Benim Gibiler ve Diğerleri…

Doğru benim düşündüğüm.
Doğru benim bildiğim.
Doğru benim inandığım.
Doğru benim yaşadığım.
Böyle düşünüyor ülkemin büyük büyük çoğunluğu… Doğru kendisi ise, onun gibi olmayan herkes yanlış. Hatta daha da ileri gidiyor; onun gibi olanlar iyi, diğerleri kötü. Hızını alamayıp biraz daha ileri gidiyor; onun gibi olanlar ülkesine, dünyaya faydalı, diğerleri faydasız, boşa yaşayan canlılar. Eee gaza bastı bir kere, durur mu? Durmaz! Bu defa der ki: “Benim gibi olanlar vatansever, diğerleri vatan haini!” Bu kadar hızdan sonra kontrolünü kaybetmemesi mümkün mü? Değil…
Kontrolünü kaybeder ve devam eder der ki: “Benim gibi olanlar yaşasın, diğerleri ölsün!”

Kim bu diğerleri?
Çocuğunu emanet ettiği servis şoförü,
Çocuğunun eğitimini aldığı öğretmeni,
Sürekli alışveriş yaptığı esnaf,
Her gün selamlaştığı yan komşusu,
Evinin ya da arabasının bir arızasını gidermesi için başvurduğu usta,
Ayağı takılıp yere düştüğünde, elinden tutup: “Bir şeyiniz var mı?” diye soran,
Hastalandığında muayene olduğu doktor,
Kan ihtiyacı olduğunda kan bağışı yapan gönüllü,
Liste daha da uzar, uzatmaya ne hacet, sizler tamamlarsınız zihninizde…

Gökyüzünde herkesin hayranlıkla seyrettiği, huzur bulduğu, renklerin en güzel yansıması “gökkuşağı”
Sadece sarı olsa; pek dikkatimizi çekmez.
Ya da kırmızı. Ya da başka bir renk…
Her rengi barındırmasıdır onu değerli kılan.
Her düşünce, her fikir, her kültür kısacası her insan da bir renktir aslında. Yeter ki insanlığa zarar verecek mahiyette olmasın.

Doğa bize çok güzel ‘saygı, sevgi’ dersi verir. Almasını bilir isek. Doğayı sadece bize çalışması gereken hizmetçiler (!) gibi görmez isek.

Arı’yı ele alalım. Çiçek ayırt etmez, her çiçek alır balını.

Ağaç mesela; ağacın olgunluğu, ağacın alçak gönüllüğü, o heybetine nazaran ince ruhu, beni çok etkiler. Demez ki ağaç: “Benim rengim kahverengidir, yapraklarım da kahverengi olacak. Çiçeklerim rengarenk olmayacak, benim gibi kahverengi olacak.”
Ayırt etmez hiç; kuş olsun, böcek olsun, başka tür canlı olsun, büyük olsun, küçük olsun, güçlü olsun zayıf olsun. her canlıya ikram eder meyvesinden, bencillik yapmaz yer açar gövdesinden. İnsan da ayırmaz. Herkese müsade eder gölgesinde konaklamaya…

İnsan, nasıl aşağılar bir başkasını? Nasıl üstün görür kendini diğerlerinden. Neden unutur herkesin bir kalp taşıdığını, o kalbin de içinde duygular barındırdığını…

İnsanları sınıflandırmayalım. Fikirlerimiz, düşüncelerimiz, yaşama şekillerimiz bizleri ayırmasın. Aksine gökkuşağı gibi görsel şölen sunmak için fırsat sunsun bizlere. Ağaç gibi köklerimiz sağlam, gövdemiz geniş olsun.
Birbirimizin güzelliklerinin farkına varalım. Sevgi ve saygı miras bırakalım çocuklarımıza. Güzel olsun dünyaları, rengârenk, huzurlu…

Ne olur unutmayın;
Bu dünya tek düşünceye, tek ırka, tek fikre, tek doğruya hayli fazla...

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun