Rabbin sana ne farz etti?”
Muhammed- “Müslümanlara 50 vakit namaz farz etti.”
Musa- “Aldın mı?”
Muhammed- “Aldım, kabul ettim.”
Musa- “Sen ne yaptın! Günde 50 vakit namazı senin ümmetin nasıl kılar? Sen git, Rabbinle bir daha görüş!”
Musa’nın bu önerisi üzerine Muhammed yeniden Allah’ın huzuruna çıkar, namazın 50 vakitten aşağı indirilmesini ister.”
Yine Cübbeli Ahmet Hoca’nın anlatımıyla, 50 vakit namaz önce 40’a indirilir, Musa bunun da çok olduğunu söyler, Muhammed’i tekrar Allah’a gönderir. Bu gidip gelmeler birkaç kez tekrar eder, en sonunda Allah günde 5 vakit namaz kılınmasını buyurur. Musa, bunu da çok bulur, ancak Muhammed bir daha Allah’ın huzuruna çıkıp yeni bir indirim istemekten çekinir.
Böylece Müslümanlara günde 5 vakit namaz kılmak farz olur…

Sanırım söylememe hiç gerek yok!
Kuran’da, Miraç gecesi ile ilgili, bu uydurma hikâyeyi çağrıştıracak tek bir sözcük yoktur!
Kuran’da İsra Suresi 1. Ayet’te Miraç gecesi şöyle anlatılır:

“Kulunu, bir gece, ayetlerimizden gösterelim diye, Mescid-i Haram’dan bir kenarını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya yürüten Zat, her türlü noksan sıfatlardan arınıktır. Şüphesiz O, en iyi işitenin, en iyi görenin ta kendisidir.”

Bu ayette sözü edilen gece, Kadir gecesidir.

Cübelli Ahmet Hoca, tam bir sirk soytarısı gibi, baştan sona uydurma bir hikâye anlatmış, Fatih Altaylı ile tarihçi Murat Bardakçı da bu soytarılığı sessiz sakin izlemişlerdir.

Cübbeli Sarıklı Sirk Soytarısı Ahmet Hoca, anlattığı bu uydurma hikâye ile hem Allah’ı küçültmüş hem de Hz. Muhammed’i aşağılamıştır!
Cübbeli Sirk Soytarısı Ahmet Hoca’ya göre, Allah kullarının günde kaç vakit namaz kılacak güçte olduğunu bilmeyen biridir! Önce 50 vakit diyor, sonra 5 vakide kadar iniyor!
Cübbeli Sirk Soytarısı Ahmet Hoca’ya göre, Hz. Muhammed kendi iradesi olmayan, Musa’nın yönlendirmesi ile hareket eden, Allah’ın yanına birkaç kez çıkıp inmek zorunda kalan bir zavallı!
Ve yine Sirk Soytarısı Ahmet Hoca’ya göre, Musa hem Allah’tan hem de Hz. Muhammed’den çok daha akıllı, çok daha deneyimli bilge bir kişi!

Kuran’ı kendi dilinde okuyup öğrenememiş Müslüman Türk halkı; Allah’a ve Peygamber’e hakaret eden Cübbeli Sarıklı Sirk Soytarısı Ahmet Hoca’ya tepki gösteremiyor…

Yılmaz Dikbaş, 26 Temmuz 2014

***

Değerli Dostlar,

Yaklaşık altı yıl önce yazıp sosyal medyada Facebook sayfamda yayınlamış olduğum yukarıdaki yazıma bugün şunları ekliyorum:

Günümüzde tüm dünya halkları korona virüs adlı pandemik salgınla boğuşmaktadır.
Ancak, Türk halkının başında, korona virüsü belasından bin kat daha tehlikeli bir virüs belası bulunmaktadır. Epidemik bir salgın olan bu virüsün adı:
“MEzhepçi-TArikatçı-CEmaatçi Virüsü”, kısaca “METACE Virüsü” dür.
METACE Virüsü’nün kökü topraklarımızdan sökülüp süpürülüp atılmadıkça; Türk halkı ekonomik, zihinsel ve ruhsal huzura asla kavuşamayacak, uygarlaşamayacak ve sömürgecilerin uşağı olmaktan kurtulamayacaktır.

Yılmaz Dikbaş
21 Mart 2020, Cumartesi
0532 233 31 52

One thought on “Cübbeli Sarıklı Sirk Soytarısı

  1. Yılmaz bey saygılar.Bende çocukken büyüklerimizden duyduğum bir bilgiyi anlatayım.Ramazan geldiğin de oruç tutanlar ;günler uzadıkça zorlanmaya başlarlardı.Hepsi “Şu sağırın yüzünden 30 gün aç kalıyoruz”derdi.Merak ederdim bu ne diye.Büyüyünce sordum. Bu ne demek diye.Şöyleymiş.: Peygamber miraç tan döndükten sonra bir ihtiyar sormuş” oruç nedir,nasıl uygulanır,kaç gündür ? Diye.Muhammet 9 gün demiş.O da sağır,30 anlamış.Muhammet’te o mahçup olmasın diye doğruyu söylememiş.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun