Ben Sana Niçin Mecburum?

Sanıyorsun ki güzelliğine vuruldum. Hayır hayır! Ruhunun derinliklerine gömülmüş bir ok gibiyim, karanlık dehlizlerde ışık arayan bir ozanım. Nefesine bağlı kalp atışlarım. Bilmelisin ki ben, ancak sende yaşarım.

Bir hayat misali; sabah olunca aşk, öğlen olunca aşk, akşam olunca aşk. Rüyada aşk, uyurken aşk, severken aşk. Geçmişte ve gelecekte, hayalde ve gerçekte, varlıkta ve yoklukta mecbur olduğum tek şey sendeki aşk. Dönme dolap beygiri olmuş bir edayla, değirmen taşı gibi döner başım. Ben senin çevrende gibiyim, oysa sen benim her yerimdesin.

Göz pınarından süzülen gizemli damlacıklar sel olmuş yutuyor beni. Sıcakta üşüyen, soğukta üşüyen bir parçamı bıraktım dışarıda, kalan her şeyimi koydum avucuna. Yüzüne dulda olayım, başına gölge, serinleyeceğin ağaç olayım, yeter ki “köklerim sende” de…

Ben senin sevda pınarınım, sen benim kar yığınımsın. Senden arta kalan hiçbir şey yok. Dağ kadar ağır kalbimdeki aşkın kütlesi, damar damar çizilmiş bu yürek beni sana mahkûm ediyor. Baharın yeşeren yaprakları ile güzün dökülen tevekleri aynı anda başıma dökülüyor. Sarhoş muyum, sarmaş mıyım, serseri miyim? Anlamasan da, galaksi derini, asırlık gözlerinle bak, bak ve gör; pervane olmuş deli gibi çevrende dönüp duruyorum.

Gazel okuyan dilim lal olmuş, bülbül gibi beni sarhoş ediyor. Gittiğin iz olayım, bastığın toprak olayım, yuttuğun hava olayım, aldığın nefes olayım, sen olayım ve hatta ‘ben de sen’ olayım, unutma beni…

Mazide solmuş güllerin günah keçisiyim. Ölmüş aşkların katiliyim. Taş altında ezilen bakışların suçlusuyum. Bir defa, tek bir defa olsun, kelebek kadar kısa ömrün en güzel şarkısını söyleyen, seni yeniden yaratacak o muhteşem ruhun sevdası olayım.

İnsana insan kadar, yaşama yaşam kadar yakın olmak çok kolay. Ölüme ramak kadar yakın olmak çok kolay. Bana haram olmuş güzelin bıçağı olmak da çok kolay. Asıl istediğim, kalbine aşk kadar yakın olayım.

Giderim diyarlardan izim kalır, konuşurum meydanlar da lafım kalır. Yazarım hikâyemi, adım kalır. Oysa ben en çok seni severim, sevdam kalır.

Başımı vurduğum sert duvarlar alkışla bana döndü. Göğüs gerdiğim rüzgârlar, sevgiyle suratıma esti. Yer, gök, hava, her şey beni bana geri verdi. Bir sen sevdamı geri vermedin, sevdam bana küstü.

Ben sana niçin mecburum? Sende ruhum var; ruh ikiziydik. Sende kalbim var, içine gömülüydü. Sende yaşam kaynağım var; alınması güç, verilmesi güç…  Bende benim olan hiçbir şey yok; ben sana mecburum!

Bir Cevap Yazın Ya Da Yorumda Bulunun