Canım Çekti

Canım çekti işte; şöyle mis gibi, odun ateşinde pişirilmiş bir kebap, yanında yine közlenmiş biber, soğan, domates, patlıcan derken, hayallerim, alevlerden geriye kalmış köz ateşinin içerisine patatesleri gömmeye kadar gitti.

Durup dururken hüzünlendim, canım çekti. Açtım türküleri, kafamı sallayan notalara eşlik edip daldım uzaklara.

Pencereden sızan güneşi tutmak için çeken canım, sokaklara attı beni. Mis gibi solumaya çalıştığım orman havasına, kuşlar şarkıları ile eşlik etti. Oraların sahibi köpekler kuyruk sallayarak hoş geldin dedi. Dönüşte de iyi ki canım çekmiş dedim.

 

Türkü yolladım sana, söylerken canım çekti.

Gözyaşların geldi aklıma, savruldum.

Aşamadım karlı dağları, kayboldum.

Bir karanlık gecede kapandı gözlerim,

Toprağın kokusunda çekildi CANIM.   

 

Yaşamak için, yaşamın keyiflerini çeken, isteyen can ile kaybolup çekip gitmek isteyen canlar arasındadır kavgam.

Dur desen durmaz, deli divane çılgın. Sus desen susmaz, isyankâr. Git desen gitmez, yüzsüz. Tam içimde ama benden gayri.

Evet, bugün içimi deşeleme günüm. Yeniden toparlanma, temizlik yapma günüm. Eskileri ayıklayıp atayım dedim. Tek tek bakarken güzel anılara, eskidir diye atamadım. Ne varsa içimde bana ait, hiç birisi eski denecek kadar eski ve değersiz değildi. Bulduklarıma sarılıp uyumaya canım çekti.

Geçmiş zamanlara dönüp, yeniden yaşamaktansa eski güzellikleri, bir kadeh koyup masaya, peynir ve kavun eşliğinde anılar ile konuşmaya, şerefe demeye, canım çekti.

Can bu, yaşadığı sürece olmayan aklı ile bendeki akla hükmeden, yaşamak için önüme setler koyan, arada bir kendi keyfine beni kullanan, yaşam ile ölüm arasında iki uca çeken garip şey. Ucunda ölüm olan tarafını kesip atmaya canım çekti.

İçinde vicdanı, içinde sevgiyi, içinde merhameti, içinde adaleti, güzel olan ne varsa insana dair, hepsini yüklenmiş. Atmaya kalksan geriye ne kalır ki?

Başkalarının acılarında burkulan, adaletsiz giden canların arkasında ağlayan, merhametsiz uygulamalar da ayağa kalkıp köpüren, beni bir oraya bir buraya çeken benden gayri ama, bana yaşamayı yükleyen şey. Canım benim.

 

Güneşi yolladım sana, canım çekti.

Kuru ekmek gördüm elinde yıkıldım,

Aşamadım engin denizleri, yok oldum .

Bir karanlık çukurda durdu nefesim, 

Suyun kokusunda çekildi CANIM.

                                                

 

Zaman size hiç bakmadan akar dostlar. Boşuna canlar diye ses etmedik hepinize.

Haydi canlar tutun yüreklerinizdeki elleri, uzatın en yakın cana. Karanlık gecelerde, dipsiz çukurlarda yitip gitmeyen canlar için, hepimiz için yeni bir dünya kuralım.

Cansız can neye yarar?

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun