Bir Hikâye Anlatacağım

Tanrı.
İnsanların tarih boyunca belki de üzerinde en çok durduğu konu.
Bunun için savaşlar oldu, kanlar döküldü ve bir çok masum insanlar, çocuklar öldü.
İnsanlar bu savaşların Tanrı’nın emri olduğunu savundular.
Ama durun bir dakika, tecavüz edilen bebekler, kafa kesen IŞID,
kadına şiddette mi Tanrı’nın emri idi?

Ya da şöyle sorayım,
Tanrı bütün bu olanlardan zevk mi alıyordu?
Kur-an’a bakacak olursak;
Muhammed’din sex sırasına kadar anlatılıyor.

İsterseniz birde İncil’e bakalım;
Matta’nın yirmi altıncı bâbında,
Yahudilerin, İsâ’yı nasıl yakalayıp haps ettiklerini anlatırken,
kırksekizinci âyetinden itibaren diyor ki;
Yehûda, İsâ’yı yakalamak için memur olanlara,
“ben kimi öpersem onu tutun.” diye işaret vermişti.
Hemen İsâ’nın yanına gelip, “selâm sana ey muallim” diyerek onu öptü.
İsâ’da ona, “arkadaş ne için geldin?” dedi.
O zaman memurlar yaklaşıp İsâ’yı tuttular.

Evet.
Şimdi size soruyorum, bunlar gerçekten Tanrı kelâmı’mı? Tamam.
Bunu Tanrı kelâmı olarak kabul edelim.
Şu an bilinen yüzlerce din veya inanış var.

Eğer din hocanıza da soracak olursanız,
bunların hepsinin hikâye olduğunu kabul edecektir.
Tabi ki dört büyük din hariç.

O noktada şunu sormanız gerekiyor;
neden diğer bütün dinler gerçek değil de,
benim inandığım gerçek?

Neden bir peygamberin Hira dağında konuştuğu,
domuzu ve alkolü yasaklayan, namaz/oruç gibi ibadetler talep eden,
sonra insanı çift olarak yedi bin yıl önce çamurdan yaratan,
insanları öldükten sonra cennete veya cehenneme koyacak olan
Tanrı hikâyesi gerçekte,
meselâ ilk insanın Hayat Ağacından geldiği hikâye uydurma?

Bu soruyu sormanız Ateizme attığınız ilk adımdır.
Cevap; Evet.
Diğerleri gibi bu da gerçek değil.

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun