Bir Dilek Dileyelim…

Sultanımıza arz idülür!
Tiz okuyasuz!

Bacıyan-ı Rum teşkilatından Dilek Bacı bu diyar-ı Rum’dan bizi sürgün eylemek içün fetva isteyüp, tüm Devlet-i Âliye-yi Osmaniyye Türkmen hatunlarını, tiz bizi yakalasunlar deyü seferbar itmek dilemüştür!
Bacıyan-ı Rum hatunları haya itmeyüp, Menakıb-ı Evhadü’d-Din-i Kirmani’yi kaleme aldırtup, Şeyhülislam İsmail Hazretlerine bildürmüştür!
Teşkilata atılan iftiranın tiz hesaba çekilmesünü, İlkay Hatuna karşı yapılan bu hayasızlığın da tiz gereği görülmesi için Sadrazam Laksi Hazretlerine de bildiri iletmüşlerdir.
Diyar-ı Antep’e hükmeden İlkay Hatun tiz elden Mersin’e dönüp orada ki teşkilatı harekete geçirmüş ve alem-i İnternetü isyana teşvik eylemüştür!

Bunu duyan Fuzuli dayanamayıp:
“Ger derse Fuzûlî ki güzellerde vefâ var
Aldanma ki şâ’ir sözü elbette yalandur“ deyü bize sahip çıkmıştur.
Kendisine derun-i derinden müteşekkiriz!

Dilek Hatun beyyanatın sonunda bizi övüp, tüm Türkmen beylerinin bizim gibi olmasını temenni etmüş olmasına müteşekkir olsakta; kendisine buradan birkaç kelam etmek boynumuza borç olmuştur biz Horasan diyarından gelen Evlad-ı Çelebi’lere!

***
Sevgili Bacıyan-ı Rum teşkilatından Dilek Hatuna!

Hürmetli Sultanımıza bildirdiğimiz üzere ‘Feminizm’ adı altında ahkâm-ı şer’iyyeye uygun olmayan teşkilat faaliyetlerinde bulunup, ecnebi adetlerini ülkeye sokmanızdan dolayı bizzat kendimüz şikayette bulunduğumuzu bildirürüz!
Abdestimizi diş macunu ile almamızla alay etmeniz Şeyhülislam İsmail Efendiyi kızdırtmış ve dinen hatunların şeriata karışmalarının caiz olmadığını bildürmüştür.
Hatun ve beyleri bir tutup aynı haklara sahip olduğunu iddia etmenüz de, ahkâm-ı şer’iyye yasalarına aykırı olduğunu bilmeniz gerekürdü.
İncik tiz elden bacıları bu diyar-i Rum’dan çekesüz, Şeyhülislam İsmail Efendiye gönderdiğiniz bildiriden istiğfar edüp, hürmetli Sultanımıza yanlışınızı bildiresüz. Aksi takdirde tüm Türkmen beylerini toplayup, seferbar olup bu diyar-i Rum’u bacılardan kurtarup, ecnebi hatunları sizlerin yerine getirür, tüm diyar-i Rum’u ecnebi eylerüz!
Bunu böyle bilesüz!

***
Yok yav olmuyor böyle. Her ne kadar gönül muzipliği sevse de kadınların yaşadığı eziyetle şaka yapmaya gönül razı gelmiyor.
Binaenaleyh yazıyı gırgıra döksem ciddiyetine haksızlık, ciddi yazsam muzipliğine haksızlık etmiş olacağım.
Kadın hakları öyle basit bir iki kelama sığdırılmaktan çok daha değerli bir konudur.
Hoş görün meramımı hanımlar.
Aklım yetti yeteli kadın haklarına saygılı olmaya çalıştım, eşitliğe inandım, eşitliğim(n)izi savundum ve bunu son nefesime kadar da böyle devam ettireceğim.
***

Bir dem ağlatır da bir dem güldürür!

Kusuruma bakmayın, mizahi bir hasbihali ciddi konuya çevirdim, lakin hayat böyle bir şey değil midir?
„Bir dem ağlatır da bir dem güldürür“ diyor Veysel Baba.
Madem siz kadınların ayağı altında gizlidir bu cennet, o halde bu cennete sizin rızanız olmadan girilemeyeceği de aşikardır! Her ne kadar bu söz ayet değil hadis olsa da içeriğine tüm yüreğimle inanıyorum.

Dilek Bacım,
uzat elini bir dilek dileyelim, hepimiz bir, birimiz hepimiz olsun.
Ne kadın erkeğe erkek diye baksın, ne erkek kadına kadın diye.
Dostça, kardeşçe, ailece hep beraber yan yana yarınlara koşalım!

Erkek, dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde.
Hak’ın yarattığı, her şey yerli yerinde.
Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok.
Noksanlık, eksiklik hep senin görüşlerinde.”

Hac-ı Bektaş-ı Veli

Horasan beylerbeyi Çelebizade Mustafa Paşa bildirüsüdür!
حوراسان بيلربيى جلبيزاده موستافا پاسا بيلديروسودور
Tiz gereği yapıla!

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun